Bilmedim

Keşke olsa aşkın söyler bir dili,
Gözlerimden akıp gitti, bilmedim.
Neden böyle vefasız her sevgili,
Neden bir gün yakıp gitti, bilmedim.

Koptu iki gönlü tutan bağlarda,
İki gözüm iki çeşme ağlarda.
Bir yuvasız kuş misali dağlarda,
Neden bir gün yıkıp gitti, bilmedim.

Acılardan arta kaldı sözlerin,
Günahı ne sevip yanan özlerin?
Ruhumda bir fırtınadır gözlerin,
Neden bir gün bakıp gitti, bilmedim.

Asır değil, sanki bir an içinde,
Boğulmuşum sevdanla kan içinde.
Behey gönlüm hasretle yan içinde,
Neden bir gün çıkıp gitti, bilmedim.

Yüreğime ayrılıklar katmışım,
Sanma beni bir günaha batmışım.
Bu sevdayla nice hasret tatmışım,
Neden bir gün çekip gitti, bilmedim.

Hamit Hayal / Gönen / 16.07.2013

Denecek

Kimin için bitse bir gün bu rüya,
“Ecel şerbetini içti”; Denecek.”
Var olandan alır, vermez bu dünya,
“Herkes ektiğini biçti.”; Denecek.”

Bir çıkrık misali döner başımız,
Genç ihtiyar hiç fark etmez yaşımız.
Bilmiyorum her ne ise düşümüz,
“Hiç vakit kalmadı, geçti”; Denecek

Nice tok yüzünden güngörmez açlar,
Tahtlar devrilecek, düşecek taçlar.
İşaret verince ak düşmüş saçlar,
“Kimi eğri yolu seçti”; Denecek.

Nice hüsran tatmış, sevdaya kurgun,
İnsan yüreğinden alır bir vurgun.
Her kim aşk ararken düşerse yorgun,
“Günahtan arınmış, uçtu”; Denecek.

Hakikat ne düşte, ne de bir falda,
Nefsim şu yorulmuş yollara dalda.
Omuzlar üstünde giderken salda,
“Dünyaya doymadı, açtı”; Denecek

Hakikat öncüsü, yüce pir adam,
Tarih neler gördü, nice mir adam;
Adı  Hayal Beyi olan bir adam,
“Bu dünyadan geldi geçti”; Denecek.

Hamit Hayal / Gönen / 15.07.2013

Sevda bu

“Kerem bile yandı Aslı Han için,
Kim aşk rüyasına dalmaz”; Dediler;
Bu hasret nedendir, ayrılık niçin,
“Sevenler bir murat almaz”; Dediler.

Tek bildiğim bir sevdaya kurgunum,
Gönül yorgun, yüreğimden durgunum;
Ela göze, hilâl kaşa vurgunum,
“Dünyada sevenler gülmez”; Dediler.

Âşık muradını söyler saz ile,
Maşuk ömrü tüketir bir naz ile;
Düş yollara bahar ile, yaz ile,
“Sevenin halinden bilmez”; Dediler.

Tükendim bu aşktan, yüreğim neyler,
Bundan sonra bizi bir gurbet eğler.
Eğilmez ağalar, kudretli beyler
“Ağlasan yaşını silmez”; Dediler.

Hasret değdi, ateş düştü özüme,
Felek neden yol vermez bir çözüme?
Rahmet olup, yaş inerken gözüme,
“Her sevilen bir yar olmaz”; Dediler.

Her andıkça gözlerim yaş dolacak,
Bilmiyorum bu hal böyle nolacak?
Hazan geldi, yine güller solacak,
“Sevda bu, yürekte ölmez”; Dediler.

Hamit Hayal / Gönen / 10.07.2013

Nerdeydin?

Yol aradım sana yorgun dağlarda,
Yeller beni ağlatırken, nerdeydin?
Aşka muhtaç olduğum zor çağlarda,
Eller beni ağlatırken nerdeydin?

Zarafette, güzellikte baş olan,
Hasretinden gözlerimde yaş olan;
Her biri bir ayağımda taş olan,
Yollar beni ağlatırken, nerdeydin?

Felek bize ayrılıklar dokusun,
Gönül hasret mektupları okusun.
Yasak etmiş al sevdalı kokusun,
Güller beni ağlatırken, nerdeydin?

Attığım adımlar birer heceydi,
Sensiz geçen ömür yorgun geceydi;
Bu sevda nihayet bir bilmeceydi,
Fallar beni ağlatırken, nerdeydin?

Kader benim ile yazmış yazını,
Benden başka kimse çekmez, nazını.
Mızrap değip inletirken sazını,
Teller beni ağlatırken, nerdeydin?

Gönlüm vuslat ümidini taşıyor,
Ömür bitti, gün tepemden aşıyor;
Ruhum yorgun bir bedende yaşıyor,
Çöller beni ağlatırken, nerdeydin?

Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boş imiş,
Yar dilinden gönül almak hoş imiş;
Bu dünyada seni sevmek düş imiş,
Haller beni ağlatırken, nerdeydin?

Hamit Hayal / Gönen / 06.07.2013

Islandı mı yastığın?

Nasıl durulsun ki, gönül gözyaşım,
Aşkın son resmine, güz düştü erken.
Bir sadet deminde, dönerken başım,
Aşkın son resmine, güz düştü erken.

Bir vuslat düşlerken, hasret ördüğüm,
Benim hep ayrılık, sonda gördüğüm.
Nasıl çözülsün ki, bu aşk kördüğüm,
Aşkın son resmine, güz düştü erken.

Gönül arzu eder, vermez ya felek,
Eler ömrümüzü, bir sinsi elek;
Ey dili cennetten süslenmiş melek,
Aşkın son resmine, güz düştü erken.

Bendim sen de sevda ile barışan,
Bendim sana varmak için yarışan;
Şimdi bir gönülde yaşa karışan,
Aşkın son resmine, güz düştü erken.

Diyorlar, “Ara ver sevda koşuna”,
Ben bunca çekmişim, kürek boşuna.
Sanmam ki bu hüsran, gitsin hoşuna,
Aşkın son resmine güz düştü erken.

Keşke bilebilsen, bir kalp sarstığın,
Ayaklar altında, bir gül bastığın.
Bir gün olsun, ıslandı mı yastığın,
Aşkın son resmine, güz düştü erken.

Hamit Hayal / Gönen / 04.07.2013

1 … 134 135 136 137 138 … 162