Vatan bu

Ekmek için ne insanlar göç etti
Dağlarında hüzün kaldı köyümün.
Nice yoksul bir akşamı güç etti
Bağlarında hüzün kaldı köyümün.

Gözyaşına sevda katan terince
Bu toprakta kim kavuştu erince?
Dertler vardır ince ince, derince
Sağlarında hüzün kaldı köyümün.

Anlatmaya ne güç yeter ne çevri
Boz dağlara erken düşer güz devri.
Hayat biter, başlar ömrün bin cevri
Ağlarında hüzün kaldı köyümün.

Sonsuz hasret, kalbimizde atan bu
Gülden çile, bülbülden tat katan bu.
Bize Hakkın verdiği aşk, vatan bu
Çağlarında hüzün kaldı köyümün.
                                   Hamit Hayal                 

Hüzün yurdu bu şehir

Kök almışta efsaneler külünden
Çalımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.
Hülyası var aşkın kızıl gülünden
Alımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.

Muratsızdır bencileyin üryandan
Sılam davet eder beni bir yandan.
Uyan diyor hayal yüklü rüyandan
Dalımlıdır hüzün yurdu bu şehir.

Hayat zindan, hasretimin kafesi
Zorla alıp verdim ben her nefesi.
Neden fani değil gönlün hevesi
Kalımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.

Erimiyor, yıllar var ki kar yerde
Hani güneş, hani gülüş düş nerde?
Nicesi var, uğrar ince bir derde
Salımlıdır hüzün yurdu bu şehir

Kader görür elbet ümit et, sevin
Keşke bahtı gülse yoksul her evin.
Ne gülüm var ne bekleyen bir Nevin
Yalımlıdır hüzün yurdu bu şehir.
                         Hamit Hayal

Gurbet diyorum ya bir çöl ve susuz

Hicran türküleri söyletir saza
Aşkı gözyaşıyla belerdim köyüm.
Gurbet toprağında hasretken yaza
Zamanı elekte elerdim köyüm.

Derman kabul etmez, nice bu acı
Hasretten beslenir, büyür şu acı
Boğazımdan geçmez, içsem su acı.
Öksüz yağmurları dilerdim köyüm.

Girizgah ister ya her destan başı
Her aşkın sonunda vardır gözyaşı.
“Muradıma engel” Der kalpsiz taşı
Bende Ferhat olur delerdim köyüm.

İntizar et bana, sitem söyle sen
Değiştin, kalmadın elbet öyle sen.
Güz düşmüş sabahın aşkı öğle sen
Bir anne ardınca melerdim köyüm

Bir ferman yazdılar idraksiz, ussuz
Gurbet diyorum ya bir çöl ve susuz
Bitmez düşlerimde yorgun, uykusuz
Çocuk umutlarla gülerdim köyüm.
                       Hamit Hayal

Bu gurbet şehir

Çalmışta bir sessiz meçhulde saklı,
Neler kaderimden bu gurbet şehir.
Yıllar var sılama taktığım aklı
Çeler kaderimden bu gurbet şehir.

Bilirim, kaderin ucu felekte,
Döküldü, kalmadı bir süs melekte.
Yenilmez sevdamı bir kör elekte
Eler kaderimden bu gurbet şehir

Yüreğimde büyür acılar kat kat,
Haz alır çilemden, hüzünümden tat.
Ben hicran desemde sevdama fakat,
Güler kaderimden bu gurbet şehir.

Bir sıla hasreti var bende yaman,
Ömür tükenmede, geçiyor zaman.
Hala bilmiyorum ne yüzle aman,
Diler kaderimden bu gurbet şehir.

Ne bende güç kaldı, ne onda hatır,
Bahtımın üstünde her hüküm satır.
“Ben aşkı yar etmem” Der satır satır,
Siler kaderimden bu gurbet şehir.

                                                               Hamit Hayal 

Benimle sonsuza dalmadı şehir

Neyim ve nasılım, halimi sor ki
Gurbette kapımı çalmadı şehir.
Sevdasız yaşamak o kadar zor ki
Elimi uzattım, almadı şehir.

Sanki bir çıkmazda yazıldı belam
Özüne düşmez mi ehlinin selam?
Sözler mi tükendi, bitti mi kelam
Özgürlük istedim, salmadı şehir.

Bin hatıra kalır belki şu andan
Aşkın gerçeğine uyan rüyandan.
Adına gül dedim, namına handan
Benimle sonsuza dalmadı şehir.

Bir sevdanın ateşini yak bende
Yardan önce yaralara bak bende.
Ne zaman tecelli etti Hak bende
Bir seraba döndü, kalmadı şehir.

Hamit Hayal / Gönen / 11.12.2018

1 2 3 5