Bir toprak ana

Seneler bir rüya, mevsimler rengin
Derin bir maziden yüzdür bu şehir.
Özgürlük yurdunun ufkunca engin
Gökyazı içinde düzdür bu şehir.

Methini söylerim destandan yana
Aşkın gerçeğinden yakındır bana.
Gönlün sıcağında bir toprak ana
İnsan kaderinde özdür bu şehir.

Kanadı kırık kuş kalmazmış naçar
Dağlar bize güler, gökler yol açar.
Bazen bir hasrettir, gözüme kaçar
Alevden, ateşten közdür bu şehir.

Göneni dokuyan eller ne mahir
Akl ile kudretin sonsuzmuş sahir.
Lisanca öz yurdum, gurbetim zahir
Söylenecek onca sözdür bu şehir.
                                Hamit Hayal

Bu gurbet şehir

Neyleyim, alnıma yazılmış bir gün
Erilmez kaderim bu gurbet şehir.
Acılar tükenmez, bitmez bu sürgün
Yerilmez kaderim bu gurbet şehir.

Kimi tadar aşkı, yaşar aheste
Gücümü tükettim, yorgun nefeste.
Bülbülüm, sanki bir altın kafeste
Yenilmez kaderim bu gurbet şehir.

Bazen şaşıyorum bende oynuma
Nice hasretleri aldım koynuma.
Seneler var benim bükük boynuma
Sarılmaz kaderim bu gurbet şehir.

Zahirden kim sordu, erdi batına
Tazimim sonsuzdur Hakk’ın zatına.
Çok yollardan geçtim fakat katına
Varılmaz kaderim bu gurbet şehir.

Benim bu şehirle çözülmez bağım
Sol yanım sitemkâr, isyankâr sağım.
Kalbimi ağlatır, yakarken çağım
Yorulmaz kaderim bu gurbet şehir.

Saplamış bir hançer gibi döşüme
Kalbim elem duyar, gönlüm üşüme.
Bir hayal memleket Gönen düşüme
Durulmaz kaderim bu gurbet şehir.
                        Hamit Hayal

Yaz vardır

Kuşu uçmaz, kervan geçmez ilimin
Şimdi güllerinde bin bir naz vardır.
Gönle firkat düşmüş, derdi dilimin
Destanında türkü vardır, saz vardır.

Verilmiş söz, bir güzelden aht almış
Sevenler mi bir gönülden taht almış.
Bu toprakta kaderinden baht almış
Neden fazla değil, neden az vardır?

Ne ocaklar söner, sonra vah düşer
Yanmış gönle ateşten bir ah düşer.
Bir hakikat, bu toprakta şah düşer
Elem vardır, hüzün vardır, haz vardır.

Ölmez dava ve gayeyle yarışan
Benim insanım var Hak’la barışan
Dost dost deyip topraklara karışan
Her sevdanın bir mayası, baz vardır.

Çöl yurduna gözyaşını dök açar
Kuru deme, bir rahmetle kök açar.
Yağmur göçer, bulut geçer gök açar
En sonunda aşka gülen yaz vardır.
                             Hamit Hayal

Gönen akşamlarında
                             Bir meçhul sevgiliye

Aşkımız bir masala dönse de, tutkum benim
Bir alevden közün var Gönen akşamlarında.
Her aklıma düştükçe tutulur nutkum benim
Hasretimsin, özün var Gönen akşamlarında.

Nasıl sensiz kalarak başardım yalnızlığı
Hayaline dalarak aşardım yalnızlığı.
Bahtsız sokaklarında yaşardım yalnızlığı
Satır satır cüzün var Gönen akşamlarında.

Yıldızları toplayıp verdim avuçlarına
Seni sakladım düşte gönlümün uçlarına.
Aklına hiç geldi mi ak düşer saçlarına
Bir ebedi güzün var Gönen akşamlarında.

Sen yine aşka sığın, kiraz dudağın yansın
Benim yaralı kalbim hıçkırıkla uyansın.
Bu yalnız sokaklarda beni bir sen duyansın
Benim için hüzün var Gönen akşamlarında.

Aslında bir itiraf hicranları kusuşun
Alnıma ölüm yazar bir siperde pusuşun.
Sende tutsak olmuşum, aşka sağır susuşun
Verilmiş bir sözün var Gönen akşamlarında.

Kelepçeli düşlerde kalbimi aldın esir
Deniz gözlü sevgili sarhoşluğuma tesir.
Yazsam şiir eksiktir, yetmez dil ile nesir
Unutulmaz yüzün var Gönen akşamlarında.
                                        Hamit Hayal

Vatan bu

Ekmek için ne insanlar göç etti
Dağlarında hüzün kaldı köyümün.
Nice yoksul bir akşamı güç etti
Bağlarında hüzün kaldı köyümün.

Gözyaşına sevda katan terince
Bu toprakta kim kavuştu erince?
Dertler vardır ince ince, derince
Sağlarında hüzün kaldı köyümün.

Anlatmaya ne güç yeter ne çevri
Boz dağlara erken düşer güz devri.
Hayat biter, başlar ömrün bin cevri
Ağlarında hüzün kaldı köyümün.

Sonsuz hasret, kalbimizde atan bu
Gülden çile, bülbülden tat katan bu.
Bize Hakkın verdiği aşk, vatan bu
Çağlarında hüzün kaldı köyümün.
                                   Hamit Hayal                 

Hüzün yurdu bu şehir

Kök almışta efsaneler külünden
Çalımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.
Hülyası var aşkın kızıl gülünden
Alımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.

Muratsızdır bencileyin üryandan
Sılam davet eder beni bir yandan.
Uyan diyor hayal yüklü rüyandan
Dalımlıdır hüzün yurdu bu şehir.

Hayat zindan, hasretimin kafesi
Zorla alıp verdim ben her nefesi.
Neden fani değil gönlün hevesi
Kalımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.

Erimiyor, yıllar var ki kar yerde
Hani güneş, hani gülüş düş nerde?
Nicesi var, uğrar ince bir derde
Salımlıdır hüzün yurdu bu şehir

Kader görür elbet ümit et, sevin
Keşke bahtı gülse yoksul her evin.
Ne gülüm var ne bekleyen bir Nevin
Yalımlıdır hüzün yurdu bu şehir.
                         Hamit Hayal

1 2 3 5