Bir gün

Şafağın söktüğü yerden ay sima
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.
Ne bir söylence bu ne de bir ima
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Bir gurbet şehridir bu yoksul zemin
Hicrandan bir andır gözdeki nemin.
Verilmiş sözler var, edilmiş yemin
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Kuşlar çığlık atar, sonra bir siren
Her şafak vaktinde menzile giren
Zihnimde hep böyle bekler bir tiren
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Yolların ucunda bekler bir derviş
O günden uzakta, gün ona ermiş.
Nasibi olmayan aşk masal dermiş
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Bülbül güle hayat verir emekle
Ne baharlar gelir ne gün demekle.
Hayal içinde bu hayal, sevmekle
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.
                                Hamit Hayal

Vatan bu

Ekmek için ne insanlar göç etti
Dağlarında hüzün kaldı köyümün.
Nice yoksul bir akşamı güç etti
Bağlarında hüzün kaldı köyümün.

Gözyaşına sevda katan terince
Bu toprakta kim kavuştu erince?
Dertler vardır ince ince, derince
Sağlarında hüzün kaldı köyümün.

Anlatmaya ne güç yeter ne çevri
Boz dağlara erken düşer güz devri.
Hayat biter, başlar ömrün bin cevri
Ağlarında hüzün kaldı köyümün.

Sonsuz hasret, kalbimizde atan bu
Gülden çile, bülbülden tat katan bu.
Bize Hakkın verdiği aşk, vatan bu
Çağlarında hüzün kaldı köyümün.
                                   Hamit Hayal

                   

Hüzün yurdu bu şehir

Kök almışta efsaneler külünden
Çalımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.
Hülyası var aşkın kızıl gülünden
Alımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.

Muratsızdır bencileyin üryandan
Sılam davet eder beni bir yandan.
Uyan diyor hayal yüklü rüyandan
Dalımlıdır hüzün yurdu bu şehir.

Hayat zindan, hasretimin kafesi
Zorla alıp verdim ben her nefesi.
Neden fani değil gönlün hevesi
Kalımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.

Erimiyor, yıllar var ki kar yerde
Hani güneş, hani gülüş düş nerde?
Nicesi var, uğrar ince bir derde
Salımlıdır hüzün yurdu bu şehir

Kader görür elbet ümit et, sevin
Keşke bahtı gülse yoksul her evin.
Ne gülüm var ne bekleyen bir Nevin
Yalımlıdır hüzün yurdu bu şehir.
                         Hamit Hayal

Hasreti olmayan tensin anladım

Sen veda ederken aşkın hüznüne
Beni ayrılıklar yensin, anladım.
Ne zaman bir şafak değdi yüzüne
Benim hicranımda sensin, anladım.

Sevdaya müptezel, aşka mı kanık
Gönlün ızdırapta, kalbin mi yanık?
Aşkın zindanında sevmekten sanık
Bir cemale esir densin, anladım.

Görebilsen benim ne gördüğümü
Çıkmaz sokaklarda gün ördüğümü.
Belki hayal çözmek şu kördüğümü
Bir perde ardında bensin, anladım.

Tutkum değil beni sevdakar eden
Sırlar kapısından geçer her neden.
Oysa sen süslenmiş bir asri beden
Hasreti olmayan tensin, anladım.
                            Hamit Hayal

Saadetler diliyorum

Tadı en hos, rengi koyu
Saadetler diliyorum.
Ben sana bir ömür boyu
Saadetler diliyorum.

Yüzün güzel, özün engin
Bu dünyada yok bir dengin.
Gül sevdalı sıcak, rengin
Saadetler diliyorum.

En güzeli burda sensin
Işık veren yurda sensin.
Gözümdeki nurda sensin.
Saadetler diliyorum.

Sorsan bana neyden önce
Sen gelirsin beyden önce.
En evvel, her şeyden önce
Saadetler diliyorum.

Hasret azap verse cana
İçmem gerek kana kana.
Bütün kalbimle ben sana
Saadetler diliyorum.
            Hamit Hayal

1 2 3 195