İnsan

Muhakkak ki bir rüyada,
Neler neler görmüş insan.
Sonu fani bu dünyada,
Hakikate körmüş insan.

Tükenir nice şöhret, şan,
Ölüm hakikate nişan.
Nerede Resul-i Zişan,
Var mı yüz bin sormuş insan?

Kimi düşkün iradına,
Kimi meftun yar adına.
Sanmıyorum muradına,
Nail olmuş, ermiş insan?

Erilmez boyutlar ne ki,
Bir âleme denktir teki.
Kim akıllı, kimdir zeki,
Nice kafa yormuş insan?

Hayat zor her evresinde,
Ölüm en son devresinde.
Koza gibi çevresinde,
Ne duvarlar örmüş insan.

Aradım durdum özümü,
Açmam gerek kör gözümü.
Hakikatin var çözümü,
Neyi, nasıl sormuş insan.

Var mıdır bir dermediği,
Kalmaz gönül vermediği.
Belki aklın ermediği,
Çözülmez bir sırmış insan.

Hamit Hayal / Gönen / 23.07.2013

Ağlamayan göze küstüm arkadaş

Ömrümü kış edip, yakan feleğe,
Hiç gelmeyen yaza küstüm arkadaş.
Gönlümü versem de ben bir meleğe,
Hiç bitmeyen naza küstüm arkadaş.

En tarifsiz acılarda ismin var,
Yıldızlardan öte uzak cismin var;
Unutma ki kalbimde bir resmin var,
Seni demez saza küstüm arkadaş.

Aşka yeni baştan yürek bilerim,
Kaderimde yoksan benim, dilerim;
Arkamda dert, hüzün dolu ilerim,
İnlemeyen öze küstüm arkadaş.

Unut beni desen belki anlarım,
Senle dolu zaman, saat, anlarım;
Neden sensin bir bilseydin zanlarım,
Tutulmayan söze küstüm arkadaş.

Aşkın kahrı sitem olup, esende,
Anla artık, biraz ümit ver sen de;
Islanan ilk gözler değil bu bende
Ağlamayan göze küstüm arkadaş.

Hamit Hayal / Gönen / 11.03.2013

Gül çocuk

Yüce gökten yıldız yağsın tahtına,
Yüreğine ben ereyim gül çocuk.
Kader yazsın hükümranlık bahtına,
Sana gönül ben vereyim gül çocuk.

Yarın senin, gelecek her çağla sen,
Yenilsen de aşka umut bağla sen;
Bu dünyada ne üzül ne ağla sen,
Güldüğünü ben göreyim gül çocuk

Sır kalır mı hakikate rücunda,
Belki yangın yüreğinin ucunda;
Bir âlem ol gönüllerin burcunda,
Saadetler ben dereyim gül çocuk

Bir başkasın ömrümde yer edeli,
Sende gönül ne mecnundur, ne deli
Düşmek, kalkmak yaşamanın bedeli,
Şu gönlüne ben gireyim gül çocuk

Vefasızlar döner eski sözünden,
Ağlatırlar, yaşlar iner gözünden;
Seveceksin sende bir gün özünden,
Seni mutlu ben göreyim gül çocuk.

Yuvasına dönsün kuşlar rüyanda,
Hicran bitsin, sevda ile hülyanda;
Bir vuslata giden yolu dünyan da,
Ayağına ben sereyim gül çocuk.

Yüce gökten yıldız yağsın tahtına,
Yüreğine ben ereyim gül çocuk.
Kader yazsın hükümranlık bahtına,
Sana gönül ben vereyim gül çocuk.

Hamit Hayal / Gönen / 18.02.2013

Götürün kuşlar

Çiçekler donanmış açmıştır güller,
Cennetten bağlara götürün kuşlar.
Ayrı dünyanızda yer verin bana,
Beni de dağlara götürün kuşlar.

Nice hasretlerle geçer her anım,
Yıkıldı cihanım, kalmadı han’ım.
Yüreğim hastadır, tutmaz bir yanım.
Kimsesiz ağlara götürün kuşlar.

İlahi bir hüküm değişmez nas’ta,
Ruhum taşımıyor, bedenim hasta;
Bir günüm elemde bir günüm yasta,
Bir himmet sağlara götürün kuşlar.

Bir ömür sonuna erdi erecek,
Kalmadı gönlümden gülü derecek;
Bana bu dünya da aşkı verecek,
Sevgiden ağ’lara götürün kuşlar.

Kuşatmış kaderim dağlarda, düzde,
Ben ümit aradım gülen her yüzde;
Bu güzde olmazsa sonraki güzde,
Gelecek çağlara götürün kuşlar.

                      Hamit hayal

Saçlarımız kar bizim

Kimse bilmez halimizi nicedir,
Özümüzde kederimiz var bizim,
İflah etmez dertlerimiz incedir,
El olmuşuz hasretimiz yar bizim.

Bir çöl serabında yunup kandıkça,
Hasretimiz göğe vurur andıkça;
Tüter duman ateşimiz yandıkça,
Baştan sona yüreğimiz nar bizim.

Gece ağır kurşun gibi, gün siste,
Akıl baştan gitti, yorgunuz histe;
Nasıl vermez yüreğini dost iste,
Gönül inler, gözlerimiz zar bizim.

İstemeyiz seven sevsin yenilsin,
Arkamızdan bize mecnun denilsin;
Mümkün olsa yol yakınken dönülsün,
Felek etmiş dünyamızı dar bizim.

Nasıl olsun yaşamaya ahtımız,
Belki bir gün güler dedik bahtımız;
Bir el değdi viran oldu tahtımız,
Ak düşmüştür saçlarımız kar bizim.

                              Hamit Hayal

1 2 3