Adı özlem olan gül

Masamdaki eskimiş resmine daldı gözüm,

Yaramı kanastanda veda etmek isterdim.

Kalp yakan gözlerine yeniden daldı gözüm,

Benim dünyada senden başka ne olsun derdim.

 

İçimde dert bıraktın bu aşktan beni yerde,

Söz verirde gelmezsem, anla kanadım kırık.

Bekleme artık beni seni bulduğum yerde,

Ne derdim kalır bir gün ne kalbimde hıçkırık.

 

Ayrılık yağmurları başlar, boşalır içim,

Eylül kapımı çaldı, bu son oyun son perde.

Sen yuvana dön artık, yansın aldırma içim,

Ömrümdün yaşadığım, tükensin sona erde.

 

Vurgun anılarımda gülen yüz olacaksın,
Senden güzeli yoktu inan ki her gülüşte.

Yıllar sonra aklıma düşen güz olacaksın,
Aşkta beşinci mevsim sen daldığım her düşte.

 

Beni kaderim olan aşkınla yalnız bırak,

Şehrin bu hüzün kokan sokaklarından çekil

Dünyada senden bana kim vardı böyle ırak,

Git gönül denen yerden, gölgeni bırak vekil.

 

Aşkın kaderinden kök almış bu hikâyemiz,

Gönlümde bağların var, bağlıyor öyle derin.

Çağlar ötesi çağdan kalmış aşk hikâyemiz,

Bende göz, sende yürek çağlıyor, öyle derin.

 

Dünyamı anlatmaya yetmedi bildiklerim,

Nasıl sever sultanlar sultanını bir cüce?
Aramızda sır kalsın dilimden sildiklerim,

İçe işler hangi söz vardır sevgimden yüce.

 

Elveda hakikatim, adı özlem olan gül,

Bu aşkta varsa hüküm ebedi sona ersin.

Ağlamak benim olsun, sen kaderin ile gül,

Bir hayali sevginin ömrü bu kadar dersin.

                    Hamit Hayal / 17.01.2014

Bir yanıt yazın