Bir yalnızlık öyküsü
Niceleri göç etti, gitmek sırası bende,
Erişilmez hayalki aşkta beşinci mevsim.
Ve hâla bekliyorum hislerle yüklü demde
Yüreğime çizilmis aşkın yalnız bir resim.
Başımı bir vefasız güle eğermiş felek, Hislenmiş rüyalarda gönül aşkı ararken.
Yorgun kanatlarıma elin mi değdi felek,
Görmeni istiyorum sevda yara sararken.
Gülüşlerin eylesin artık yollarımı düz,
Yeniden izin ver de içimde uyansın aşk.
Ezelden diliyorum sende gülecek bir yüz
Bir gönül sıcağının alevinde yansın aşk,
Sevgisizse ümidin, yalancıysa diller zor,
Gülen yüzün merhemi yaralara sürülen.
Aç kapını ardınca, aşkın şehri nerde sor,
Onca mevhumlar vardır, hakikate erilen.
Hatıraların tadı belki bir yerde düşler,
Sinerek bakmamalı mazide kalan düne.
Eskimiş hülyalarla manayı giyer düşler,
Onca derin anıdan gölgeler düşer güne.
İnan ki ödenecek bedelim önce aşka,
Sevgini tarif etsen, sende eski biçimde.
Ömrümüzü armağan edelim önce aşka.
Sen denen şey ebedi hatırandır içimde,
Hamit Hayal / 13.11.2013
