Uyanırken Türkiyem

Yeni bir gün doğuyor şafağın arkasında,

Gönül ister ki bunca acılar dünde kalsın.

Bir bayram sabahına uyanırken Türkiyem.

Garip, yoksul ve yetim dünyadan murat alsın,

 

Ne bir engin yorulmuş hasretlere erilir,

Ne de hakikat olur, şahlanır Onsuz düşler.

Her kimin bir hasreti varsa eğer, verilir.
Kırılmış gönüllerde yaşar mı sonsuz düşler,

 

Neden hâlâ anlamsız insanın savaşları,
Neden Hakka bakışta kahreden bunca sığlık?

Bazen Filistin olmuş dünyanın gözyaşları,

Bazen çok ötelerden, Sincan’da derin çığlık.

 

Hakikati arayan kalplerde hâlâ kırık,

Bir zamanlar Bosna’ydı ateşler altında kül.

Ve hâlâ müminlerin kalbinde bir hıçkırık,
Bilmiyorum, bu çağda kalıdımı goncada gül.

 

Parmakları kınalı nineler hâlâ yasta,

Ölüm tarlalarında esir kalmış ya Gülşen.
Medeniyet denilen bu bakış dünden hasta,

En uzak diyarlardan yakına nedir düşen.

 

Hani nerde diriltip, aşka umut verenler,
Çözülmüş ve çürümüş her gönülde bir şaki.

Oysa ne yiğitlikler kaldı ne alperenler,

Bir yanda zulümle kin, bir yanda puştluk baki.

                 Hamit Hayal / 26.07.2013

Bir yanıt yazın