Ne kaldı geriye aşkın yazından

Sanki yangınların içinde kaldım,
İslenmiş yıllara götürdün beni.
Aklıma düşünce maziye daldım,
Hislenmiş yıllara götürdün beni.

Tarifsiz bir güzel hilal kaşıyla,
Destansı güllerin mağrur başıyla.
Bu aşkın kaderi, hep gözyaşıyla,
Islanmış yıllara götürdün beni.

İçime işlemiş, derdim veremde,
Aslı’dan eserdir bu hal Kerem’de.
Çağlar zaman, akar gönül deremde,
Süslenmiş yıllara götürdün beni.

İdrak, izanımdan sonra usumda,
Kaybettim bu aşkı bir derin suda.
Görünmez bir düşman gibi pusuda
Seslenmiş yıllara götürdün beni.

Sen yoksan da ümit bu en azından,
Bir teselli bulur gönlüm hazından.
Ne kaldı geriye aşkın yazından,
Sislenmiş yıllara götürdün beni.

                                                          Hamit Hayal

Bu gurbet şehir

Çalmışta bir sessiz meçhulde saklı,
Neler kaderimden bu gurbet şehir.
Yıllar var sılama taktığım aklı
Çeler kaderimden bu gurbet şehir.

Bilirim, kaderin ucu felekte,
Döküldü, kalmadı bir süs melekte.
Yenilmez sevdamı bir kör elekte
Eler kaderimden bu gurbet şehir

Yüreğimde büyür acılar kat kat,
Haz alır çilemden, hüzünümden tat.
Ben hicran desemde sevdama fakat,
Güler kaderimden bu gurbet şehir.

Bir sıla hasreti var bende yaman,
Ömür tükenmede, geçiyor zaman.
Hala bilmiyorum ne yüzle aman,
Diler kaderimden bu gurbet şehir.

Ne bende güç kaldı, ne onda hatır,
Bahtımın üstünde her hüküm satır.
“Ben aşkı yar etmem” Der satır satır,
Siler kaderimden bu gurbet şehir.

                                                               Hamit Hayal 

İnsan gerçeğine dönecek bir gün

İnecek bir ucu gökteki perde,
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.
Kalbin hakikati bulduğu yerde
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.

Neyi arıyoruz biz gözyaşında
İbret her faninin yalnız taşında.
Herkes bir rol almış ta en başında
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.

Kaderin elinde kim değil esir
Ölüm vicdanlara etmez mi tesir?
Derin bir hikâye, sonsuz bir nesir
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.

Bu alem bir veda evinden zemin
Zaman akıp gitti buradan demin.
Kim değil bir yolcu olmaktan emin
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.

Hakikat bir sırdır, nedende neden
Ruha giydirilmiş bir köhne beden.
Dünyayı kendine yar ve mülk eden,
İnsan gerçeğine dönecek bir gün.

                             Hamit Hayal

Ebedi sağların adıydı Mehmet

Maziyi andım da, sanki bir düştü
Ne şanlı çağların adıydı Mehmet.
Kara topraklara bir gül mü düştü
Devrilen dağların adıydı Mehmet.

Nice bir ülküyü ararmış beşer
Zaman ne insafsız, yaramı deşer.
Bir gül ol yeniden, bahtımda yeşer
Vatandan bağların adıydı Mehmet.

İman ve itaat mümin için şan
Mürşidi kâmildir Resulü Zişan.
Allah’tan Hakikat ehline nişan
Vuslata ağların adıydı Mehmet.

Baharını görmüş, en taze yaşta
Yazılmış destanlar bir bengi taşta.
Kaderin hükmüne yürürken başta
Oğuzda beylerin adıydı Mehmet.

Davadır insanı toprağa katan
Zaten alnımıza yazılmış vatan.
Mukaddes bir aşkla sonsuza yatan
Ebedi sağların adıydı Mehmet.

                            Hamit Hayal

Aşkı bulamazsın gönül

Bir çıkmazda koşa koşa
Aşkı bulamazsın gönül.
Ömür geçip gider boşa
Aşkı bulamazsın gönül.

Her sevende gelir başa
Gözlerin bulanır yaşa.
Bak ibret al karataşa
Aşkı bulamazsın gönül.

Aşka ümit bağlasanda
Bir sel olup çağlasanda
Gözyaşınla ağlasanda
Aşkı bulamazsın gönül.

Sır misali çözmek zor da
Bir ömür yanarsın korda.
Dostta ara, elden sor da
Aşkı bulamazsın gönül.

Anlarsın ki kınandığın
Bir imtihan sınandığın.
Hayal edip, inandığın
Aşkı bulamazsın gönül.

            Hamit Hayal

1 2 3 174