İnceden ince

Her virane düşte yormayın beni
Zor bir gülümseme yüzümde kalır.
Gurbet kuşlarından sormayın beni
Yaşama sevincim hüzünde kalır.

Karlı geçitlerden, zorlu bellerden
Kim sılaya varmış coşkun sellerden?
Her demi bir hicran küskün yellerden
Dermansız bir yara özümde kalır.

İnmiyor gözlerden bir türlü perde
Say ki ben meçhulüm erilmez yerde.
Bir sadet yurdu var diyorlar, nerde
Yaşanmış bir düşte, sözümde kalır.

Gönlüm figan eyler, ağlarmış nice
Her şey bir kitapta inceden ince.
Bir gün vasıl oldum derim sevince
Kurumaz yaşlarla gözümde kalır.

Hamit Hayal / Gönen / 26.11.2022

Gurbet bana kader

Çilemin adı yok, hasretim hiçte
Bu şehir ömrümün hanıdır Zeyno.
Her ne yasattıysan kördüğüm içte
Sana dair nice anıdır Zeyno.

Bana gönül denen kapını aç da
Saatler kurulsun farketmez kaç da.
Bir ömür vereyim, yetmezse baç da
Bu aşkın görülmez yanıdir Zeyno.

Gurbet bana kader, belki en uçta
Silinmez bir mühür işlenmiş suçta.
Bazen gönlüm diyor şahlanıp uçta…
Bir hakikat değil, sanıdır Zeyno.

Destanın dilinde bir misal hatta
Çekilmez hâl aldı zulmün bu hatta.
Al benden ömrümü ömrüne katta
Affetmek yiğidin şanıdır Zeyno.

Kaderin çağrısı olan yöne koş
Gülmek mi evladır, ağlamak mı boş?
Bildiğim tek şey var, seni sevmek hoş
Sevdan bedenimin canıdır Zeyno.

Hamit Hayal / Gönen / 28.10.2022

Hansın sevdiğim

Senden hatıramda silinmez izler,
Asırlar, seneler, ansın sevdiğim.
Zaman hiç çözülmez sırları gizler,
Bırak benim kalbim yansın sevdiğim.

“Ne var ellerinde kalan” desinler,
“Anla artık ömrün talan” desinler.
Senin için bana “Yalan” desinler,
Boş ver, âlem öyle sansın sevdiğim.

Gönül yaram ağır, bir sen sararsın,
Benden başka bir ümit mi ararsın?
Talihim kem olsun, bahtım kararsın,
Yorgun bedenimde cansın sevdiğim.

Yeter artık imdadıma koş benim,
Senden başkasına kalbim boş benim.
Aşkın ummanında son sarhoş benim,
Ne hayal ne de bir zansın sevdiğim.

Mihnetin ağırdır, sitemdir taşın,
Sanma ki hep mağrur kalacak başın.
Ne sevdan kar eder ne de gözyaşın,
Bilmem ki döner mi şansın sevdiğim?

Bir ağır aşk hükmü eyler mi hasta,
Katlime ferman yaz, dudağın basta.
Artık boynum bükük, günlerim yasta,
Sen benim gönlümde hansın sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 27.11.2007

Padişahım

Osmanlı Yenilmiş, düşmüş son akın,
Cihanı kuşatmış kir padişahım.
Belki emel uzak, ümit var yakın,
Yeniden Budin’e gir padişahım.

Arabistan çökmüş, Kafkaslar hasta,
Rumeli perişan, Balkanlar yasta.
Yeni bir ferman yaz, bir mühür basta,
Emrine amade mir padişahım.

Arşidükte gurur, kibirlenmiş çar,
Cihanda şah idik, şimdi bir naçar.
Şüphesiz yaradan bir kapı açar,
Bu millet, bu ümmet bir padişahım.

Ocaklı, tımarlı, zülüf ehliler,
Akıncı şahlanmış, coşmuş deliller.
Ak sakallı pir-i fani veliler,
Hakikat ehlinden şir padişahım.

Tuna boylarında gül deste, deste,
Bülbülün çilesi hicrandan beste.
Şafakta sefer var, kulağım seste,
Bir daha şaşmasın tir padişahım.

Düşüşe nihayet, kalkmak ahtımız,
İnsanı taç etsek, iman tahtımız.
İstersek yeniden güler bahtımız,
Çözülsün artık bu sır padişahım

Bu ıztırab yoktur gürz yarasında,
Bunaldık geceyle gün arasında.
Osmanlı var dünün hatırasında,
Şu makus talihi kır padişahım.

Bir zaman kuvette, kudrette izam,
İman mı eksilmiş, eğrilmiş hizam.
Senden başka yoktur verecek nizam,
Çevremde günahtan sur padişahım.

Ehl-i iman millet, secde de bir han,
Nur ile kurulmuş yeni bir cihan.
Hakikat şah olsun, çözülsün nihan,
Resul-i Zişan’dır pir padişahım.

Hamit Hayal / Gönen / 03.09.2011

Artık geç dedin

Bir hüzün deminde derdini sordum,
“Veremim, çürüdü bende iç” Dedin.
“Bu aşktan geriye ne kaldı? ” Dedim,
“Bir gönül yarası, belki hiç” Dedin.

Zahiri olsa da şu aşk-ı âlem,
Bir hüküm verilir, kırılır kalem.
Ey erken solmuş gül ey bahtsız lâlem,
“Gönülden gönüle aşk bir göç” Dedin.

Bir giden bir daha gelir mi geri,
Yastayım, yalnızım o günden beri.
“Dön dedim”; Yeniden yenilmez peri,
“Tükendi, kalmadı bende güç” Dedin.

Kaderden bir hüküm alan yüzünü,
Zihnimde bir resim kalan yüzünü;
Okudum ben aşkın yalan yüzünü,
“Doldur bir kadehi, sende iç” Dedin.

“Alev denizinde nardan bir ömür,
Tükendi, kalmadı vardan bir ömür.
Seven nasıl alır yardan bir ömür,
Huzur-u mahşere kalsın öç” Dedin

Aşık’a dağları maşuk düz eden,
Yol vermez sırların sonunda neden.
“Yenildim ruhumla, tükendi beden,
Sen de bundan sonra bir yol seç” Dedin.

Seneler var çıkmazda yol ararken,
Yalnız bir hayaldin yara sararken.
“Aşkın ummanında kavl-ü kararken,
Her şey anılarda, artık geç” Dedin.

                           Hamit Hayal

1 2 3 163