Sen varsın

Değişmez bir kanun kaderin izi
Sanatkârın özeninde sen varsın.
Bakıpta görmeyen kör etme bizi
Kainatın düzeninde sen varsın.

Sensiz içi boştur unvanın, sanın
Yurdu sende zikrettiğim lisanın.
Kalp gözüyle bakıp gören insanın
İdrakinde, izanında sen varsın.

Senden almış her misali baniler
Hiç kuşkusuz iman etti kaniler.
Kaderine not düşülmüş faniler
Kalem olup yazanında sen varsın.

Şekil, şema, mana yüklü resimin
Özü sensin her manidar isimin.
Nişaneler taşıyan dört mevsimin
Baharında, hazanında sen varsın.

Kim ulaştı bahtiyardır ilk nura
Fatiha’yla tırmandılar son sura.
Saf saf olmuş gönülleri huzura
Davet eden ezanında sen varsın.

Hiç hükmü yok insan yiyen tüzenin
Ne farkı var bir çöplükten düzenin?
Yüce Rabbim mazlumları ezenin
Tartılacak mizanında sen varsın.
                          Hamit Hayal

Geceye gün ermez

Sensiz zamanları yorgun ve yılgın
Bilmem ki ben nasıl aşarım annem.
Neye küsmedeyim ve neden çılgın
Sana bin hasretle yaşarım annem.

Hayat bir elekte durmadan eler
Hangi emelim var, hasretim neler?
Her biri bir kahır, yorgun seneler
Nasıl gelip geçer, şaşarım annem.

Şimdi bir masalda tattığım çağlar
Üstüme gelirde, yol vermez dağlar.
Bazen de içimde bir çocuk ağlar
İsyankar bir ruhla taşarım annem

Kim güler yüzüme kim kapı açar
Geceye gün ermez, uykular kaçar.
Kırgın bir gönülle derbeder, naçar
Kalmaksa hayatta, başarım annem
                               Hamit Hayal

Ağlattın

Elbet kader, bir aşılmaz hakikat
Duvarları yıktığımda ağlattın.
Saat hüzün, başlar biter gün firkat
Yaşamaktan bıktığımda ağlattın.

Mamur kalsın diye sevda bağların
Esiriydim nice himmet sağların.
Bir hükmü yok artık yüce dağların
Zirvesine çıktığımda ağlattın.

Ne nazar kıl bana artık ne sev de
Harabat var gönül denen bu evde.
Hicranlarla hemhal olmuş alevde
Son resmini yaktığımda ağlattın.

Dönüyorum aşkın firkat çarkında
Bir yangınsın hala gönül barkında.
Hiç olmadın sen bu halin farkında
Ben gönlüne aktığımda ağlattın.

Yara olmuş, şimdi işler gül içe
Dün ve bugün sanki geçmiş iç içe.
Şu gönlümde sultan olmuş bir hiçe
Kör kurşunu sıktığımda ağlattın.
                          Hamit Hayal

Gurbet düştü bahtıma

Bu kavgada ben gücümü bitirdim
Her bilinmez zaten hep iç içeymiş.
Kudretim yok, ümidimi yitirdim
Bütün çabam her gayretim hiçeymiş.

Her ne anlattıysan bana imasız
Sen vardasın, yıllar yılı ben yokta.
Yüzünde bir maske, cismin simasız
Anladım ki ben ömründe bir nokta.

İnat etme. Gel sen yaz bu söylemi
Gerçek neyse, etmiyorum sikayet.
Aşkın mevsiminden kalan, öyle mi
Çözülmez bir kördüğüm bu hikayet.

Ne çağ kalır geriye ne dün döner
Bir seraptır bu toprakta kavrulan.
Buda gelir geçer elbet, gün döner
Güz yurdunda ben olurum savrulan.

En sonunda gurbet düştü bahtıma
Zindanlar kör, prangalar yükümsüz.
Neden bağlı kalmaz zaman ahtıma
Hangi zindan gamla dolar hükümsüz?
                               Hamit Hayal

Yazdım

Bir zamanlar sultan idim özünde
Şimdi bir vefasız bil diye yazdım.
Bir hükmüm kalmadı belki gözünde
Gönül defterinden sil diye yazdım.

Ayrılık acıdır, sanmam yeğler var
Bu benim derdime ortak neyler var.
Yüreğimde senden kalma şeyler var
Ağlıyor gözlerim, sel diye yazdım.

Ne kaldı geriye geçen çağlardan
Yol istedim aman vermez dağlardan.
Bülbül hicret etti, göçtü bağlardan
Şimdi bir virandır il diye yazdım.

Bir dertli mektupla bu son anışım.
Sönmez yangınlara döndü kanışım.
Hüzün benim kalbimde her yanışım
Sen sevdanla yaşa, gül diye yazdım.

Artık ne diyeyim sana ben candan
Bu yolda yolcuyum sevdiğim andan.
Uğrunda ne mülkler yıkılan handan
Bilmem ki ne bekler el diye yazdım

Seven esiridir sanma bir hiçin
Hani nerde vuslat, bu perde niçin?
Bir hayal uğrunda yandığım için
Yeter bu hasretlik, gel diye yazdım.
                                Hamit Hayal

1 2 3 177