Bir sevda hikâyesi

İçime işlerken güz, ellerim üşüyordu,

Bir gurbet çağrısına uyduğumda, gitmiştin.

Karşımda bir solgun yüz, ellerim üşüyordu,

Yalnızlığı içimde duyduğumda, gitmiştin.

 

Yıllar sonra atarken sensizliğe ilk adım,

Ve hâlâ bilmiyorum, seni neden sevmiştim.

Dilinden düşeceğim, anılmayacak adım,

İçinde öz olmayan kalpsiz beden sevmiştim.

 

Sevin, mutluluğumu alıp gittin ya benden,

İsterdim her gecemde seninle gün ışısın.

Hüzün koktu sokaklar, aşkı çaldın ya benden,

Sen kısacık bir ömrün sonu gelmez kışısın.

 

Seven bir hatır için boyun eğmez mi aşka,

Neden vardır dünyada sevda yüklü hülyalar.

Hevesiyle başlamak düşün değmez mi aşka

Hakikat olduğun gün, biter bütün rüyalar.

 

Gözlerini boşluğa dik ve son defa inle,

Bana benim ardımdan ağladıysan gül artık.

Bir sevda hikâyesi, sonunu benden dinle,

Ne bülbül kaldı bağda ne açacak gül artık.

                   Hamit Hayal / 10.10.2013

Bir yanıt yazın