Bıraktın

Seninle aramda görünmez perde
Ardında çözülmez gizler bıraktın.
Seneler ne oldu, mevsimler nerde
Ömründen silinmez izler bıraktın.

Ayrılık bir kanun ya da bir töre
Neden değişmiyor zamana göre?
Hakikat ne bilmez bu aciz köre
Yıkımlar görecek gözler bıraktın.

Belki de ben seni sevdiğim için
Huzurun yerinde, rahat mı için?
Hâlâ bilmiyorum sebep ne, niçin
Kalbimi yakacak közler bıraktın.

Boşluğun dolmuyor ey sevgin ece
Sözcükler yaslıdır, kırgındır hece.
Derler ki gül açar, ağlar her gece
Ardında ebedi güzler bıraktın.

Kalbimde ızdırap, ruhumda ezam
Aşkın kanunu mu çektığim cezam?
Uğruna bir ömür verdiğim sezam
Hayal perdesinde yüzler bıraktın.
                                Hamit Hayal

Bir hayal şehir

Sende gönül denen şu süslü bakış
Ne delişmen gündüz ne uslu gece.
Kaderin hükmü mü bu içten yakış
Her gündüz ardında bir puslu gece.

Bu zorlu yollarda gün yazdı bize
Her şeyde rastladım kaderden ize.
Ayrılık dediğim gelmiyor dize
Yol vermiyor dağlar, sisli bu gece.

Gönlümün çilesi gül-i zarından
Ümidim yok benim artık yarından.
Hep böyle bizarım aşkın narından
Çözülmez kilitler, paslı bu gece.

Başladığı yerde bitti son dersim
Zihnimde bir yerde çizdiğin resim.
Ya ben uykudayım ya döndü tersim
Gördüm ki her seven yaslı bu gece.

Önüme koydun da aşılmaz dehri
Gönlün derununda coşturdun nehri.
Aşkın ummanında bir hayal şehri
Herkes mi kahrınca hisli bu gece.
                                  Hamit Hayal

Adını koy artık

Aşkın zindanında tükendim erken
Adını koy artık yalnızlığımın.
Hasret teslim almış, ayrılık yerken
Adını koy artık yalnızlığımın.

Keşke olsa anlık zindanlarında
Çürüyor insanlık zindanlarında.
Sevdanın karanlık zindanlarında
Adını koy artık yalnızlığımın.

Neyi arıyordun, ne buldun kemde
Vurgun nöbetleri artık her demde.
Coşkun nehirlere kâr etmez gemde
Adını koy artık yalnızlığımın.

Zaman bir deli tay, bir coşkun sel ki
Bir vuslat düşüne gün kalmaz belki.
Düş artık yollara, ansızın gel ki
Adını koy artık yalnızlığımın.

Gönlümün dilinden aktın “Hu” kadar
Bu aşk bir nimetti, belki su kadar.
Tükendim derdinden, benden bu kadar
Adını koy artık yalnızlığımın.
                                Hamit Hayal

Bahtiyarım

Şafağın söktüğü yerden ay sima
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.
Ne bir söylence bu ne de bir ima
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Bir gurbet şehridir bu yoksul zemin
Hicrandan bir andır gözdeki nemin.
Verilmiş sözler var, edilmiş yemin
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Kuşlar çığlık atar, sonra bir siren
Her şafak vaktinde menzile giren
Zihnimde hep böyle bekler bir tiren
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Yolların ucunda ümitvar derviş
O günden ırakta, gün ona ermiş.
Nasibi olmayan aşk masal dermiş
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Bülbül güle hayat verir emekle
Ne baharlar gelir ne gün demekle.
Bahtiyarım sevdam seni sevmekle
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.
                            Hamit Hayal

Su yandı

Kim ki inkar ve isyanla yol tuttu
Keskin kılıç hünkârımın belinde.
Yüce Türk’e kuvvet, kudret ve kuttu.
Gök bayraklar Alemdar’ın elinde.

Gözyaşıyla çağırmakta mazimiz
Açıklamak zor akılla ve fenle
Yüce Rabbe itaat ettik zaten biz
Biz kadere dost olmuşuz kefenle

Yine azgınlığın dehşet günleri
Küfür bu son rüyasından uyandı.
Gelde anma mor salkımlı dünleri
Toprak çöktü, gök yarıldı, su yandı.

İnsanlığın gözyaşıdır bu çağrı
Son zaferi gör diyorlar rüyanda
Vicdanlara saplanmakta bir ağrı
“And olsun ki insanoğlu hüsranda.”(1)
                                  Hamit Hayal

          ____________
             (1) Asr süresi, 2. ayet

1 … 81 82 83 84 85 … 231