Ey sevgisi aşktan yüce

Yalnızım, yorgunum, içim üşüyor,
Ey gözleri deniz ece, nerdesin?
Hasretime yine gölgen düşüyor,
Söylemiyor seni gece, nerdesin?

Beni bana bırak, ömrümden çekil,
Bir bilsen içimde derdi ne şekil;
Gölgeni aslına edemem vekil,
Dilimde adın bir hece, nerdesin?

Sen beni hâlâ hep düşünde sanda,
Hasretin koymuyor mecal insanda.
On bir ay bitirdim, umut Nisanda,
Yenildim bir zalim güce, nerdesin?

Hal-i pür mealim yorgun şu anda,
Aradım ben seni içimde, canda.
Ey kalbim ateşler içinde yanda,
Ey sevgisi aşktan yüce, nerdesin?

Hamit Hayal / Gönen / 20.06.2013

Seni sevmek korkusu

İçimdeki yarayı uçuruma döndürdün,
Bütün sevgilerini topla artık, sarılmaz;
Sen benim gözlerimin ışığını söndürdün,
Kafdağı’nda düşlerim, dilesem de varılmaz.

Bilmiyorum ebedi ayrılıklar mı tatsam;
Beni esir aldığın yorgun gecelerden sor,
Fark etmiyor ömrümü verip ömrüne katsam.
Sana küskünlüğümün hududunu çizmek zor,

Bana kalan bir aşkın bitişine inlemek,
Bütün fesatlar senin, aşkı koynuma soktun;
Geçse aklından beni yüreğinle dinlemek,
Konuşmaya ihtiyaç duyduğum anda yoktun.

Ne olur artık beni hülyalara daldırma,
Dile gelse de artık, ne olacak yanlışlar;
Artık yanıma düşen kollarımı kaldırma,
Bütün yananlar böyle aşk için mi yanmışlar,

İyileştirme gücün varsa yüreğinle ver,
Sevenler sevdiğini belki bir gün anlarda;
Yollarım sonundayım ara, bana orda er,
Nice hükümran yürek sustu, nice hanlarda.

Bütün acılarımı al gör, gizli kalmasın,
Belki kararan içim bir sevginle aklaşır;
Güzelliğine söyle, beni benden çalmasın,
Yollar hasrete döner, gurbetim uzaklaşır.

Sen de şu anda bütün kudretin ile yüklen,
Bir sevda ülkesinde sensiz kalmış bucağım;
Aşkı senden öğrendim, yüreğince büyüklen,
Küskün artık açılmaz sana yorgun kucağım.

Güzelim rüzgârlarda ayrılığın kokusu,
Çare yoktu gönlümü sana açmaktan başka;
Yüreğime düşürdün seni sevmek korkusu,
Sen ki beni özümle mahkûm edip bir aşka.

               Hamit Hayal / Gönen / 16.06.2013

Ehl-i iman bir asrın

İmanın sarsılmayan kudreti ile yetin,
Uyan yüce milletim, şafaktan önce uyan.
İçimizde bir savaş gamdan, kederden çetin,
Susturulmuş çığlığın var mı tonunu duyan?

Neden uzun geceler, şafak sökmüyor, niçin,
Bizi bizden çalan bir düzenin uşağıyız.
Şimdi savaş dağlarda değil sevdamız için,
Tarih yapan bir neslin yenilmiş kuşağıyız.

Gafletin cephesini, öze varmak düşünde,
Vatan coğrafyamıza vurup imandan mühür.
Dalga dalga yayılan zulmü yarmak düşünde,
Yenmeden olmayacak başlarımız dik ve hür.

Anladım ki sahipsiz vatan bir sahip arar,
Toprağı aşk edinip baktım garip ekene.
Belki henüz vermedi tarih kesin bir karar;
Kim varsa burda bizden önce garip sekene.

Biz bir millet olarak, neyi ve nasıl yaptık,
Bekleyen güçlükleri çözüyor mu aklımız?
Hiç şüphesiz var olan ve bir Allah’a taptık,
Hangi dillerde destan, kaldı mı bir saklımız?

Yine de ey ellerim, beynim birlikte çalış,
Bir gaflete dalmaya gelmiyor yalan dünya;
Masumiyet yenilir, mazlumda düşer, alış,
Belki hiç yetmeyecek bir günde kalan dünya.

Masumiyet nerede, hangi elde vurulur,
Nice günahkâr nefsi tatmin için eğilsek;
Bilmeliyiz yeni bir dünya nasıl kurulur,
Kim vatanın sahibi, sen, ben ve biz değilsek.

Akmalıyız dillerden, gönül etmeli zikir,
Uçurumdan dönmeli artık yenilmiş talih;
Bu millette tek yürek, aynı iman, tek fikir,
Yeni baştan yapmalı, yazmalı masum tarih.

Nice rüyalarımı zaman tehirler gibi,
Bize reva gördüler bir avuç cüce düşü;
Aşkın sonsuzluğuna akan nehirler gibi,
Ülkemi yeni baştan fethetmek yüce düşü.

Köhne ve kokmuş düzen ile hemhal hilesi,
Kolay değil yürümek Allah’a koşan yolda;
Ehl-i iman bir asrın kundaktaki çilesi,
Bitsin yüce Allah’ım, sen bize rahmet olda.

Elbet nice Fatihler, ne Yavuzlar çıkarak,
İlahi bir rahmetle yeşerecek han kökler;
Biliyorum ki bir gün gafletleri yıkarak,
Perdelenmiş gözlere kapı açacak gökler.

Hamit Hayal /Gönen / 14.06.2013

Gönlümüzden düşene

Elbette firavuna karşı olmakta yetmez,
Bütün firavunların düşmeli bir gün tahtı;
Hak ki hakikatini hiçbir zaman kaybetmez,
Yenilmiş bir milletin kökten dönecek bahtı.

İnananlar Musa’nın yanında olur ancak,
İman denen kudrete kim durabilir karşı;
Ebediyen gönülden düşmemeli bu sancak,
Mazlum, yetim ve yoksul kucaklamalı arşı.

Nasıl bulamaz hâlâ rabbi arayan kişi,
Hak ve hakikat ile ruh bedenle birlenmiş.
Fitneden başka fesat olmuş malumun işi,
Gönül dünyamız bile arsız elde kirlenmiş.

Açıl ey yüce gökler, açıl Allah’ın katı,
Vuslatın baharına şurda kaldı kaç asır;
Aslında biz vatanda ararken sonsuz zatı,
Bir kördüğüm içinde bekliyor çözülsün sır.

Varsın biraz uzasın, sonsuz değil esaret,
Bir aydınlık baharın geç kalmasında ki yasla;
Bütün ihtişamıyla şaha kalksın cesaret,
Gönlümüzden düşene yer yok bir daha asla.

Yaratanla coşan sel hasretten ihtiyardır,
Bir millet ki tarihte günahından aklanmış;
Dağların bile secde ettiği Allah yardır,
Değişmez bir kimlik var, özümüzde saklanmış.

Yücelmenin kaderi rahmani dilde “Ol” dur,
Biz kalp ile bağlandık, asla şüphemiz yokta.
Dünyada mihnet çekmek Allah’a varan yoldur.
Rahmet ile zahmetin farkı bir küçük nokta,

Son asrın şafağında gönlüm nurunca arın;
Kaderin hükmü ile adalet bulsun mülküm;
Bu milleti yeniden baş yapacak bir yarın;
İnanmış yüreklerle hemhâl olmak tek ülküm,

                 Hamit Hayal / Gönen / 13.06.2013

Sen sadece aklımda

İçimde kalmayacak beni saran karanlık,
O sonsuz maviliğe dalmaya yemin ettim.
Biliyorsun ki benim ömrüm zaten bir anlık,
Gözlerinden hayatı çalmaya yemin ettim.

Ben kimi sevdi isem ya içimde bir acı,
Ya da yanan yüreğim durmadan sarhoş olur.
Senden başka kimsede yok aşkımın ilacı,
Daha gönlüm bir hayal kurmadan sarhoş olur.

Kaç yıl oldu gideli, hâlâ yerin dolmadı,
Ben mi kaldım dünyada elinde tek esirin?
İnan ki beni senden başka yıkan olmadı,
Belki bin yıl sürecek ruhumdaki tesirin.

Ruhumdaki yaralar içten içe kanarken,
İstersen hiç affetme seni sevmek cezamı;
Keşke rahmet olsaydın sevgin ile yanarken,
Bana layık gördüğün bir ömürlük eza mı?

Sen hâlâ istedikçe yüreğimden dağlamak,
Yorgun duygular bende sel olur biçim biçim;
Elimden gelen tek şey, hicranınla ağlamak,
Ben ne hayal ettiysem, hiçlikle doldu içim.

Nice inlemelerde buldum ben aşkı bedi,
Gönlümün uzağına engin gözlerle erdin.
Kızgınlığım bir yalan, kırgınlığım ebedi,
Yinede sen bana bir ölçülmez değer verdin.

En sonunda bırakıp, meçhule gidiyorsun,
Sustum ve suskunluğum sana armağan olsun;
Sevdanın mahkûmları her gün ağlar diyorsun,
Bu aşktan yoksunluğum, sana armağan olsun.

Hasretine hasretler eklesem, gelir misin,
Gönül ağrım içimde onmayan tek yaramdır.
Bir gün gelip silmeni beklesem, gelir misin,
Ağlasam gözyaşlarım ağlatana haramdır.

Yüzlerin en güzeli, hayalimden gitmesin,
Nereye uzayacak, önüme koyduğun yol?
Varlığınla başlayan, günlerim hiç bitmesin,
Sen sadece aklımda değil, yanımda da ol.

                    Hamit Hayal / Gönen / 11.06.2013

1 … 196 197 198 199 200 … 231