Saklarmış annem

Gurbet çocuğuyum, çileli ömrüm,
Kalbinde yasları saklarmış annem.
Hasret dolu geçti bileli ömrüm,
Karalı bahtımı aklarmış annem.

Arştan yere inmiş anne okulu,
Özünde merhamet, sevda dokulu,
Annem dudakların gülden kokulu.
Kalbime sevgiyi eklermiş annem.

Halimi bilirsin, himmet yaradan,
Kurtar beni bu hasretten, yaradan.
Hayalim şu dağlar çıksın aradan,
Yıllardır yolumu beklermiş annem.

Şimdi bir ihtiyar oldu ya yaşım,
Merhamet yurdunda sımsıcak aşım;
Boynum bükülmezdi, dik idi başım,
Ağrırken alnımı yoklarmış annem.

Ayrılık annemle aramda perde,
Bir türlü bitmiyor, başlar bir yerde.
Bekledim gelmiyor, o yıllar nerde,
Yerime gülleri koklarmış annem.

Ömrüme düştü de son dertli güzün,
Neden bu ayrılık, neden bu hüzün?
Nur-u cemalinden mukaddes yüzün,
Aklımı imanla yüklermiş annem.

Kara saçlarını ak eden annem,
Bu kirli dünyayı pak eden annem;
Eminim, cenneti hak eden annem,
Gökleri dik tutan köklermiş annem.

Hamit Hayal / Gönen /30.09.2013

Yenilgi var özümde

Yar bildiğim selamımı almadı,
Bırak gülsün, cemalimi soldurma.
Bunca hasretine gücüm kalmadı,
Artık yeter, gözlerimi doldurma.

Belli artık mesafeler aldığın,
Malum oldu mutluluklar çaldığın;
Görüldü mü bir hayale daldığın,
Artık yorgun yüreğimi öldürme.

Yürü be sevdiğim, kalma yolundan,
Boşa hiç meyletme, geçme dolundan.
Düşeni kaldırır düşen kolundan,
Nolur beni sana mahkûm oldurma.

Bir hicran deminde bulmuştum seni,
Suskun bir zeminde bulmuştum seni;
Gözümün neminde bulmuştum seni,
Beni sonsuz ummanlara daldırma.

Söz vermişim, dilimdeki laf değil,
İnandım ki sevdan artık saf değil.
Yücedir gönlün de, dağlar Kaf değil,
Aşarım ben yüreğimi yıldırma.

Bir kavgadan yenilgi var özümde,
Bilirmisin, ben çözüldüm sözümde.
Ne bu dünya, ne sen varsın gözümde,
Ben bir hiçim, artık bana aldırma.

Hamit Hayal / Gönen 29.09.2013

Bilmediğim gül sensin

Senin bana ettiğin bir eziyet,
Yüreğimden inlediğim gül sensin.
Bu ayrılık sanma ki bir meziyet,
Çözemeyip, bilmediğim gül sensin.

Vuslat denen şeyi tadarım gel ki,
Senden başka herkes öyle bir el ki.
Unutmak, vefasız olsaydım belki,
Her şarkıda dinlediğim gül sensin.

Bir yandan sökerken sonra ördüğüm,
Benim gerçeklerim şimdi kördüğüm.
Ne varsa hakikat sen de gördüğüm,
Gözyaşımı silmediğim gül sensin.

Baharda açsaydım, güzde solsaydım,
Keşke her gün düşlerine dolsaydım.
Yaşamak korkumdur sensiz olsaydım,
Saçlarını yolmadığım gül sensin.

Bir deli divane olup, taşmışım,
Karşıma çıktığın her an şaşmışım.
Senin için ben haddimi aşmışım,
Hasretinden gülmediğim gül sensin.

Arının hicransız balında varsın,
Her yeni ümidin dalında varsın;
Sen ki her çiçeğin alında varsın,
Benim murat almadığım gül sensin.

Hamit Hayal / Gönen/ 28.09.2013

Gönlünün şahı

Yüreğine ateş düşer, anlarsın,
İçimde alevin kor olduğunu.
Elinden tutanın olmaz, ağlarsın,
Görürsün sevmenin zor olduğunu.

Çare olmuyor bir gül derdim için,
Sevin hasretime, gül derdim için;
Yanıp ta olsaydın kül derdim için,
Anlardın sevmenin var olduğunu.

Ömür geldi geçti, artık düşün de,
Neyin derdindesin, neyin düşünde?
Sevdanın bir hançer olup döşünde,
Anlarsın vuranın yar olduğunu.

Bir ömür veririm ben yana yana,
Dön artık yüzünü yüzümden yana
Kim var anlatacak derdimi sana,
Hasretin çevremde sur olduğunu.

Eğer ben değilsem gönlünün şahı,
Pişman ol, tutacak sevdamın ahı.
Sevdiğim bil artık, bunca günahı,
Bir çift elâ gözün yur olduğunu.

Hamit Hayal / Gönen / 19.09.2013

Yollara düşeceğim

Nereye gidiyorsan gel al beni de götür,
Adına gurbet denen illere düşeceğim.
Özü hakikat olan var verilmiş andımız,
Seni sevmek yüzünden dillere düşeceğim.

Düşün, bu andan geri bir bakacak olursan,
Şu benim gözlerimden hep akacak olursan;
Kader derim ömrümü sen yakacak olursan,
Hüzün, keder, dert dolu yıllara düşeceğim.

Sen eski sen değilsin, ümit ile sınadım,
Zulmün direndi bana, kalmadı bir inadım.
Bir yorgun kuş misali, taşımıyor kanadım,
Bu âlem de çekilmez hallere düşeceğim.

İster ol, ister olma, ömür zaten akacak,
Söyle hasretin beni az mı, çok mu yakacak?
Kaderim dönümünde, bilsem sensin bakacak,
Hüsrana razı olup, fallara düşeceğim.

Neden böyle değiştin, anlamıyorum neden,
Yenilerek düşmem mi seni bir mağrur eden?
Sen ruhumu öldürdün, ben geride bir beden,
Al kalan ömrümü de, sallara düşeceğim.

İtham etsen de beni bilmediğim bir şeyle,
Ne diyeyim ben sana, var biraz gönül eğle.
Hallerim ile hâllen, derdimi derdin eyle,
Yoksa ben çok vefasız kullara düşeceğim.

Bir gönül vereceksin, bir gönül alacağım,
Ben seni murad ettim, seninle kalacağım.
Bir sen varsın uğrunda hayale dalacağım,
Sonunda mecnun olup, çöllere düşeceğim.

Şayet bulabilirsen beni halleri düzgün,
Mutlu olurum, seni görmek istemem üzgün.
Adına sevmek denen bir aşkım var ki, özgün,
Artık bana “Gel”; dersen, yollara düşeceğim.

Hamit Hayal / Gönen / 22.09.2013

1 … 181 182 183 184 185 … 231