Tutun artık elimden

Yıllar sonra yeniden âşık olduğum ece,

Sensin aşkı ararken bulup ta, kaybettiğim.

Uğrunda ne acılar çekip, dolduğum ece,

Keşke hep sen olsaydın imdadına yettiğim.

 

Ayrılık kahır dolu, ayrılık sanki zehir,
Sığındığım tek liman hasretin var adresim.
Bütün hülyalarıma kapı açan bu şehir
Baharın gelmediği mevsimlerden bir resim.

 

Bilmelisin, çok oldu veda edeli aşka

Hatıralar canlandı zihnimde onca içten.
Çoktandır unuttuğum Ümraniye bir başka,

Sense zaten yoldasın özü bensiz sevinçten.

 

Daldığım rüyalarda ilk aşkı arar gibi,

İstanbul belki kazan, ben içinde bir kepçe.

Ümitsizlik çevremi surlarla sarmış gibi,

Bütün sokaklar sensiz, yüreğimde kelepçe.

 

Tutun artık elimden kanadı kırık kuşlar

Ne kaldı benden geri, hayallerle çürürken.

Düşlerimin izinde, önümde sarp yokuşlar, 

Tükenmiş sevdam ile sona doğru yürürken.

                  Hamit Hayal / 29.08.2013

Arkadaş yaram bana

Senin de duyguların var elbet aşka dair

Bir yaralı ceylanı vurdun mu benim gibi?

Ben eli kalem tutan yaralı, yorgun şair
Erilemez hayaller kurdun mu benim gibi?

 

Hayat nice sürprizler dolu olarak geçti

Bazen gözyaşı oldu, bazen sessiz hıçkırık.
Gözlerimin önünden resmin solarak geçti
Hâlâ pişmanlığım var, hâlâ kalbimde kırık.

 

Aşkta bütün sözlerin tükendiği an sanki
Anladım ki aslında sen de bir ele döndün.
Gençliğimin tadımsız son yaz yağmuru sanki
Kararan gözlerimde durulmaz sele döndün.

 

Ben benim olmayacak birini sevdim meğer
Bu yüzden yüreğimde yaranın izi derin.

Bir gün bir başkasını seveceksem ben eğer
Muhakkak bilmelisin hiç dolmayacak yerin.

 

Sevdanın anlamını kaybettiği bir çağda

Sen ezelden gelerek, ebede koşan acım.
Eleminden arındır, yağmur ol gökten yağ da,

Dinsin artık kalbimde ne olur coşan acım.

 

Bu dünyanın neşesi, sevinci haram bana,

Artık böyle kalacak yüreğim dilsiz, suskun.

Başkasına ne hacet, arkadaş yaram bana,

Yıllar hep böyle geçti aşka, kadere küskün.

                    Hamit Hayal / 28.08.2013

Sana armağan olsun

Ben yaralı bir devdim, zapt edilmez, delice,

Oysa sen ellerimden bir anda akıp gittin.

Yalnız bir kere sevdim seni bilmez, delice,

Bir ümit bırakmadın, köprüler yakıp gittin.

 

Yüreğimde acı var, gecelerimde kahır,

Eziyet çekenlerin duası ben de saklı.

Dilim isyanla yüklü, hecelerimde kahır.
Bilmiyorum sevilen ya da seven mi haklı.

 

Gözleriyle sonsuza dalıp gidecek biri

Sana armağan olsun sevgimin hatırası,

Seni çok özlemenin ceylan gözlü yarası,
Bugün benden kalbimi alıp gidecek biri.

 

Bana özünü açan geceme selam olsun

Yeniden doğmak olsa, yine seni severim.

Aşkımız sevenlerin dilinde kelâm olsun,

Gül yine erken solsa, yine seni severim.

 

Bir sıcaklık kaldı mı boşalan avucunda,

Sahipsiz, saltanatsız, geride bir han şimdi.

Yüreginden uzakta dünyanın en ucunda,

Ümidimi bitirdin, ne zaman ne an kaldı.

            Hamit Hayal / 08.10.2013

Ya kanarsa yüregim

Gökteki yıldızların yalnızlığı var bende,
Sararmış yaprakların ümidi bitti çoktan.

Gönül tutkunluğunu bulmadın mı sen bende,

Sevdanın cümlesine çoktan konuldu noktan.

 

Mumlar gibi eriyip bitme sırası bende,

Artık cesaret ister bir sevdaya bulaşmak.

Mutluluk senin olsun, gitme sırası bende,
Anladım ki çok zormuş yıldızlara ulaşmak.

 

Belki bu son baharın üşüten ayazı sen,

Ya kanarsa yüreğim, düşerse öne başım.

Saçıma yağan karın ıslanmış beyazı sen,

Birazdan sele döner, yakar beni gözyaşım.

 

Nihayet düşlerimi alır gider bir tiren,

Bu şehir sevdamızın virane olmuş tahtı.

Bir hicran şarkısına döner burada her siren,

Dilden düsen sözlerin başı hoş, sonu vahtı.

 

Bilmezdim ben sevgili özünde bunca sığlık,

Bilmezdim dirilmeden azap olmuş yalanlar. 

Neden böyleb bir başka sözünde bunca çığlık,

Varsın gelmesin geri, göçsün dünde kalanlar.

                  Hamit Hayal / 09.10.2013

Bir sevda hikâyesi

İçime işlerken güz, ellerim üşüyordu,

Bir gurbet çağrısına uyduğumda, gitmiştin.

Karşımda bir solgun yüz, ellerim üşüyordu,

Yalnızlığı içimde duyduğumda, gitmiştin.

 

Yıllar sonra atarken sensizliğe ilk adım,

Ve hâlâ bilmiyorum, seni neden sevmiştim.

Dilinden düşeceğim, anılmayacak adım,

İçinde öz olmayan kalpsiz beden sevmiştim.

 

Sevin, mutluluğumu alıp gittin ya benden,

İsterdim her gecemde seninle gün ışısın.

Hüzün koktu sokaklar, aşkı çaldın ya benden,

Sen kısacık bir ömrün sonu gelmez kışısın.

 

Seven bir hatır için boyun eğmez mi aşka,

Neden vardır dünyada sevda yüklü hülyalar.

Hevesiyle başlamak düşün değmez mi aşka

Hakikat olduğun gün, biter bütün rüyalar.

 

Gözlerini boşluğa dik ve son defa inle,

Bana benim ardımdan ağladıysan gül artık.

Bir sevda hikâyesi, sonunu benden dinle,

Ne bülbül kaldı bağda ne açacak gül artık.

                   Hamit Hayal / 10.10.2013

1 2 3 4 5 … 241