Ne söylüyor ne diyor Hak

Haktan emanet bu hayat
Vazifen var, asma nefsim.
Sözün ağır, sözün bayat
Yeniden bak hasma nefsim.

Kalmaz ya elinden tutan
Zaman bir kara çığ yutan.
Allahtan kork, kuldan utan
Kendini hiç kasma nefsim.

Nasıl taşısın her hilkat
İnsanda bir haldir rikkat
Şekil gerek, öze dikkat
Yanlış yere basma nefsim.

Ne söylüyor ne diyor Hak
Cehenneme yoldur nifak.
Çok konuşma, övünçle tak
Diline bir tasma nefsim.
               Hamit Hayal

Tutan elim, gören gözüm er babam

Çözülmez bir hakikat var özünde.
Tutan elim, gören gözüm er babam.
Yol gösterir, yüceltir her sözünde
İnsan başka bir alemdir der babam.

Benzeseydim ona ben bir yanımla
Varlığımdır aşkım, ülküm, canımla.
Bir muamma, gelde şimdi tanımla
Üstümde gök, altımdaki yer babam.

Biliyorum döktüğü gözyaşında
Ömrün elbet en sonunda, başında.
Sevinç, sadet, hüznümüz var aşında
Süzüldükçe alnından her ter babam.

Sarsılmaz bir özğuvenle umutlu
Bahtiyarım ben seninle ve mutlu.
Babam benim, aziz insan ey kutlu
Sen olmazsan hayat bizi yer babam

Sensizlikte bilmiyorum ben neyim
Senden bana miras bunca deneyim.
Nice zorba güçlükler var, yeneyim
Geç önüme, yine bir ders ver babam.
                       Hamit Hayal

Ummandan bir dehre yazdım adını

Sımsıcak barkımız şimdi virane
Hasreti kahrıma öz ettin annem.
Ne kaldı geriye? Bir garip hane
Gönlün melalini köz ettin annem.

İnsan ömrü kısa, bir anlık derken
Öyle bir duygu ki neden hep erken?
Zaman mevsimleri ad arda yerken
Sensiz baharları güz ettin annem.

Çekmiyor zamanı artık bir tartı
Ne kadar ağırmış kaderin şartı.
Ağlattın ya yirmi sekizde martı
Kahrımı bir iken yüz ettin annem.

Ömrümce ararken aşkı izinde
Sonsuz hülyalarım kaldı dizinde.
Ne yaman yorulmaz bu sancı zinde
İçimde dağları düz ettin annem.

Ararken sevginin gerçek tadını
Terennüm kadermiş her gün yadını.
Ummandan bir dehre yazdım adını
Askın destanından söz ettin annem.
                             Hamit Hayal 

Ne kaldı geriye aşkın yazından

Yine kaderimle baş başa kaldım
İslenmiş yıllara götürdün beni.
Aklıma düşünce maziye daldım,
Hislenmiş yıllara götürdün beni.

Tarifsiz bir güzel hilal kaşıyla,
Destansı güllerin mağrur başıyla.
Bu aşkın kaderi, hep gözyaşıyla,
Islanmış yıllara götürdün beni.

İçime işlemiş, derdim veremde,
Aslı’dan eserdir bu hal Kerem’de.
Çağlar zaman, akar gönül deremde,
Süslenmiş yıllara götürdün beni.

İdrak, izanımdan sonra usumda,
Kaybettim bu aşkı bir derin suda.
Görünmez bir düşman gibi pusuda
Seslenmiş yıllara götürdün beni.

Sen yoksan da ümit bu en azından,
Bir teselli bulur gönlüm hazından.
Ne kaldı geriye aşkın yazından,
Sislenmiş yıllara götürdün beni.

                                                          Hamit Hayal

Bu gurbet şehir

Çalmışta bir sessiz meçhulde saklı,
Neler kaderimden bu gurbet şehir.
Yıllar var sılama taktığım aklı
Çeler kaderimden bu gurbet şehir.

Bilirim, kaderin ucu felekte,
Döküldü, kalmadı bir süs melekte.
Yenilmez sevdamı bir kör elekte
Eler kaderimden bu gurbet şehir

Yüreğimde büyür acılar kat kat,
Haz alır çilemden, hüzünümden tat.
Ben hicran desemde sevdama fakat,
Güler kaderimden bu gurbet şehir.

Bir sıla hasreti var bende yaman,
Ömür tükenmede, geçiyor zaman.
Hala bilmiyorum ne yüzle aman,
Diler kaderimden bu gurbet şehir.

Ne bende güç kaldı, ne onda hatır,
Bahtımın üstünde her hüküm satır.
“Ben aşkı yar etmem” Der satır satır,
Siler kaderimden bu gurbet şehir.

                                                               Hamit Hayal 

1 2 3 4 194