Gurbet düştü bahtıma

Bu kavgada ben gücümü bitirdim
Her bilinmez zaten hep iç içeymiş.
Kudretim yok, ümidimi yitirdim
Bütün çabam her gayretim hiçeymiş.

Her ne anlattıysan bana imasız
Sen vardasın, yıllar yılı ben yokta.
Yüzünde bir maske, cismin simasız
Anladım ki ben ömründe bir nokta.

İnat etme. Gel sen yaz bu söylemi
Gerçek neyse, etmiyorum sikayet.
Aşkın mevsiminden kalan, öyle mi
Çözülmez bir kördüğüm bu hikayet.

Ne çağ kalır geriye ne dün döner
Bir seraptır bu toprakta kavrulan.
Buda gelir geçer elbet, gün döner
Güz yurdunda ben olurum savrulan.

En sonunda gurbet düştü bahtıma
Zindanlar kör, prangalar yükümsüz.
Neden bağlı kalmaz zaman ahtıma
Hangi zindan gamla dolar hükümsüz?
                               Hamit Hayal

Yazdım

Bir zamanlar sultan idim özünde
Şimdi bir vefasız bil diye yazdım.
Bir hükmüm kalmadı belki gözünde
Gönül defterinden sil diye yazdım.

Ayrılık acıdır, sanmam yeğler var
Bu benim derdime ortak neyler var.
Yüreğimde senden kalma şeyler var
Ağlıyor gözlerim, sel diye yazdım.

Ne kaldı geriye geçen çağlardan
Yol istedim aman vermez dağlardan.
Bülbül hicret etti, göçtü bağlardan
Şimdi bir virandır il diye yazdım.

Bir dertli mektupla bu son anışım.
Sönmez yangınlara döndü kanışım.
Hüzün benim kalbimde her yanışım
Sen sevdanla yaşa, gül diye yazdım.

Artık ne diyeyim sana ben candan
Bu yolda yolcuyum sevdiğim andan.
Uğrunda ne mülkler yıkılan handan
Bilmem ki ne bekler el diye yazdım

Seven esiridir sanma bir hiçin
Hani nerde vuslat, bu perde niçin?
Bir hayal uğrunda yandığım için
Yeter bu hasretlik, gel diye yazdım.
                                Hamit Hayal

Döner şansın demiştin

Yer vermedin bana bunca düşünde
Bir hayalsin ya da zansın demiştin.
Bu son mevsim insafa gel, düşünde
Seven aşkı bahar sansın demiştin.

Arınmıştı hasretlerden dün bahar
Artık değil ömrümüzde gün bahar.
Gönül gökkubbemde şimdi ün bahar.
Kalbim hicranlarla yansın demiştin.

Hatıramda bir başka haz mealin
Yük olsada, çekeceğim melalin.
Başka nevde, başka tonda celalin
Beni seven böyle ansın demiştin.

Ne farkın var senin zulüm edenle
Sen beni hep beklettin bir nedenle.
Yorulmuş ruh, köhneleşmiş bedenle
Belki bir gün döner şansın demiştin.

Yıkılmaz yüce bir devsin gönlümde
Başka bir hal başka nevsin gönlümde.
Özüm sevdalansın, sevsin gönlümde.
Hep seninle aşka kansın demiştin.
                           Hamit Hayal

Vatan bu

Ekmek için ne insanlar göç etti
Dağlarında hüzün kaldı köyümün.
Nice yoksul bir akşamı güç etti
Bağlarında hüzün kaldı köyümün.

Gözyaşına sevda katan terince
Bu toprakta kim kavuştu erince?
Dertler vardır ince ince, derince
Sağlarında hüzün kaldı köyümün.

Anlatmaya ne güç yeter ne çevri
Boz dağlara erken düşer güz devri.
Hayat biter, başlar ömrün bin cevri
Ağlarında hüzün kaldı köyümün.

Sonsuz hasret, kalbimizde atan bu
Gülden çile, bülbülden tat katan bu.
Bize Hakkın verdiği aşk, vatan bu
Çağlarında hüzün kaldı köyümün.
                                   Hamit Hayal                 

Hüzün yurdu bu şehir

Kök almışta efsaneler külünden
Çalımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.
Hülyası var aşkın kızıl gülünden
Alımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.

Muratsızdır bencileyin üryandan
Sılam davet eder beni bir yandan.
Uyan diyor hayal yüklü rüyandan
Dalımlıdır hüzün yurdu bu şehir.

Hayat zindan, hasretimin kafesi
Zorla alıp verdim ben her nefesi.
Neden fani değil gönlün hevesi
Kalımlıdır, hüzün yurdu bu şehir.

Erimiyor, yıllar var ki kar yerde
Hani güneş, hani gülüş düş nerde?
Nicesi var, uğrar ince bir derde
Salımlıdır hüzün yurdu bu şehir

Kader görür elbet ümit et, sevin
Keşke bahtı gülse yoksul her evin.
Ne gülüm var ne bekleyen bir Nevin
Yalımlıdır hüzün yurdu bu şehir.
                         Hamit Hayal

1 … 88 89 90 91 92 … 241