Maziden kalmış

Madem kaderinde gün görür onca
“Sanki bir muamma gül bahtı.” Derdin.
Sararıp solarmış bir gün her gonca
“Elbet herkes yaşar bu kahtı.” Derdin.

Bu öyle bir söz ki, bir başka nevde
Gelen göçer, kalmaz bu fani evde.
Ayrılık olsada sonu hep sevde
“Her seven muhakkak bir şahtı.” Derdin.

Kim neye esirdir kim neye feda
Sevmek ilk emeldir, özlemek eda.
Anlarsın kaçılmaz bir sondur veda
“Sevdam hasret tüten bir ahtı.” Derdin.

Kendince isyan et, gözyaşı dökte
Bu hasret zay olmaz, yaşarmış kökte.
Talih mi? Bir yıldız, en uzak gökte
“Güneşten tacı var, ay tahtı” Derdin.

Hicrandır bu anda her bülbül sesi
Bağrımda bir hançer, ruhumda kesi.
Ben sana sorardım “Bu neyin nesi?”
“Maziden kalmış bir günahtı.” Derdin.
                                 Hamit Hayal

Ne söylüyor ne diyor Hak

Haktan emanet bu hayat
Vazifen var, asma nefsim.
Sözün ağır, sözün bayat
Yeniden bak hasma nefsim.

Kalmaz ya elinden tutan
Zaman bir kara çığ yutan.
Allahtan kork, kuldan utan
Kendini hiç kasma nefsim.

Nasıl taşısın her hilkat
İnsanda bir haldir rikkat
Şekil gerek, öze dikkat
Yanlış yere basma nefsim.

Ne söylüyor ne diyor Hak
Cehenneme yoldur nifak.
Çok konuşma, övünçle tak
Diline bir tasma nefsim.
               Hamit Hayal

Er babam

Çözülmez bir hakikat var özünde.
Tutan elim, gören gözüm er babam.
Yol gösterir, yüceltir her sözünde
İnsan başka bir alemdir der babam.

Benzeseydim ona ben bir yanımla
Varlığımdır aşkım, ülküm, canımla.
Bir muamma, gelde şimdi tanımla
Üstümde gök, altımdaki yer babam.

Biliyorum döktüğü gözyaşında
Ömrün elbet en sonunda, başında.
Sevinç, sadet, hüznümüz var aşında
Süzüldükçe alnından her ter babam.

Sarsılmaz bir özğuvenle umutlu
Bahtiyarım ben seninle ve mutlu.
Babam benim, aziz insan ey kutlu
Sen olmazsan hayat bizi yer babam

Sensizlikte bilmiyorum ben neyim
Senden bana miras bunca deneyim.
Nice zorba güçlükler var, yeneyim
Geç önüme, yine bir ders ver babam.
                       Hamit Hayal

Yazdım adını

Sımsıcak barkımız şimdi virane
Hasreti kahrıma öz ettin annem.
Ne kaldı geriye? Bir garip hane
Gönlün melalini köz ettin annem.

İnsan ömrü kısa, bir anlık derken
Öyle bir duygu ki neden hep erken?
Zaman mevsimleri ad arda yerken
Sensiz baharları güz ettin annem.

Çekmiyor zamanı artık bir tartı
Ne kadar ağırmış kaderin şartı.
Ağlattın ya yirmi sekizde martı
Kahrımı bir iken yüz ettin annem.

Ömrümce ararken aşkı izinde
Sonsuz hülyalarım kaldı dizinde.
Ne yaman yorulmaz bu sancı zinde
İçimde dağları düz ettin annem.

Ararken sevginin gerçek tadını
Terennüm kadermiş her gün yadını.
Ummandan bir dehre yazdım adını
Askın destanından söz ettin annem.
                             Hamit Hayal 

Aşkın yazından

Yine kaderimle baş başa kaldım
İslenmiş yıllara götürdün beni.
Aklıma düşünce maziye daldım,
Hislenmiş yıllara götürdün beni.

Tarifsiz bir güzel hilal kaşıyla,
Destansı güllerin mağrur başıyla.
Bu aşkın kaderi, hep gözyaşıyla,
Islanmış yıllara götürdün beni.

İçime işlemiş, derdim veremde,
Aslı’dan eserdir bu hal Kerem’de.
Çağlar zaman, akar gönül deremde,
Süslenmiş yıllara götürdün beni.

İdrak, izanımdan sonra usumda,
Kaybettim bu aşkı bir derin suda.
Görünmez bir düşman gibi pusuda
Seslenmiş yıllara götürdün beni.

Sen yoksan da ümit bu en azından,
Bir teselli bulur gönlüm hazından.
Ne kaldı geriye aşkın yazından
Sislenmiş yıllara götürdün beni.

                                   Hamit Hayal

1 … 90 91 92 93 94 … 241