Şu hâli

Aşka mı sarsılmış yoksa imanlar

Kim halinden anlar anık hasretin?

Gönül yarası bu desem kim anlar

Kim halinden anlar kanık hasretin?

 

Gönül yüklü bir sevda bu, şadı yok

Yorgun düşmüş düşler gibi tadı yok.

Gün ne bilmez bir zindanda adı yok

Hüküm giymiş, aşka sanık hasretin?

 

Dile gelen, isyan eden günler mi

Sükût etsem kader kalbi dinler mi?

Yanar mı aşk hüzzamından, inler mi

Sözü var mı ömre tanık hasretin?

 

Akar gider zaman sanki su hali

Yazmak kolay, yaşamak zor bu hali.

Boynu bükük her sevdanın şu hali

Çağlar geçmış, halâ yanık hasretin?

           Hamit Hayal / 06.12.2022

Alçak ve aciz

Uzun bir geçmişe koşan atlarla

Karanlık çağ denen düne gidelim.

Haçlının kendini bulduğu yere

Kudüs’te mahşeri güne gidelim

 

Küfür nedir? Zulüm, yıkım, eziyet

İnsanlığa neyi sunmuş? Muhali

İnsanı sevmek en yüce meziyet

Kader bize baki kılmış bu hali.

 

Mukaddes değerler kurbanı kirin

Zalimin kalbine vurulmuş mühür.

Türkün tarihinde yeri yok kinin

Renkler rengi ile gök altında hür.

 

Tarih anlatmada küfrün ecrinden

Özünde vefanın yoktur bir hükmü.

Bir çağdan bir çağa nurlu fecrinden

Tarihe bak anla yükselen Türk mü?

 

Özünde Hak olan kudrette aziz

Kader bizi mahkûm kılmış bu aşka.

Nadanla bağdaşan alçak ve aciz

Bir eserin var mı zulmünden başka.

                Hamit Hayal / 05.12.2022

Kim bilebilir

Kaderde ne vardı ve neye erdik

Özü Ondan başka kim bilebilir?

Ta elest bezminde Allah’a verdik

Sözü Ondan başka kim bilebilir?

 

Her insan kendine âlemi örmüş

Kimisi geçirmiş, kimisi görmüş

Hakikat bilmeyen gerceğe körmüş

Gözü Ondan başka kim bilebilir?

 

Herkes kaderinden almaz mı yara

Vasıl olmak kolay değil bir yara.

Dünya bu, insanda ak ile kara

Yüzü Ondan başka kim bilebilir?

 

Açık mı söylemek gerekir yani

Kimi mutman olur, kimisi kâni.

İnsan gelir geçer, nefisler fani

Güzü Ondan başka kim bilebilir?

 

Benliği kuşatır, bir ömrü sarar

Herkes menzilinde bir sırrı arar.

Büyük bilinmezlik kaderde esrar.

Gizi Ondan başka kim bilebilir?

             Hamit Hayal / 04.12.2022

Denmiyor anne

Sensizliğin tadı acı dünyamda

İçimde yangınlar sönmüyor anne.

O eski sadetler kaldı rüyamda

Bir türlü yuvaya dönmüyor anne.

 

Solgun yanağıma bir buse bırak

Tatlı kahkahanın kalbinde firak 

Dün burada olan ne varsa ırak

Göklerden yerlere inmiyor anne.

 

Varlığın yerine yokluk koyunca

Kaderi yaşadık bir zor oyunca.

Saadet sürmüyor ömür boyunca

Kalbimde sancılar dinmiyor anne.

 

Sensizlik aşkını bulmuşta hiçte

Hayata bir tutkum kalmadı içte.

Manası olmayan kudret ve güçte

İçimde korkuyu yenmiyor anne?

 

Anladım, anneye nice muhtacın

Cektiği acıdan başka ne acın?

Bitmez saltanatın ve nice tacın

Yerinde yel eser denmiyor anne.

Hamit Hayal / 03.12.2022

Dönerim

Duygularım öksüz, hislerim yetim

Belkide en mutlu eve dönerim.

Tut elimden bitsin artık gurbetim

Gönül denen kutlu eve dönerim.

 

Terk eyledi beni eşsiz yıllarım

İsyandadır her nefessiz yıllarım.

Hıçkırıklar yurdu sessiz yıllarım

Ben bu elden seve seve dönerim.

 

Bilmiyorum, biter mi hiç bir anda

Ben misali boynu bükük hicranda.

Bir sen varsın, hayalin bu viranda

Hangi şeye hangi neve dönerim?

 

Güle küsmüş, yaralamış lalemi

Benim için bir dost kırmış kalemi.

Gurbet denen bir yoksunluk alemi.

Gözümde yaş, mutlu deve dönerim.

                    Hamit Hayal / 03.12.2022

1 … 42 43 44 45 46 … 241