Ya nedir?

Kalbim sana bağlandıysa nedenim,
Özünde ki ulya değil ya nedir?
Beni sensiz yaşatan sen değilsen,
Sonu gelmez hülya değil ya nedir?

Nice ibret var aşkından aldığım,
Dert olmadı mahpuslarda kaldığım.
San ki bir ummanda sonsuz daldığım,
Sonu gelmez rüya değil ya nedir?

Hayalim ve hakikatim bir damla,
Yaşadım ben yenilemez bir gamla.
Gülden başka anıldıysa kim namla,
Bin bir çiçek, fulya değil ya nedir?

Soruyorsan bu gönlümü kim alan,
Bir tek şey var ya hakikat ya yalan.
Senden sonra yüreğimde dert kalan,
Belki fani dünya değil ya nedir?

Hamit Hayal / Gönen / 21.02.2013

Bilmezdim

Ayrılık deminde yine baş başa,
Saatler çalıyor hüzün bu akşam.
Hasretin dönmede bir damla yaşa,
Gölgeye dalıyor yüzün bu akşam.

Sessiz bir fırtına yıkıp gidiyor,
Sevdiğim ne varsa bıkıp gidiyor.
Sevincim kalbimden çıkıp gidiyor,
Yüzümü yalıyor güzün bu akşam.

Yüreğim özümde bir aşka kurgun,
Kaderime döndü yediğim vurgun.
Denizler coşmuyor, nehirler durgun,
Gönlümü alıyor, hazin bu akşam.

Derin bir fısıltı burdayım derde,
Kuşatmış içimi, sarmış ya nerde?
Son demi akşamın, inerken perde,
Hayır, oyalıyor mazin bu akşam.

Bir sevgi ararken ben her şişe de,
Bilmedim en derin hüzün neşe de.
Hasretten pusular bekler köşe de,
Gitmeyip kalıyor özün bu akşam.

Hamit Hayal / Gönen / 20.02.2015

Mumdan bir gemi

Yüreğimi bir tek sendin okuyan,
Yıkıldı içimde ümit dağlarım.
Şimdi zalimler var kader dokuyan,
Kalmadı çözüldü gönül bağlarım.

Keşke olsa sevmek yalnız bir adet,
Ya da zehir sun sen yine içerdim.
Var mı aşktan daha yüce ibadet,
Burda eker, ahırette biçerdim.

İbrahim’i yakan ateş değilmiş.
Şafağı yok, gecelerim sabahsız,
Bir bilseydin beni boynum eğilmiş;
Yüreğimden vurgun yedim günahsız,

Her şey yalan, kalbim neye üzülsün,
Tarifsiz bir keder ömrün hülyası.
Var mı artık gökte yıldız süzülsün,
Kısa sürdü bende aşkın rüyası.

Ateş denizinde mumdan bir gemi,
Neden gönül köprülerin atılmış?
Yakar beni ayrılığın her demi,
Hasretler var yüreğime katılmış.

Hamit Hayal / Gönen / 19.02.2013

Hüküm yüce yerden

Yüreğinde hasretini dert eden,
Bir vuslata derin ümit bağlarmış.
Hayal Sokağında sessiz bir hüzün,
Her gece burda bir bülbül ağlarmış.

Ölüm denen bir fanilik yakışmaz,
Etin, tenin, ruhun ile dirisin.
Ayrı düştük, menzilimiz çakışmaz,
Sen gökte ki yıldızlardan birisin.

Sen layıksın şöhretine, şanına,
Bizim her gün öne düştü başımız.
Bende bir gün uzanırım yanına,
Ulu gök altında yoldaş taşımız.

Üzerinde gökkuşağı bir fistan,
Gül goncası yürekler de açarmış.
Bülbül gitti, viran oldu gülistan,
Ölüm karşısında insan naçarmış.

Selviler altında uzun geceler,
Ben başında vurgun yemiş bir avcı.
Gönlümde bir bülbül vuslat heceler,
Hüküm yüce yerden, kader bir savcı.

Hamit Hayal / Gönen / 19.02.2013

Götürün kuşlar

Çiçekler donanmış açmıştır güller,
Cennetten bağlara götürün kuşlar.
Ayrı dünyanızda yer verin bana,
Beni de dağlara götürün kuşlar.

Nice hasretlerle geçer her anım,
Yıkıldı cihanım, kalmadı han’ım.
Yüreğim hastadır, tutmaz bir yanım.
Kimsesiz ağlara götürün kuşlar.

İlahi bir hüküm değişmez nas’ta,
Ruhum taşımıyor, bedenim hasta.
Bir günüm elemde bir günüm yasta,
Bir himmet sağlara götürün kuşlar.

Bir ömür sonuna erdi erecek,
Kalmadı gönlümden gülü derecek.
Bana bu dünya da aşkı verecek,
Sevgiden ağ’lara götürün kuşlar.

Kuşatmış kaderim dağlarda, düzde,
Ben ümit aradım gülen her yüzde.
Bu güzde olmazsa sonraki güzde,
Gelecek çağlara götürün kuşlar.

Hamit Hayal /Gönen / 13.02.2013

1 … 224 225 226 227 228 … 241