Bilmezdim en derin hüzün neşede

Ayrılık deminde yine baş başa,
Saatler çalıyor hüzün bu akşam.
Hasretin dönmede bir damla yaşa,
Gölgeye dalıyor yüzün bu akşam.

Sessiz bir fırtına yıkıp gidiyor,
Sevdiğim ne varsa bıkıp gidiyor.
Sevincim kalbimden çıkıp gidiyor,
Yüzümü yalıyor güzün bu akşam.

Yüreğim özümde bir aşka kurgun,
Kaderime döndü yediğim vurgun.
Denizler coşmuyor, nehirler durgun,
Gönlümü alıyor, hazin bu akşam.

Derin bir fısıltı burdayım derde,
Kuşatmış içimi, sarmış ya nerde?
Son demi akşamın, inerken perde,
Hayır, oyalıyor mazin bu akşam.

Bir sevgi ararken ben her şişe de,
Bilmedim en derin hüzün neşe de.
Hasretten pusular bekler köşe de,
Gitmeyip kalıyor özün bu akşam.

Hamit Hayal / Gönen / 20.02.2015

Ateş denizinde mumdan bir gemi

Yüreğimi bir tek sendin okuyan,
Yıkıldı içimde ümit dağlarım.
Şimdi zalimler var kader dokuyan,
Kalmadı çözüldü gönül bağlarım.

Keşke olsa sevmek yalnız bir adet,
Ya da zehir sun sen yine içerdim.
Var mı aşktan daha yüce ibadet,
Burda eker, ahırette biçerdim.

İbrahim’i yakan ateş değilmiş.
Şafağı yok, gecelerim sabahsız,
Bir bilseydin beni boynum eğilmiş;
Yüreğimden vurgun yedim günahsız,

Her şey yalan, kalbim neye üzülsün,
Tarifsiz bir keder ömrün hülyası.
Var mı artık gökte yıldız süzülsün,
Kısa sürdü bende aşkın rüyası.

Ateş denizinde mumdan bir gemi,
Neden gönül köprülerin atılmış?
Yakar beni ayrılığın her demi,
Hasretler var yüreğime katılmış.

Hamit Hayal / Gönen / 19.02.2013

Hüküm yüce yerden, kader bir savcı

Yüreğinde hasretini dert eden,
Bir vuslata derin ümit bağlarmış.
Hayal Sokağında sessiz bir hüzün,
Her gece burda bir bülbül ağlarmış.

Ölüm denen bir fanilik yakışmaz,
Etin, tenin, ruhun ile dirisin.
Ayrı düştük, menzilimiz çakışmaz,
Sen gökte ki yıldızlardan birisin.

Sen layıksın şöhretine, şanına,
Bizim her gün öne düştü başımız.
Bende bir gün uzanırım yanına,
Ulu gök altında yoldaş taşımız.

Üzerinde gökkuşağı bir fistan,
Gül goncası yürekler de açarmış.
Bülbül gitti, viran oldu gülistan,
Ölüm karşısında insan naçarmış.

Selviler altında uzun geceler,
Ben başında vurgun yemiş bir avcı.
Gönlümde bir bülbül vuslat heceler,
Hüküm yüce yerden, kader bir savcı.

Hamit Hayal / Gönen / 19.02.2013

Benim için ağlıyorsan gül artık

Yol vermezdin akıp giden yıllara,
Kabuk tutmaz yaraları sarardın.
Seni ne çok sevdiğimi bilseydin,
Beni her gün düşlerinde arardın.

Belim bükük, başım öne eğilmiş,
Bitti artık vicdanımda duruşmam.
Bu bir güneş tutulması değilmiş,
Uzun sürdü kaderimle vuruşmam.

Kederim var ayrılığın tonunda,
Hasretimi mahşerde kim tartacak?
Çalınacak gönül kapın sonunda,
Bir gün senin kalp ağrın da artacak.

Oyun bitti, oynadım ben şaşkını,
Perde indi, ümitlerim kül artık.
Aslında ben hak etmedim aşkını,
Benim için ağlıyorsan gül artık.

Hamit Hayal /Gönen / 13.02.2013

Götürün kuşlar

Çiçekler donanmış açmıştır güller,
Cennetten bağlara götürün kuşlar.
Ayrı dünyanızda yer verin bana,
Beni de dağlara götürün kuşlar.

Nice hasretlerle geçer her anım,
Yıkıldı cihanım, kalmadı han’ım.
Yüreğim hastadır, tutmaz bir yanım.
Kimsesiz ağlara götürün kuşlar.

İlahi bir hüküm değişmez nas’ta,
Ruhum taşımıyor, bedenim hasta.
Bir günüm elemde bir günüm yasta,
Bir himmet sağlara götürün kuşlar.

Bir ömür sonuna erdi erecek,
Kalmadı gönlümden gülü derecek.
Bana bu dünya da aşkı verecek,
Sevgiden ağ’lara götürün kuşlar.

Kuşatmış kaderim dağlarda, düzde,
Ben ümit aradım gülen her yüzde.
Bu güzde olmazsa sonraki güzde,
Gelecek çağlara götürün kuşlar.

Hamit Hayal /Gönen / 13.02.2013

1 226 227 228 229 230 243