Hüzün kaldı

Kader yurdumuzu gurbet yapınca
Özlemin tadında nar bulacaksın.
Gönül hasretimin engin çapınca
Bir bahar düşünde yar bulacaksın.

Ne bahar düşü bu ne güz hilesi 
Bize ağır geldi hükmün sillesi. 
Her aşkın muhakkak var bir illesi
Yağmıştır, saçımda kar bulacaksın.

Bütün hatıralar sanki bir siste
Tarifsiz eleme gark olmuş histe.
Aşkın dergahına dönen hapiste
Belki de bir gül-i zar bulacaksın.

Hüzün kaldı geri yaralı kuştan
Gidenler dönmedi nicedir Huş’tan.
Yollar uzun ince, dağlar yokuştan
Sen beni bir düşte var bulacaksın.

Hamit Hayal / Gönen / 23.01.2019

Diyebilsem

 

Kaderin emrine güç yeter sanki
Senin bu haline “Saf” diyebilsem.
Zamanın durduğu öyle bir anki
Üç beş kelimelik “Laf” diyebilsem

Hayat bana geniş, belki sana dar
Her seven sonunda hicranı tadar.
Uzak bir hayaldir sonsuza kadar
Erilmez bir dağdır “Kaf” diyebilsem

Gerçeğin dışında arama köken
Kim kaldı âlemde gözysaşı döken?
İnsaf mı bekliyor önüne çöken
İnsanı yüceltir “Af” diyebilsem.

Elinde bir esir hüznüyle soldum
Çımazda ağladım, kahırla doldum.
En sonunda bende isyankar oldum
Duvarları yıkıp, “Of” diyebilsem.

Hamit Hayal / Gönen / 22.01.2019

Yaş mı düşerdi?

Ayrılığa koşan bir sel misali
Önüne eğilir, baş mı düşerdi?
Desem ki hayal bu aşkın visali
Gönül duvarından taş mı düşerdi?

Bir başka peri bu, sen değil yüzün
Belki de sahtedir kalbinde hüzün.
Küskün bir sonbahar, yaralı güzün
Ardından gönlüne kış mı düşerdi?

Kaderimde işar senin, im senin
Özlediğin, inlediğin kim senin.
Aklına, meçhulü bunca kimsenin
Kanadı kırık bir kuş mu düşerdi?

Aşkın çıkmazında bir bende eden
Sen bende ruh isen, ben sende beden.
Aradan sır kalkar, kalmazsa neden
Benden yana sana iş mi düşerdi?

Ömrümü yemeye dönüyor çarkın
Zaten bir düşmandan kalmadı farkın.
“Ankara Rüzgârı”, olsaydı şarkın
Gözünden bir damla yaş mı düşerdi?

Hamit Hayal / Gönen / 11.01.2014

İnce bir sızı var

Demek ki unuttun eski dostunu
Taşların dili var, bilmiyor musun?
Yine doldurmuşsun sarhoş postunu
Başların dili var, bilmiyor musun?

Beni tutup bir boşluğa atsanda
Senin için yanmam artık batsanda.
Kirpiğin ok belli. Sevdam çatsanda
Kaşların dili var, bilmiyor musun?

Benzeri olmayan bir aşk ki, eşsiz
Hangi bir hatıran kaldı güneşsiz?
Her şey bir mekânda zamansız, sessiz
Düşlerin dili var, bilmiyor musun?

Yaran bir mevhumdur ancak yar ışık
Ayrılık hasretle neden barışık?
İçinden çıkılmaz, bunca karışık
İşlerin dili var, bilmiyor musun?

Ruhuma özlem ve hüzünü katan
İnce bir sızı var, kalbime batan.
Damla damla akıp, aşkı anlatan
Yaşların dili var, bilmiyor musun?

Hamit Hayal / Gönen 17.01.2019

Bir kızıl gül

Bu dünyada gönül denen batına
Ermek zordur, bende beni bulsanda.
Nice hisler yüklü hükmü katına
Vermek zordur, bende beni bulsanda.

Manasını aşkın benle kardın da
En sonunda bir karara vardın da.
Hakkın hükmü bir perdenin ardında
Görmek zordur, bende beni bulsan da.

Sanma beni solan güle sargınım
Kalbi kırık, hislerimle dargınım.
Bu halimle ben senin bir yargınım
Yermek zordur, bende beni bulsan da.

Tutkuların özündeki bağları
Zaman sildi akıp giden çağları.
Yeni baştan sevda denen ağları
Örmek zordur, bende beni bulsan da.

Toprağıma bir kızıl gül bırakta
Zaman bitti, tadımlık yol ırakta.
Şimdi Fizan çölde değil, firakta
Sürmek zordur, bende beni bulsan da.

Hamit Hayal / Gönen / 06.01.2019

1 … 91 92 93 94 95 … 231