Bilmiyorum, belki aşk bana küstü

Bir gündüz, olmadı bir akşamüstü,
Kapımı çalmazsan, ağlayacağım.
Bilmiyorum, belki aşk bana küstü,
Gönlümü almazsan, ağlayacağım.

Bir manası yok mu bensiz olmanın,
Ne hükmü var artık densiz olmanın?
Acısını çektim sensiz olmanın,
Benimle kalmazsan, ağlayacağım.

Boş vermişim artık yalan dünyaya,
Umutlar bağladım bin bir hülyaya.
Artık mutlu biten bir son rüyaya,
Benimle dalmazsan, ağlayacağım.

Her gün bir köşede sessiz, sedasız,
Geldi geçti günler sensiz, bedasız.
Nasıl çektin gittin bir gün vedasız,
Dönüp de gelmezsen, ağlayacağım.

İsterdim bir günde kapına varmak,
Kolay değil gönül dağını yarmak.
Bu gün sitem günü, sana yalvarmak,
Yüzüme gülmezsen, ağlayacağım.

Sensin beni böyle bir garip eden,
Her gece yalnızlar soruyor neden?
İçimde dert dolu, çürüyor beden,
Halimi bilmezsen, ağlayacağım.

Hamit Hayal / Gönen / 19.05.2014

Ya gözlerin, düştüğü an içime

Senin aşkın benzerse bir biçime,
Yine seni sever miydim ben içten?
Ne yangınlar düşer miydi içime,
Yine seni sever miydim ben içten?

Sel misali gözlerimden akışın,
Yetsin artık hicranlarla yakışın.
Bir karşılık bulur muydu bakışın,
Yine seni sever miydim ben içten?

Ya gözlerin, düştüğü an içime,
Yeni baştan girmişti can içime;
Der miydim ki tutuş ve yan içime,
Yine seni sever miydim ben içten?

Kavrulsam ne artık kendi yağımda,
Bu aşk bitti, kalmadı bir bağımda.
Seni sevdim ben en güzel çağımda,
Yine seni sever miydim ben içten?

Bütün ayrılıklar aşkın güzünde,
Mutluluğu ben aradım hüzünde.
Her sitemkâr gün battıkça yüzünde,
Yine seni sever miydim ben içten?

Ey yukarı mahalleden gelen kız,
Baş döndürür şu sende ki coşkun hız.
Yalnız olsam, sen bahtımda tek yıldız,
Yine seni sever miydim ben içten?

Hiç bildin mi hâli nedir açların,
Tahtın düştü, yıkıldı mı taçların?
Rüzgârlarda savrulsaydı saçların,
Yine seni sever miydim ben içten?

Hicranımı döktükçe ak kâğıda,
Ayrılık kor, hasret benzer ağıda.
Ben tükendim, geçti sevda çağı da,
Yine seni sever miydim ben içten?

Değil misin ağladıkça kan kusan,
Yeter gönlüm, bu sevdadan bık, usan.
Ey kahrımdan kudret alıp hep susan,
Yine seni sever miydim ben içten?

Hamit Hayal / Gönen / 18.05.2014

Gülün bir gün solduğunu unutma

Hayat nedir, baştan sona bir rüya,
Aşkın hüzün olduğunu unutma.
Hasret baki, bir tadımlık bu dünya,
Ömrün bir gün dolduğunu unutma.

Erişmek zor yüce gönül tahtına,
Gölge düşmez sadıkların ahtına.
Gün doğmazsa âşıkların bahtına,
Aşkın yarım kaldığını unutma.

Çilesi var yanmak için özlerin,
Neden hâlâ çözülmüyor sözlerin?
En sonunda beni yakan gözlerin,
Bir boşluğa daldığını unutma.

Ayağının altındaki zeminim,
Yıllar sonra gözündeki neminim.
Ben bu aşkın yarınından eminim,
Gariplerin güldüğünü unutma.

Demek ki sen ayrılıktan yanasın,
İstiyorsun gönlüm her gün kanasın.
Diyelim ki bir çözülmez manasın,
Yüce Hakkın bildiğini unutma.

Hicran yarasına değip ağlatan,
Bir çift gözde nehirleri çağlatan;
En sonunda bir hayale bağlatan,
Gülün bir gün solduğunu unutma.

Hamit Hayal / Gönen / 17.05.2014

Yakar seni dokunma yüreğimin koruna

Bahtiyarlık duygusu bırak kalsın özümde,
Yeniden bir kıvılcım çakma Allah aşkına;
Yollarını bekledim, fer kalmadı gözümde,
Bir durulmaz yaş olup, akma Allah aşkına.

Kasvetine razıyım, yalnız başımı eğse,
Elbet çözülecek sır, seni sevmeye deyse;
Bir tarifsiz tanımsız bağlanış mı, her neyse,
Yeniden hicranlarla yakma Allah aşkına.

Keseli yıllar oldu benden bir hoş selamı,
Duymadım dudağından aşka dair kelamı.
Unuttum ya gözlerin yeşil miydi, elâmı,
Sitem edip başıma kakma Allah aşkına.

Acırım sana dair kandığım her hülyaya,
İnancım bana zaten veda et der rüyaya;
Sevgilim bu son olsun, içimdeki dünyaya,
Gönül penceresinden bakma Allah aşkına.

Cevabım gözyaşımdır “Hiç sevdin mi?” soruna,
Yakar seni dokunma yüreğimin koruna.
Bir veda demidir bu, gitmiyorsa zoruna,
Ak göğsüne kızıl gül takma Allah aşkına.

Sevda kölesi miyim gözlerim hep hür günde,
Tükendim ben severek gönüllü bir sürgünde.
Her şey mazide kalsın, ne olursun bir günde,
İnsaf et be sevdiğim, yıkma Allah aşkına.

Bir ayrılık ya da bir veda de gözyaşıma,
Benim saadet denen şey gelmedi başıma.
Unutmak istiyorum ne olursun karşıma,
Bundan sonra bir daha çıkma Allah aşkına.

Hamit Hayal / Gönen / 16.05.2014

Farz oldu

Efkârım var, içim yandı diyorsam
Bu şehirden çıkıp gitmek farz oldu.
Zman bana küskün, ömür yiyorsam
Bu şehirden yıkıp gitmek farz oldu.

Şimdi nerde düşlerime girenler
Yüreğimde çığlık olmuş sirenler.
Gurbet gurbet akıp gider tirenler
Bu şehirden bıkıp gitmek farz oldu.

Bir ben miyim ayrılığı dert eden
Sevmediysen koy önüme bir neden.
İflah olmaz bir gün bana zulmeden
Bu şehirden yıkıp gitmek farz oldu.

Gençlik gitti, geri kalan ömür az,
Gülü soldu sevdamızın, bitti yaz.
Bilmiyorum, neye değdi bunca naz,
Bu şehirden akıp gitmek farz oldu.

Hayal bitti, tükendi ya her hülya
Sana kalsın sevdiceğim bu dünya.
Beni boş ver, gördüm derim bir rüya,
Bu şehirden çakıp gitmek farz oldu.

Yıllar yılı ahvalim ne bilmeyen
Hatır sormaz, gözyaşımı silmeyen.
Bir vefasız, bahtıma hiç gülmeyen
Bu şehirden yakıp gitmek farz oldu.
Hamit Hayal / Gönen / 14.05.2014

1 93 94 95 96 97 172