Bayramlar

Hasret kapısının çalacak zili,
Rahmetin bir başka sözü bayramlar.
Yitiktir, bu çağın ne desin dili,
Rahmetin bir başka özü bayramlar.

Ey dili bağlanmış zincirli köle,
Sanki hiç merhamet inmedi çöle.
Kaç asır sürecek şu nankör çile,
Rahmetin bir başka izi bayramlar.

Hicranda kurumuş kalmış köksüzler,
Merhamet dilenin bugün göksüzler.
Garip ve kimsesiz, yalnız öksüzler,
Rahmetin bir başka gizi bayramlar.

Yas mı var bitirin, tütün ocaklar,
Uyanın rüyaya dalmış bucaklar.
Allahım! En güzel aşkla kucaklar,
Rahmetin bir başka, bizi bayramlar.

İnin yeryüzüne inin melekler,
Ebedi bir sadet bekler felekler.
En coşkun hasretle yüklü bellekler,
Rahmetin bir başka yüzü bayramlar.

En mutlu zamana hâl ördüğümüz,
Çileyle karılmış bir kördüğümüz.
Şunun şurasında tek gördüğümüz,
Rahmetin bir başka cüzü bayramlar.

Hamit Hayal / Gönen / 28.07.2014

Ne insan günahkâr

Ey nefsim hakikat tek onu bil de,
Ve varlıkta yekûn bir fikir vardı.
Rahmetin manası rahmani dilde,
Kün fe Yekün denen bir zikir vardı.

Ne ararsın nefsim ervah-ı hamda,
Ne zaman hakikat zay oldu namda?
İlk asra denk gelir bu zaman tam da,
Ne insan günahkar ne de kir vardı.

Denizler dolmadan, yeri göl iken,
Bu dünya bir kara kızıl çöl iken;
İnsan ilk rahminde daha döl iken,
Kâinat dilinde bir şükür vardı.

O ne bir kabile, ne de bir soyken,
İnsanlık alemde bir yeni boyken;
Habil ile Kabil daha çok toyken,
Belki de ne münker ne nekir vardı.

Ne zaman ki Adem getirdi cinnet,
Şimdi yeryüzünde arıyor cennet.
Ne kuldan bir kula edilen minnet,
Ne şeytan, yüzüne ne tükür vardı.

Hamit Hayal / Gönen / 07.06.2014

Ağlarmış

Bir gölgeden bir hakikat var olmaz,
Duçar olan derdi ile ağlarmış;
Bu dünya hiçbir kimseye yar olmaz,
Aşkı buldum diyen bile ağlarmış;

Kimi uçmak ister, arar bir kanat,
Kimi için zulüm sonsuz bir sanat;
Tahtlar düşer, viran olur saltanat,
İnsan için hayat çile, ağlarmış.

Bir kapıya yaklaş, bir kalbe sokul,
Ne öğretir hayat denen bu okul?
Ey Âdemden doğma aşktan olma kul,
El ağzında düşer dile, ağlarmış.

Aşıkların kurumuş gözyaşında,
Sevda vardır her sözünün başında.
Kimin yazmaz “ Hüvelbaki”, taşında,
İçten yanar döner küle, ağlarmış.

Hamit Hayal / Gönen / 02.11.2013

Dert verme Rabbim

Bedene diriliş, ruha şevk ver de,
Çaresi olmayan dert verme Rabbim.
Döner bir değirmen, gam bizi yer de,
Çaresi olmayan dert verme Rabbim.

Ayrılık kahırdır, sitemi oktur,
Dünyada mihnet var elemi çoktur.
Aradım derdime bir dermen yoktur,
Çaresi olmayan dert verme Rabbim.

Hasret bir cemalde tüle bürünür,
Aşk bir kuru dalda güle bürünür;
Ezelden firak var, küle bürünür,
Çaresi olmayan dert verme Rabbim.

Kim isterse onun olsun altın taç,
Aynalar kırıldı, ak düşünce saç.
Bir edna kulum ben, himmete muhtaç,
Çaresi olmayan dert verme Rabbim.

Ey dilim, ne incit artık ne taş at,
Bin bir günahım var, her biri başat.
Nefsimden azat et, bir hakkı yaşat,
Çaresi olmayan dert verme Rabbim.

İçim de kendimle her kavgam kısır,
Bir gün çözülecek, kalmayacak sır.
Ölüme “al”; Dedin, toprağa “Isır”,
Çaresi olmayan dert verme Rabbim.

Nicedir ben de bir yorgun beden var,
Bir derman düşleyip, hayal eden var;
Her varlık bir hüküm, bir de neden var,
Çaresi olmayan dert verme Rabbim.

Hamit Hayal / Gönen / 21.10. 2013

Candan usandım

Dilin başka söyler, yüreğin başka,
Düş artık zihnimden, senden usandım.
Lâyık olman mümkün değil bu aşka,
Ruhumdan usandım, tenden usandım.

Günahtan arınıp, naki olmadan,
Gönül meclisinde saki olmadan;
Sen benim aşkımda baki olmadan,
Yeter, bunca bühtan, zandan usandım.

Düştüm de aslı çöl bir viran şehre,
Bu nasıl bir sima, bu nasıl çehre?
Yolar başa dönsün, gözyaşım nehre,
Şöhretten usandım, şandan usandım.

Ayrılıktın, hasret idin, firaktın,
Aramızda yollar vardı, ıraktın.
Mutlu musun, yarı yolda bıraktın,
Asırdan usandım, andan usandım.

Ela gözlü, şuh bakışlı, kandıran,
Kıymet bilmez, vefasızı andıran;
Senden başka kim var beni yandıran?
Adı dünya olan handan usandım.

Hamit Hayal / Gönen / 07.09.2013

1 … 12 13 14 15 16