Kelebekler


Yandım sensiz oluşuma

Gah ağladım gahi güldüm.

Bakma her gün soluşuma

Bende bir gönülde güldüm.

 

Sırlar aşkın yarasında

Kaldıysa bir ümit söyle

Yaz ile kış arasında

Ömür geldi geçti böyle.

 

Durgun sular gibi sakin

Geçmeli zor dönemini.

Hep aklıma düştün, lakin

Kaybetmezsin önemini.

 

Gönül yangın ulyalara

Hakikat olmaz umutlar.

Seven dalar hülyalara

Başında gezer bulutlar.

 

Göçüp gitti kelebekler

Kim kurtulmuş hederinden

Hükmün kaderini bekler

Sarsmaktasın ta derinden

     Hamit Hayal  9/10.04.2026

Gel sende

Menziline bir yol bulan karınca

Gel sende bu tebessüme bir öz ver

Çağlar sonra bir menzile varınca

Gel sende bu tebessüme bir köz ver

 

Anadolu torağından kök almış

Gel sende bu tebessüme bir öz ver.

Hudut bilmez fetihlerle gök almış.

Gel sende bu tebessüme bir köz ver

 

Kapımızda o beklenen gün meğer

Kuvvet çöker, kudret sana baş eger.

Var mı hürriyetten başka bir değer

Gel sende bu tebessüme bir söz ver

 

Akıl fikir yürütmekse her yorum

Her cevabın arkasında bir sorum.

Kolay değil, elbette var bin zorrum

Gel sende bu tebessüme bir çöz ver

                Hamit Hayal /10.04.2026

Bir isim kalır

Aslında âlemde yalnız her insan

Bulanık mevsimden bir sisim kalır.

Nice hâllerimden dem vurur lisan

Güz değmiş bir akıl bir hissim kalır.

 

Hoş bakıp hoş gören her niyet ile

Gönülde yer bulan düşmezmiş dile.

Gün gelir son derste kaderim ile

Kubbede hoş sada bir sesim kalır.

 

Bir bak ne yazıyor mezar taşında

Kader hüküm kılmış ta en başında.

İnsan gelir geçer en dost yaşında

Ardında güz değmiş bir resim kalır.

 

Aman vermemeli hâl bilmez hadde

Şu hayat yolunda zaman bir radde.

Mana bir menzildir, çözülür madde

Ruh göçer ardında bir cisim kalır.

 

Ne kaldı geriye derseniz namdan

Benim varidatım elem ve gamdan.

Oysa hakikat bir ervah-ı hamdan

Geriye gün vermez bir isim kalır.

                Hamit Hayal / 02. 04. 2026

Bir el için

Gülü sevmene kim engel

Kalma, git bahtınca gönül.

Dön sılana gönlün şen gel

Dalma, git bahtınca gönül.

 

Uzun ince yol çağırır,

Şafak söker, gün ağarır.

İçimden bir ses bağırır.

Dolma, git bahtınca gönül.

 

Acılar hüzün saçınca,

Ağlarsın fırsat kaçınca.

Yüzünde güller açınca

Solma, git bahtınca gönül.

 

Anlatamaz söz yaşını

Yanmasın öz, çöz yaşını.

Bir el için gözyaşını

Salma, git bahtinca gönül.

Hamit Hayal/ 28.06.2021

Bu hayal şehrinde

Yine gözüm daldı bir an bu şehre

Hüzün sokaklarda sanki baz kaldı.

Ağlasam mı bilmem viran bu şehre

Ne mevsim ne bahar ne de yaz kaldı.

 

Düzen mi yıkılır, haller mi şaşar

Aşkın mabedine gülümseyen şar.

Ben öyle sanmıştım, bir ömür yaşar

Ne coşku ne türkü ne de saz kaldı.

 

Kim vefa göstermez verilmiş ahta

Acırım dudağı yanmış her bahta.

Bu sultanlar şehri muhtaç bir tahta

Ne kapris ne bir his ne de naz kaldı.

 

Sanki bin günahı ben işlemiştim 

Her yasak elmaydı, ben dişlemistim.

Ne hayal etmiştim ne düşlemistim

Ne sevinç ne sadet ne de haz kaldı.

 

Gönül duvarımdan düşmekte taşlar

Bu hayal şehrinde mağrurken başlar.

En güzel mevsimde gözümde yaşlar

Aşkın ömrü bir katreden az kaldı.

                Hamit Hayal, 26.11.2021

1 2 3 4 5 6 … 26