Yazdım adını

Sımsıcak barkımız şimdi virane
Hasreti kahrıma öz ettin annem.
Ne kaldı geriye? Bir garip hane
Gönlün melalini köz ettin annem.

İnsan ömrü kısa, bir anlık derken
Öyle bir duygu ki neden hep erken?
Zaman mevsimleri ad arda yerken
Sensiz baharları güz ettin annem.

Çekmiyor zamanı artık bir tartı
Ne kadar ağırmış kaderin şartı.
Ağlattın ya yirmi sekizde martı
Kahrımı bir iken yüz ettin annem.

Ömrümce ararken aşkı izinde
Sonsuz hülyalarım kaldı dizinde.
Ne yaman yorulmaz bu sancı zinde
İçimde dağları düz ettin annem.

Ararken sevginin gerçek tadını
Terennüm kadermiş her gün yadını.
Ummandan bir dehre yazdım adını
Askın destanından söz ettin annem.
                             Hamit Hayal 

Zaman

Akıp giden çağa bak ta ibret al
Zaman bir pervane dönüyor, gönül.
Dün başkaydı sende, bugün başka hâl
Gözünün ışığı sönüyor, gönül

Babanda gülmezdi, ağlardı anan
Sen misin dünyada bir içten yanan?
Kim seni anacak, var mı bir manan
Bu dünya değirmen deniyor, gönül.

Aşkın dergâhında bir gecen mi var,
Her demde hâl bilir bir ecen mi var?
Hayata söylendik bir hecen mi var
Bir gün de gözyaşı diniyor, gönül.

Kader kitabında kaç yılık cüzün,
Kaldı mı âleme bakacak yüzün?
Geldin gidiyorsun, kalbine hüzün
Her gün biraz daha siniyor, gönül.

Ne aşk kaldı ne hasretim çileyim
Benim bu dünyadan yok bir dileğim.
Ne zaman büküldü, düştü bileğim
Görünmez bir kudret yeniyor, gönül.

Hamit Hayal / Gönen / 22.03.2015

Hüzün geceler

Kasveti içimden gitmez bir akşam,
Sanki bir hazandan güzün geceler.
Ömrün bu deminde bitmez bir akşam,
Sabahı olmayan hüzün geceler..

Bir sevdamız vardı, yılları alan,
Hâlâ bilmiyorum geri ne kalan.
Bir serap ne ise öyle bir yalan,
Dudaktan dökülen sözün geceler.

Ne gelir uzaktan ne gider biri,
Kalmasın alnımda bir günah kiri.
Keşke hiç solmasa, kalsa hep diri,
Sanki bir cemalden yüzün geceler.

Varsa bir tarifi, bilmem ki nasıl,
Bende olabilsem bir kalbe vasıl.
Ne sevmek yetiyor ne vuslat asıl,
Gönül bağlarımı çözün geceler.

Yanmaktan öte ne aşk bana göre.
Aşkın kanunu mu, sevmek mi töre?
Daldım da karşımda şu aciz köre,
Bir perde inmişte, gözün geceler.

İlk defa ben miyim, sevdadan bıkan,
Şu garip dünyamı sen olma yıkan.
Hayali bir yol say, hep sana çıkan,
Bir meçhul hikâye özün geceler.

Hamit Hayal / Gönen / 05.02.2015

İmtihan bu

Seni kim ağlattı düşün,
Kapında mı güzün gönül?
Hani rüyan, nerde düşün,
Neden görmez gözün gönül?

Seni böyle yaralayan
Bahtını kim karalayan?
Yok mu kapı aralayan?
Neden gülmez yüzün gönül.

Az mı özler çağlattığın,
Belli gözler ağlattığın.
Hikâye bu anlattığın,
Geçmez artık sözün gönül.

Karıştırma dur aklımı,
Bilmiyorum dil haklı mı?
Aşk nihanda, sır saklı mı,
Elbet yanar özün gönül.

Bul canana can edeni,
Ruha giydirmiş bedeni.
Her şeyin var bir nedeni,
İmtihan bu hüzün gönül

Hamit Hayal / Gönen / 13.10.2014

Nereye gitti bu şehir

Sende gönül denen o süslü kapı,
Ne delişmen gündüz ne uslu gece;
İnsanda çözülmez, karışık yapı,
Her gündüz ardında bir puslu gece.

Kalemim kırıldı yol çize çize,
Ayrılık dediğim gelmiyor dize.
Bir nişane, gönül mahkûm bir ize,
Yol vermiyor dağlar, sisli bu gece.

Sevdama kat derim varsa varından,
Hep böyle bizarım aşkın narından.
Gönlümün çilesi gül-i zarından,
Çözülmez kilitler, paslı bu gece.

Sana sevdam hudutsuzdur, fevki yok,
Yüreğimin o ilk anki şevki yok;
Artık aşkın senden sonra zevki yok,
Gördüm ki her seven yaslı bu gece.

Kurtuluş olur mu içince zehir,
Ağladım, gözümde coşkun bir nehir.
Ne oldu, nereye gitti bu şehir,
Herkes mi kahrınca hisli bu gece.

Ebedi bir gidiş, yok artık dönmek,
Kaderdir gün gelir ışıkta sönmek.
Dediler yakasız giy bir ak gömlek,
Başlıyor ayrılık faslı bu gece.

Hamit Hayal / Gönen / 12.08.2014

1 … 22 23 24 25 26