Şimdi bir ismin var

Bir yıldız kayması sanki gecemde,
Gurbetten gurbete yollar ayrılık;
Ne bir gün yüzüme kapanan kapı,
Ne araya giren yollar ayrılık.

Ayrılık yakıyor bir kor ateşi,
Yüreğim çekmiyor bu zor ateşi.
Kim yaktı içimde bir sor ateşi,
Neden çekmededir kullar ayrılık?

Dilimin ucunda, sözün başında,
Ben seni tanırken yirmi yaşında
Şimdi bir ismin var mezar taşında;
Her gün bir pusuyu kollar ayrılık.

Özünden başka bir özüm kalmadı,
Sensiz bu dünyada gözüm kalmadı;
Artık söylenecek sözüm kalmadı,
Bırakmaz giyeyim allar ayrılık.

 Hamit Hayal / Gönen / 26.05.2013

Neden bu ayrılık

Yaşanan bir ömür ayrılık çağı,
Bir daha dönmeyip, giden sevgili.
Gönlünün kalmadı gönlümle bağı,
Şimdi yaş dolmuştur diden sevgili.

İstersen sen beni gönlünde ara,
Bir türlü onmuyor, bir eski yara.
Belki de kaderden, bahtımız kara,
Artık taşımıyor beden sevgili.

Sen benim özümde erilmez, âli,
Nasıl unuturum o mümtaz hali;
Dünyada var mıdır başka misali,
Hasretinden mahzun eden sevgili;

Gözlerim çilerken inceden ince,
Esir oldum bir gün seni sevince;
Ayrılık yenilmez, hasret derince,
Neden bu ayrılık, neden sevgili?

Hamit Hayal / Gönen / 10.01.2013

Kaderime gölgen düştü

Sevda yollarında sensiz yürüdüm,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.
Veremim ben, için için çürüdüm,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Sanma ki hasretin alevi söndü,
Yollarım yeniden hep başa döndü.
Yönüm en başında bir çıkmaz yöndü,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Hasretin alevi, ateş mi, neydi,
Gönlüme tarifsiz sitemin değdi.
Yenildim, yüreğim başını eğdi,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Arındır bir el ver alnımdan kiri,
Direncim tükendi, hasretim diri.
Ben bu sokaklarda hep yalnız biri,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Tattırdın, aşkının sillesi ağır,
Gözlerin kör gibi, vicdanın sağır.
Aç gönül kapını, bir el et, çağır,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Ela gözlerinde var bunca hüzün,
Bir kırık aynada cemalden yüzün.
Tükendi bir ömür, son demi güzün,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 12.01.2013

Yirmi yaşında

Nice renkler döndü bir siyah tona,
İçimi dert sarmış, anlayamadım.
Yürüdüm, yollarım dik baştan sona,
Zirveler hep karmış, anlayamadım.

Güneşim bulutlar ardında saklı,
Düşmez mi insanın boşluğa aklı.
Bu aşkta günahkâr, ya da kim haklı,
Çok engeller varmış, anlayamadım.

Ayrılık işaret, hasret bir vurgu
Kalbimi deliyor bir zelil burgu.
Keşke hayal olsa, keşke bir kurgu,
Gözden yaş akarmış, anlayamadım.

Bilmedik sır değil, yaşlı hikâye,
Bir isyan, bir sitem, taşlı hikâye.
Bir sonsuz ve birkaç başlı hikâye,
Bir vefasız yarmış, anlayamadım.

Yazmıyor kaderin bengi taşında,
Dönmem gerekirdi ta en başında.
Bilseydim aşk nedir, yirmi yaşında,
Başı duman sarmış, anlayamadım.

Hamit Hayal / Gönen / 12.01.2013

Yokluğunda tutuklu

Günahının çokluğunda tutuklu,
Son bir defa gözlerime dal, götür.
Hüzünlerim, yokluğunda tutuklu,
Benden yalnız yüreğimi al, götür.

Hani bağlanmıştın, sevmiştin güya,
Yalnız bir tadımlık gördüğüm rüya.
Say ki bir masaldı, ya da bir hülya,
Kaldıysa bir aşkın bende bul götür.

Ben senin mecnunu, yar edense aşk,
İstemem yorulmuş bir bedense aşk.
İçimde yaradır, her nedense aşk,
Yanmış yüreğimden biraz kül götür.

İçimde bir gece, derin ve koyu;
Zevkleri unuttum, unuttum toyu.
Uzuyor her geçen gün gölge boyu,
Artık bütün düşlerimi böl götür.

Ümitlerim her yazına saklanmış,
Sanma aşkın birazına saklanmış.
Hüsranlarım var, nazına saklanmış
İstersen ömrümden bunca yıl götür.

Yaram kanayacak, yanacak etim,
Bunca keder oldu benim diyetim.
Senden sonra kalbim sevgisiz, yetim;
Bir günde bu benden beni gel götür.

Hamit Hayal / Gönen / 20.05.2013

1 … 199 200 201 202 203 … 231