Hüzün geceler

Kasveti içimden gitmez bir akşam,
Sanki bir hazandan güzün geceler.
Ömrün bu deminde bitmez bir akşam,
Sabahı olmayan hüzün geceler..

Bir sevdamız vardı, yılları alan,
Hâlâ bilmiyorum geri ne kalan.
Bir serap ne ise öyle bir yalan,
Dudaktan dökülen sözün geceler.

Ne gelir uzaktan ne gider biri,
Kalmasın alnımda bir günah kiri.
Keşke hiç solmasa, kalsa hep diri,
Sanki bir cemalden yüzün geceler.

Varsa bir tarifi, bilmem ki nasıl,
Bende olabilsem bir kalbe vasıl.
Ne sevmek yetiyor ne vuslat asıl,
Gönül bağlarımı çözün geceler.

Yanmaktan öte ne aşk bana göre.
Aşkın kanunu mu, sevmek mi töre?
Daldım da karşımda şu aciz köre,
Bir perde inmişte, gözün geceler.

İlk defa ben miyim, sevdadan bıkan,
Şu garip dünyamı sen olma yıkan.
Hayali bir yol say, hep sana çıkan,
Bir meçhul hikâye özün geceler.

Hamit Hayal / Gönen / 05.02.2015

Bu aşkın kaderi

Peşine düşünce nice hülyanın,
Sandım ki bir ömür hep hoş kalıyor.
Hâlâ bir meçhuldür, neden dünyanın,
Bir yanı karanlık, hep loş kalıyor?

Bir ömrü ben feda ettiğim biri,
Ruhunca ölmüştür, bedenen diri.
Sevince yüreği gölgemden iri,
İçimde bir yorgun sarhoş kalıyor.

Peşinden koştuğum bunca sevinçte,
Ne güman kalıyor ne ümit içte.
Bir yabancı gibi belki bir hiçte,
İnsanın elleri bomboş kalıyor.

Bu aşkın kaderi yazılmış, nesir,
Bir kudret yetmiyor, etmiyor tesir.
Ben seni beklemek vaktinde esir,
Geriye sadece bir düş kalıyor.

Hamit Hayal / Gönen / 04.02.2015

Ne varsa geçecek

Bir araya gelmez bil iki yakan,
Manayım, sözünde ben olacağım.
Aklına düştükçe sel olup akan,
Her damla gözünde ben olacağım.

Bir sahibi vardır varlık ve hiçin
Allah katındadır neden ve niçin.
Aklına düştükçe yanacak için,
Çilenim, özünde ben olacağım.

Hakikat ne ise siz ona tapın,
Bir halden anlar mı yüreğin, yapın?
Ne kaldı geriye, bir gönül kapın,
Ve alın yazında ben olacağım.

Kalplere düşer ya, bir heves gibi,
Alınan, verilen bir nefes gibi.
Çevrende pervane, bir kafes gibi,
Sevinç ve hüzünde ben olacağım.

Ne varsa geçecek aşk, ihtirasta,
Kaçırma elinden, bırakma rasta.
Muhakkak kaderdir hicranda, yasta,
Hazanda, güzünde ben olacağım.

Ve kime sorarsan sor, orda benim
Nereye gidersen git, orda benim.
Ateşte, alevde, her korda benim,
Kışında, yazında ben olacağım.

Hamit Hayal / Gönen / 03.02.2015

“Hasretin ne?”

Yeni bir cihan bu, yeni ordular,
“Son şafak vaktine giriliş” dedim;
Bana; Hasretin ne?“ diye sordular,
Ben; “Bu millet ile diriliş” dedim.

İmanın düştüğü yerde küfr arsız,
Çağlarım zayolmuş, asırlar kârsız;
Neyleyim dünyayı sevgisiz, yarsız,
Küskün gönüllere; “Eriliş” dedim.

Allah kelamından öte ne ilke,
Ehl-i iman ile mamur bir ülke.
Elbet yakışırdı adalet mülke,
“Haklıya hakkınca veriliş” dedim.

Allah’ı bir bilmek, teslimiyet şan,
Secdemden iz olsun alnımda nişan.
Mürşid-i kâmilim Nebiy-i Zişan,
“Yolunda bir mümin görülüş” dedim.

İman bir bağlanış, züht ile akın,
Maziyi hayal et, Allah’a yakın.
Gönlüne bir keder düşmesin sakın,
“Sökülürse farzdır örülüş” dedim.

Bir hakikat değil elbette zahir,
Talih mi ters döndü, küfür mü mahir?
Hangi mümin vardır çekmesin kahir,
“Bir hicrete döner sürülüş” dedim.

Bir muhteşem zaman ile yine ben,
Devletimden ferman diye sine ben,
Ruh ve beden siper ettim dine ben,
“Kader her defter de dürülüş” dedim.

Hamit Hayal / Gönen / 28. 02. 2014

Nasıl sever insan

Yıllardır kanayıp dururken içte
Nasıl sever insan kalan birini?
Bir hayalden öte, belki bir hiçte
Nasıl sever insan yalan birini?

Nice ümidimi, hülyamı benden,
Gönül sığınağım rüyamı benden;
Bir virane edip dünyamı benden,
Nasıl sever insan çalan birini?

Dert bitti diyorum, yeniden başlar,
Demek ki gelmiyor imana taşlar.
Sonunda kahredip gözümden yaşlar,
Nasıl sever insan salan birini?

Uyuruz toprakta koyun koyuna,
Ben zaten meftunum selvi boyuna.
Hakikat var iken bir boş oyuna,
Nasıl sever insan dalan birini?

Sultanlar inletti, ağlattı şahı,
Nasıl sevdi gönül bilmem ki mahı.
Bir gün sorulacak varken bin ahı,
Nasıl sever insan alan birini?

Hamit Hayal / Gönen / 30.01.2015

1 … 127 128 129 130 131 … 231