Dalıyor

Yaşanmış yılların ardınca bugün

Gönlüm uzaktan bir yere dalıyor.

Ne zaman geçti bu çağlar diyorum

Nedir bende bu hâl, nere dalıyor.

 

Ne kaldı geriye, yorgun bir beden,

Böyleyim ben işte, derdi derd eden.

Ben kendi halimce ararken neden

Hep sorum var, neye göre dalıyo?

 

Rahmetin özünce gönülden ağda

Ne zaman yaşadık ve hangi çağda?

Maziden Atiye kopmaz bir bağda

İzlerinden süre süre dalıyor.

 

Bugün daha başka, yarın kararsız

Hangi meşgalen var senin yararsız?

Muhakkak her ünlem değil zararsız

Düşüň bir günde kaç kere dalıyor?

                    Hamit Hayal / 04.09.2026

Yaz kalsın gönül

Bu fani alemden kalmaz burda iz,

Edanız sımsıcak yaz kalsın gönül.

Yasadık, var olduk anılarla biz,

Sedanız sımsıcak yaz kalsın gönül.

 

Yaşamak sadettir bahtiyar ünle,

Yarınlar kardeştir mazi ve dünle.

Barışık olduğun her güzel günle,

Nidanız sımsıcak yaz kalsın gönül.

 

Diyorsun ki bitsin ne adı kalsın,

Yaşanmış yıllardan bir tadı kalsın.

Bu aşkın her demde bir yadı kalsın,

Fedanız sımsıcak yaz kalsın gönül.

 

Sonunda her fani uykuya dalan,

Yarına yolcudur, Haktan yön alan.

Bir zaman varlıktan nişane kalan,

Vedanız sımsıcak yaz kalsın gönül.

                 Hamit Hayal / 21.11.2025

Bir derdin olsaydı

Bugün imandan ne düstü yadına,

Hakka kör bakar mı gerçeği bilen.

Bu dünyada insan olmak adına,

Bir derdin olsaydı, keşke bir çilen

 

İnsan için müjde İlahi cüzden

Himmet ocağından bir mümin eli. 

Kalpleri oksayan nurani yüzden,

Merhamet beklerken gözyaşı seli

 

Mahşerin ne korkunç ayak izleri

İnsanın önünde yeni bir çağ var.

Bu dünya tac etti sevgisizleri

Ey insan! secde et, Allah’a yalvar.

 

Müşküleri cözmek için el veren

Ne melekler vardır, zuhru bir anda

Kimler mi bakidir? Menzile eren

Muhakkak ki insanoğlu hüsranda

 

Yücel bu mealde gözyaşı dökte

Muhakkak dirilir yaşayan sağlar.

Yerde kendini bul, rahmeti gökte.

İslam ki ihsandır beklenen çağda.

Hamit Hayal / 02.11.2025

Nerdeler?

Farkları ne imiş bir Kuru daldan

Onlar murada mı erdi, nerdeler?

Nefsim ibretini alsan bu haldan

Bir zaman sultanlar vardı, nerdeler?

 

Ne göçen zamandır, ne fani biri

Yoktan var etmenin emsalsiz piri.

Allah ki ölümsüz, sonsuz, hep diri.

Hakka gönül veren merdi nerdeler?

 

Ne coşkun dilleri vardı, çağlayan

Sevda vermiş, bir güzele bağlayan

Şirin için Ferhat mıydı ağlayan

Yol vermez dağları yardı, nerdeler?

 

Filistin mahkumu en kara bahtın

Bir hükmü kaldı mı dünyada ahtın?

Hak bilmez zalimler, sahibi tahtın

Korkak, alçak, hain, merdi, nerdeler?

 

Mazlumlar taşırken en ağır taşı.

Vicdansız baktılar Hakka hep şaşı.

Kör zalim hükmünce çekerken başı

Bu dünya’yı zulüm sardı, nerdeler?

 

Tarifi zor bunun, bir başka nevler

Bir iz bırakmadan göç etti devler

Gönüller mahvolmuş, virane evler

Her biri bir mamur şardı, nerdeler?

                    Hamit Hayal / 16.10.2025

Artık bırakta

İnce elem ile boyun eğdigim,

Bin bir umutları yıkışı vardır.

Kanayan bir yara gibi değdiğim,

Gurbetin hasretle yakışı vardır.

 

Elinden tutacak bir yüce elin

Yakan hasretiyle büküktür belin.

Savrulup giderken önünde yelin

İnce bir üslupla kakışı vardır.

 

Memleket asırlar kadar ırakta

Aşkın zindanından artık bırakta.

İçimde yol vermez sonsuz firakta

Yolların sonuna bakışı vardır.

 

Ucuna takılıp kalmışım sözün

Ne olur dilimden bağları çözün.

Yol vermez dağlara dalınca gözün

Irmaklar misali akışı vardır.

                 Hamit Hayal / 16.10.2025

 

1 … 17 18 19 20 21 … 26