Yazdım

Bir zamanlar sultan idim özünde
Şimdi bir vefasız bil diye yazdım.
Bir hükmüm kalmadı belki gözünde
Gönül defterinden sil diye yazdım.

Ayrılık acıdır, sanmam yeğler var
Bu benim derdime ortak neyler var.
Yüreğimde senden kalma şeyler var
Ağlıyor gözlerim, sel diye yazdım.

Ne kaldı geriye geçen çağlardan
Yol istedim aman vermez dağlardan.
Bülbül hicret etti, göçtü bağlardan
Şimdi bir virandır il diye yazdım.

Bir dertli mektupla bu son anışım.
Sönmez yangınlara döndü kanışım.
Hüzün benim kalbimde her yanışım
Sen sevdanla yaşa, gül diye yazdım.

Artık ne diyeyim sana ben candan
Bu yolda yolcuyum sevdiğim andan.
Uğrunda ne mülkler yıkılan handan
Bilmem ki ne bekler el diye yazdım

Seven esiridir sanma bir hiçin
Hani nerde vuslat, bu perde niçin?
Bir hayal uğrunda yandığım için
Yeter bu hasretlik, gel diye yazdım.
                                Hamit Hayal

Döner şansın demiştin

Yer vermedin bana bunca düşünde
Bir hayalsin ya da zansın demiştin.
Bu son mevsim insafa gel, düşünde
Seven aşkı bahar sansın demiştin.

Arınmıştı hasretlerden dün bahar
Artık değil ömrümüzde gün bahar.
Gönül gökkubbemde şimdi ün bahar.
Kalbim hicranlarla yansın demiştin.

Hatıramda bir başka haz mealin
Yük olsada, çekeceğim melalin.
Başka nevde, başka tonda celalin
Beni seven böyle ansın demiştin.

Ne farkın var senin zulüm edenle
Sen beni hep beklettin bir nedenle.
Yorulmuş ruh, köhneleşmiş bedenle
Belki bir gün döner şansın demiştin.

Yıkılmaz yüce bir devsin gönlümde
Başka bir hal başka nevsin gönlümde.
Özüm sevdalansın, sevsin gönlümde.
Hep seninle aşka kansın demiştin.
                           Hamit Hayal

Tensin anladım

Sen veda ederken aşkın hüznüne
Beni ayrılıklar yensin, anladım.
Ne zaman bir şafak değdi yüzüne
Benim hicranımda sensin, anladım.

Sevdaya müptezel, aşka mı kanık
Gönlün ızdırapta, kalbin mi yanık?
Aşkın zindanında sevmekten sanık
Bir cemale esir densin, anladım.

Görebilsen benim ne gördüğümü
Çıkmaz sokaklarda gün ördüğümü.
Belki hayal çözmek şu kördüğümü
Bir perde ardında bensin, anladım.

Tutkum değil beni sevdakar eden
Sırlar kapısından geçer her neden.
Oysa sen süslenmiş bir asri beden
Hasreti olmayan tensin, anladım.
                            Hamit Hayal

Saadetler diliyorum

Tadı en hos, rengi koyu
Saadetler diliyorum.
Ben sana bir ömür boyu
Saadetler diliyorum.

Yüzün güzel, özün engin
Bu dünyada yok bir dengin.
Gül sevdalı sıcak, rengin
Saadetler diliyorum.

En güzeli burda sensin
Işık veren yurda sensin.
Gözümdeki nurda sensin.
Saadetler diliyorum.

Sorsan bana neyden önce
Sen gelirsin beyden önce.
En evvel, her şeyden önce
Saadetler diliyorum.

Hasret azap verse cana
İçmem gerek kana kana.
Bütün kalbimle ben sana
Saadetler diliyorum.
            Hamit Hayal

Sensizliğin son şarkısı…

Çare aramadın, belki çözümde
Sensiz hülyalara dalmak olmuyor.
Yine bir alevdin bugün özümde
Kalbimde boşluğun, yerin dolmuyor

Eski hülyalardan bu son sensizlik
Sanki mevsim hala hazan deminde.
Güz döngüsü sokaklarda sessizlik
Demek bana yer kalmamış geminde.

Eski bir aşk hikayesi, bu son yaz
Anladım ki kardeş aşk ve hüzünde.
Elemden bir tutam, hasretten biraz
Gülümseten gölgeler var yüzünde.

Yağmur gibi düşsün çöle sözlerin
Dönmeliyim güne bu zor geceden.
Bir yalandan başka neydi gözlerin
Aşk mı? Farksız bir yaralı heceden.

Sensizliğin son şarkısı, son beste
İste zaman sağır, mevsimler densiz.
Yine konu sendin bu en son derste
Ne zaman yaşanır sevdam ne sensiz.
                              Hamit Hayal

1 … 34 35 36 37 38 … 162