Bahtiyarım

Şafağın söktüğü yerden ay sima
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.
Ne bir söylence bu ne de bir ima
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Bir gurbet şehridir bu yoksul zemin
Hicrandan bir andır gözdeki nemin.
Verilmiş sözler var, edilmiş yemin
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Kuşlar çığlık atar, sonra bir siren
Her şafak vaktinde menzile giren
Zihnimde hep böyle bekler bir tiren
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Yolların ucunda ümitvar derviş
O günden ırakta, gün ona ermiş.
Nasibi olmayan aşk masal dermiş
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.

Bülbül güle hayat verir emekle
Ne baharlar gelir ne gün demekle.
Bahtiyarım sevdam seni sevmekle
Bir gün geçeceksin sen bu şehirden.
                            Hamit Hayal

Nesin sen?

Vefası olmayan bir el misali
Bakan anılardan başka nesin sen?
Dünyada var mı bir aşkın visali
Yakan anılardan başka nesin sen?

Kırılan kalbimle say beni sakat
Yokluğun koymadı bende bir takat.
Ben seni hep sevdim. Sevgili fakat
Sıkan anılardan başka nesin sen?

Bir engine dalar, düşlerim bazan
Onmaz dertlerim var hüzünle azan.
Gönlüme zamansız düştü bu hazan
Yıkan anılardan başka nesin sen?

Her hüznüm titretir gönül telimi
Bu kadar zor muydu tutmak elimi?
Sonsuz pişmanlığım, hala belimi
Büken anılardan başka nesin sen?

Bir arsız hayal mi koysam yerine
Gölgeler düşmez mi gözün ferine?
Sonunda hüzün var. Beni derine
Çeken anılardan başka nesin sen?

Alıp götürdüğün yeter özümden
Neden bahsedersin, hangi çözümden?
Her gün bir damla yaş olup gözümden
Akan anılardan başka nesin sen?
                              Hamit Hayal

Ele karıştın

Bir hançer misali işler derine
Karlı dağdan esen yele karıştın.
Sevip başkasını koymam yerine
Aşkın mevsiminde ele karıştın.

Kalbimi fetheden, gönlümü alan
Şimdi bir resimsin geriye kalan.
Bir tadımlık rüya, belki bir yalan
Sen benim gözümde sele karıştın.

Eski bir şarkısın telinde sazın
Yeniden demlenir baharda nazın.
Ezeli hükümdür, ardından yazın
Güz değince solan güle karıştın.

Oysa bu alemde aşkın en zoru
Hala çözülmeyen her sır bir soru.
Söndürdün içimde alevden koru
Sonunda bir avuç küle karıştın.
                        Hamit Hayal

Ağlattın

Elbet kader, bir aşılmaz hakikat
Duvarları yıktığımda ağlattın.
Saat hüzün, başlar biter gün firkat
Yaşamaktan bıktığımda ağlattın.

Mamur kalsın diye sevda bağların
Esiriydim nice himmet sağların.
Bir hükmü yok artık yüce dağların
Zirvesine çıktığımda ağlattın.

Ne nazar kıl bana artık ne sev de
Harabat var gönül denen bu evde.
Hicranlarla hemhal olmuş alevde
Son resmini yaktığımda ağlattın.

Dönüyorum aşkın firkat çarkında
Bir yangınsın hala gönül barkında.
Hiç olmadın sen bu halin farkında
Ben gönlüne aktığımda ağlattın.

Yara olmuş, şimdi işler gül içe
Dün ve bugün sanki geçmiş iç içe.
Şu gönlümde sultan olmuş bir hiçe
Kör kurşunu sıktığımda ağlattın.
                          Hamit Hayal

Gurbet düştü bahtıma

Bu kavgada ben gücümü bitirdim
Her bilinmez zaten hep iç içeymiş.
Kudretim yok, ümidimi yitirdim
Bütün çabam her gayretim hiçeymiş.

Her ne anlattıysan bana imasız
Sen vardasın, yıllar yılı ben yokta.
Yüzünde bir maske, cismin simasız
Anladım ki ben ömründe bir nokta.

İnat etme. Gel sen yaz bu söylemi
Gerçek neyse, etmiyorum sikayet.
Aşkın mevsiminden kalan, öyle mi
Çözülmez bir kördüğüm bu hikayet.

Ne çağ kalır geriye ne dün döner
Bir seraptır bu toprakta kavrulan.
Buda gelir geçer elbet, gün döner
Güz yurdunda ben olurum savrulan.

En sonunda gurbet düştü bahtıma
Zindanlar kör, prangalar yükümsüz.
Neden bağlı kalmaz zaman ahtıma
Hangi zindan gamla dolar hükümsüz?
                               Hamit Hayal

1 … 33 34 35 36 37 … 162