Geleyim

Yok mu oldun varlığını silmekle

Bilmiyorum hangi yana geleyim.

Boynumda kördüğüm ince ilmekle

Dirilsin şu bahtım, cana geleyim.

 

Ardına yol vermez dağları ekle

İncedir hislerim, benzemez şekle.

Sen beni yolların ucunda bekle

Yürüyüp ben benden sana geleyim 

 

Çağıran bir ses mi, hangi tarafta

Tarifsiz bir zemin ne gün ne hafta.

İnsan neyi bekler, neden arafta

İki kapılı bir hana geleyim.

 

Bir ilahi müjde, bir son besaret

Ne bende güç kaldı ne bir cesaret.

Bir gün bitecek mi bu zor esaret

İkna eyle, kana kana geleyim.

 

Sızlayan sol yanda bir parça etti

Ne zaman şah oldu ne ömür yetti.

Herkes bu yolda bir yön tarif etti

Dönüpte ben yine bana geleyim

             Hamit Hayal  / 26.11.2022

Ve kalbim kırık

Ne kadar zorladım çözmeye aklı

Önünde aşılmaz bir dağın mı var?

Sanki gülüşünde bir sır mı saklı?

Söyle, hüzünlerle bir bağın mı var?

 

Gök kubbe altında bu esrik duruş

Sevda dediğin ne, bir saman yolu.

Sanki bir çıkmazda her hayal kuruş

Geçmis bir zamandan suretler dolu.

 

Artık bir efsane değil güldüğüm

Belki de bu yüzden düştüğüm dile.

Efsunlanmıs gibi dünden bir düğüm

Çözmek ne müşkülmüş ben beni bile.

 

Bazen dalarım da bir eski resme

Yitik zamanların susmuş koynunda.

Bu bir delirmedir ya da bir esme

Kim yaşar kim ölür bu zor oyunda.

 

Yüreğim sancılı ve kalbim kırık

Susmak gerek derim söz öldüğünde.

Yaşamak ya hüzün ya bir hıçkırık

Her şey mi göçüyor her şey mi dünde.

               Hamit Hayal  / 31.10.2022

Turandayız

Düşün, boynu bükük iken illerin

Zafer türküsüne hasret dillerin.

Bir zamanlar boynu bükük güllerin

Ateş düşen gönüllerde nar olsun.

 

Alperenler, diyorum ki ben size

Allah hükümranlık yazarken bize.

Tutuşun el ele, verin diz dize 

Kader bundan sonra bize yar olsun.

 

Viran idi, şimdi mamur ilimiz

Bir söylensin bir yazılsın dilimiz.

Resulallah bizim gonca gülümüz

Nice gönül sultanımız var olsun. 

 

Bundan sonra işve bize, naz bize

Ulu gökler, yüce dağlar az bize

Turandayız, mevsim artık yaz bize.

Toyumuzda düğünümüz bar olsun.

                 Hamit Hayal / 17.11.2021    

Yüce devlet

Türklüğün ebedi hürriyet cengi

Diliyle yazılmış bengi taş olsun.

Bahtımız mor, talihimiz qüz rengi

Neden artık gözlerimiz yaş olsun?

 

Nice boynu büküklere ök ulus,                  Yüce devlet, aziz millet, gök ulus.

Budanmakla hiç biter mi kök ulus,

Muradımız ekmek olsun, aş olsun.

 

Tarif etmek, bilmek zormuş illeti

Yaşamak zor kader olmuş zilleti.

Ey Allah’ın askeri Türk milleti

Diliyorum Hak yolunda baş olsun.

 

Çağdan çağa ağırlaştı yükümüz

Akıp gitti gök dağlara türkümüz.

Yüce devlet, kutlu Turan ülkümüz

Ne bir hayal ne erilmez düş olsun.   

              Hamit Hayal / 17.11.2021            

Asrın son deminde

Kutlu zamanlara erdik ve şeniz

Tarlalar yeniden biçilmekteydi.

Talihimiz güldü, uslandı deniz

Umrandan ummana geçilmekteydi.

 

Bazen bir alevdi bazen kor günler

Tanımsız tarifsiz, kızıl, mor günler.

Nasıl geldi geçti onca zor günler

Uzaktan bir kara seçilmekteydi.

 

Kaybolup gitmek mi öçün izinde

Onca kolaylık var ğüçün izinde.

Halden hale geçen göçün izinde

O çağdan son çağa geçilmekteydi.

 

Kim ümit ararsa Türk’ün soyunda

Hak karar kılmıştır Oğuz boyunda.

Yoldaş zannettiğin bir pis oyunda

Küfre boyun eğmış, küçülmekyeydi.

 

Elem ve ezadan kaderce paylar

Günler ne ümitsiz, çaresiz aylar.

En son gördüğümde kıpkızıl çaylar

Asrın son deminde içilmekteydi.

           Hamit Hayal, 17. 11. 2021

1 … 46 47 48 49 50 … 241