Yakmaz artık yaka yaka kor beni

Talihim vasiyet, kaderim vasi,
İflah etmez derdin ile yor beni.
Hükmünü devrettim, say beni asi,
Yakmaz artık yaka yaka kor beni.

Akıyorum mazi denen çağlara,
Fayda gelmez artık benden sağlara.
İstiyorsan şu yol vermez dağlara,
Kaderinde neredeyim, sor beni.

Kaldı mı bir ardımızdan bakacak,
Giden dönmez, köprüleri yakacak.
Zaman durmaz kaderince akacak,
Bu dünyada ağlatıyor zor beni.

Mevsimlerin tükendiği bir demde,
Gözyaşından bir nehir var didemde.
Neler çektim, ne acılar sinemde,
İflâh olmaz hasretin var, yer beni.

Benim dünyam yüreğimde bin pare,
Çaresizmiş aşk denilen zor yare.
Baktım gözlerinde yeşil bir hare,
Bir perdenin arkasından gör beni.

Görülmedi aşka defter dürdüğüm,
Nasıl çözülecek bunca kördüğüm?
Çevresinde bir pervane döndüğüm,
İstiyorsan “Vefasız”; de, vur beni.

Hamit Hayal / Gönen / 24.07.2013

Senden önce ölmek olsun kaderde

Kara kışım, ilkbaharım, yaz gecem,
Bilmiyorum nedir derdin, sevdiğim?
Neden bitmez sen de bunca naz ecem,
Demek bir murada erdin, sevdiğim.

Hani senin ömründe bir an vardı,
Aşk dilinde candan öte can vardı;
Bahtı kara, gönlü kırık han vardı,
Şimdi onu kime verdin, sevdiğim?

Biraz insaf eyle, beni yakarken,
Sel sel oldun gözlerimden akarken.
Doldum taştım, yollarına bakarken,
Sen de benim gibi kördün, sevdiğim.

İsmin çınlar bülbüllerin sesinde,
Bir hasretsin gönlümdeki esinde.
Bu dert beni ta içimden yesin de,
Akıbetim nedir, gördün sevdiğim?

Durma doldur zamanımı, anımı,
Ayrılıklar sarmış dört bir yanımı.
Vuran vursun kervanımı, hanımı,
“Bu da gelir geçer”, derdin sevdiğim.

İçimde bir hasret seni ünlerde,
Sitemim var ağlattığın günlerde.
Takılıp kaldıysam bil ki dünlerde,
Bunca günahıma girdin, sevdiğim.

Bir uzun yol, daha yeni başlarda,
Çıplak ayaklarım yorgun taşlarda;
Sevda nedir bilmediğim yaşlarda,
Neden bana ümit verdin, sevdiğim?

Aşkın beni her gün mahzun ederde,
Bin parçamı bıraktım bir kederde.
Senden önce ölmek olsun kaderde,
Söyle nice düşler ördün, sevdiğim?

Hamit Hayal, Gönen / 23.07.2013

Sende benim Leyla’m ol artık bir gün

Ayrılık dediğin bir ömür sürmez,
Gönlüme oldun da el artık bir gün;
Sevdiğim yüzüne düşsün de bahar,
Coşar gözlerimden sel artık bir gün.

Bana ettiklerin belki çok az da,
Gönlümü avuttum şarkıda, sazda.
Bu yazda olmazsa, gelecek yazda,
Nasıl geleceksen, gel artık bir gün.

Son bir resmin kaldı, elde bakmaya,
Kıyamadım ateşlerde yakmaya.
Çaresiz gözlerim başlar akmaya,
Kırdığın gönlümü al artık bir gün.

Felek artık izin versin gülmeye,
Uğraş benim düşlerimi bölmeye.
Şunun şurasında ne var ölmeye,
Ne olur kapımı çal artık bir gün.

Çaresiz, onmuyor yediğim vurgun,
İçimde coşmuyor, nehirler durgun.
Olmanı isterdim bu aşka kurgun,
Belki isyan eder kul artık bir gün.

Diriydin hasreti tattığım yerde,
Herhangi biriydin battığım yerde,
Ben seni dünyama kattığım yerde,
Bu ateş olacak kül artık bir gün.

Ne aylak, avare, ne boşum diye,
Ben bu ayrılıktan bir hoşum diye;
Sormadın halimi, sarhoşum diye,
Ne olur ne olmaz, hal artık bir gün.

Düzenler çözüldü, bozuldu akit?
Varlığım tükendi, kalmadı, nakit,
Zaman evrilmede, geçmede vakit,
Muhakkak bitmeli yol artık bir gün.

Yakın eyle gönlünde ki ırağı,
Bu aşkın demine düştü kırağı.
Usta kılmak varken garip çırağı,
Sende benim Leyla’m ol artık bir gün.

Hamit Hayal / Gönen / 21.07.2013

Gözden akıp giden yıllar boyunca

Bir Eski hayale bağlattın beni,
İçten yakıp giden yıllar boyunca.
Yaş oldun özümde, ağlattın beni,
Gözden akıp giden yıllar boyunca.

Diyar diyar gezdim, iller perişan,
Kurumuş ağızda diller perişan.
Lale, sümbül hasta, güller perişan,
Dertten yıkıp giden yıllar boyunca.

Huzur-u mahşerde görülür haklı,
Gizlenen günahlar kalır mı saklı?
Artık bir mecnunum, yitirdim aklı,
Hüzün ekip giden yıllar boyunca.

Kalbin rahat, bir köşeye yayılmış,
Keşke bilsem gafil gönlün ayılmış.
Divaneler bir mecnun mu sayılmış?
Her gün çekip giden yıllar boyunca.

Sayfa sayfa okuduğum kitap boş,
Her sözün bir yalan, aşka hitap boş.
Nihayet düştü de ruhun bitap, boş,
Başa kakıp giden yıllar boyunca.

Bir öksüzlük demi, sızlar genizler,
Soldurdu da aşkın nice benizler.
Hasretinle doldu, dolmaz denizler,
Yaşlar döküp giden yıllar boyunca.

Soyundaki paşa yalan, mir yalan,
Sevenin gönlünde olmaz kir, yalan.
Karşımda hep gerçek diye bir yalan,
Kırıp döküp giden yıllar boyunca.

Ben senden deliyim, sen benden deli,
Hâlâ bir fırtına gönlümün yeli.
Bekledim uzansın sevdamın eli,
Hasret çöküp giden yıllar boyunca.

Hamit Hayal / Gönen / 20.07.2013

Hayat seni benden sevdikçe gizler

Bir türlü hakikat olmuyor düşüm,
Önce bulup, sonra kaybediyorum.
Uzak bir gönülde kaldı gülüşüm,
Önce bulup, sonra kaybediyorum.

Yüreğimi hasret hasret zehirler,
Gözlerimde doldu, taştı nehirler.
Zindan artık çöl olası şehirler,
Önce bulup, sonra kaybediyorum.

Bir ümidim kaldı, bahar gelince,
Gönlünü sun artık bana elince.
Bende Ferhat gibi dağlar delince,
Önce bulup, sonra kaybediyorum.

Kara saçım, karlar yağdı aklaştı,
Görüyorum, yolun sonu yaklaştı.
Kaç yıl oldu iki gönül koklaştı,
Önce bulup, sonra kaybediyorum.

Sevdiğim, kalmışım bir kara kışta,
Yorgunluk var yüreğimden bakışta.
Çilem başlar sen beni her yakışta,
Önce bulup, sonra kaybediyorum.

Çözülsün sevdana dair ne gizler,
Hayat seni benden sevdikçe gizler.
Kar yağdı yollara, kayboldu izler,
Önce bulup, sonra kaybediyorum.

Yenilmişim, kötü bitti yarışmam,
Belki senle bir daha hiç barışmam.
Uzun sürmez şu toprağa karışmam,
Önce bulup, sonra kaybediyorum.

Sen beni âlem de eller içinde,
Çırpınırken görme seller içinde.
Sevdiğim ben seni güller içinde,
Önce bulup, sonra kaybediyorum.

Hamit Hayal / Gönen / 22.07.2013

1 112 113 114 115 116 144