Gelmen için daha kaç yıl öleyim

Ben ömrümü adadığım hevesle,
Bu şehirde ateş oldum, kar oldum.
Kimse bilmez, aldığım her nefesle,
Bu şehirde tükenirken, var oldum.

Yorgun, ayak sürüdüğüm sokaklar,
Hasretinle çürüdüğüm sokaklar;
Şimdi nerde, yürüdüğüm sokaklar,
Bu şehirde ben vefasız yar oldum.

Nice anılar var, daldığım resim,
Bir duvar dibinde aldığım resim;
Yıllar önce donup, kaldığım resim,
Bu şehirde ömrümüzü yer oldum.

Beni yüreğinden iter bu şehir,
Sanki bir ummanda yiter bu şehir.
Nerde başlar, nerde biter bu şehir,
Bu şehirde kördüğümden zor oldum.

Varlığımı çerçeveye koyunca,
Aşkımızı sürdürdüm bir oyunca.
Bu şehirde ben bir ömür boyunca,
Ayrılığı gözyaşımla yur oldum.

Akıbet ne bundan sonra bileyim,
Gel ömrümü aramızda böleyim,
Gelmen için daha kaç yıl öleyim,
Bu da gelir, bu da geçer der oldum.

Hamit Hayal / Gönen / 16.08.2013

Gözlerinde yaş kirpiğe değerse

Gözlerimde yağmur ile yattığım,
Sonu gelmez gecelerden sor beni.
Her birine nice hasret kattığım,
Boynu bükük hecelerden sor beni.

Sitem, kahır bitmez, yola bir düşte,
Yarım kalmış bir hikâye, bir düşte;
Sonu bir ayrılık, bildiğin işte,
Aşka küskün ecelerden sor beni.

Seni sevmek değiştirdi huyumu,
Körelttin her idrak etme duyumu.
Bir gün kazman gerekirse kuyumu,
Kader yazan yücelerden sor beni.

Giden döner, geri gelir sanma hiç,
Hüzün gölgelenir yüzün, anma hiç;
Sende sevip ateşlerde yanma hiç,
Mecnun olmuş nicelerden sor beni.

Sevda vardır seven yerde sürünür,
Sevda vardır uğruna yol yürünür;
Sevda vardır, sebeplere bürünür,
Kerem gibi öncelerden sor beni.

Hani Mecnun bir Leyla’yı severse,
Hazan düşer, gül boynunu eğerse;
Gözlerinde yaş kirpiğe değerse,
Kalbindeki acılardan sor beni.

Hamit Hayal / Gönen/ 15.08.2013

Bırak beni, döneceksem döneyim

Geçti yıllar geri gelmez biçimde,
Bırak bani, anacaksam anayım;
Sen onulmaz bir yarasın içimde,
Bırak beni, yanacaksam yanayım.

Gönlüm seni bekler, seni dilerde,
Nice düşman bunca nefret bilerde;
Belki çok şey daha henüz ilerde,
Bırak beni, sanacaksam sanayım.

Bir gül olup, düşemedim özüne,
Gönlün ırak, giremedim gözüne.
Ne diyeyim, yalan olan sözüne,
Bırak beni, kanacaksam kanayım.

Sonu gelmez bir hayale durma, koş,
Bağlanamam bu dünyaya sensiz, boş;
Yıllar yılı özü bitmiş bir sarhoş,
Bırak beni, deneceksem deneyim.

Sen sırtını yasla, varsa orduna,
Sokma beni gönül denen yurduna.
Şu âlemin gözü dönmüş kurduna,
Bırak beni, yeneceksem yeneyim.

Çok yıllardır aklında bir soruysam,
Mutlu oldum kalbinin tek zoruysam.
Ben ömrünün aleviysem, koruysam,
Bırak beni söneceksem söneyim.

Ne av ister gönlüm ne bir avane,
Ben gözünde iflâh etmez divane.
Sen bir melek, ben çevrende pervane,
Bırak beni, döneceksem döneyim.

Hamit Hayal / Gönen / 14.08.2013

Bir manası yok mu gözde yaşımın

Yeter artık, en sonunda isyankâr,
“Olacaksa olsun”, demek kolay mı?
Bu acılar yüreğime nisyankâr,
“Dolacaksa dolsun”, demek kolay mı?

Derinlere kök saldı da eğilim,
Suç mu bende sana varsa meyilim?
“ Bir gül olsa, amma mecbur değilim,
Solacaksa solsun”, demek kolay mı?

Belki de bahtının karası benim,
Senin de gönlünün yarası benim.
Demek ki ayrılık sırası benim,
“Ölecekse ölsün”, demek kolay mı?

Bir tadı kalmadı artık aşımın,
Üstünde belâlar döner başımın.
Bir manası yok mu gözde yaşımın,
“Silecekse silsin”, demek kolay mı?

Ferhat gibi yol ararken dağında,
Esir ettin beni gönül ağında.
Bu ayrılık neden sevda çağında,
“Bilecekse bilsin”, demek kolay mı?

Bırakmadın zihnimde bir an beni,
Cananımsın, gel kabul et can beni.
Bundan sonra bir gönülde han beni,
“Kılacaksa kılsın”, demek kolay mı?

Gönlünden sürgünüm, ittikten sonra,
Sen böyle bırakıp, gittikten sonra;
Bu dünya gözümde bittikten sonra,
“Gelecekse gelsin”, demek kolay mı?

Hamit Hayal / Gönen / 13.08.2013

Aşkın karşılığı ben de yok deyip…

Sen de ayrılığa neden, niçin de,
Düşünüp sorarsan, beni de çağır.
Bu aşkta bir hâl var hâlin içinde,
Zihnini yorarsan, beni de çağır.

Bir türlü hakikat olmaz rüyası,
Neden uzun sürer aşkın hülyası?
Sevenlerin yıkık gönül dünyası,
Bir yara sararsan, beni de çağır.

Bendim yüreğinden bu aşkı uman,
Hasretim büyüdü, doldurdu umman.
Nasıl dağılacak gönlümde duman,
Aşka yol yararsan, beni de çağır.

Yıllar önce açılmadan gözümüz,
Bir firkatten yanar durur özümüz.
Bu dünyada baki kalsın sözümüz,
Bir vefa ararsan, beni de çağır.

Kader bir rüyadan öte, dilinmez,
Her murat ebede kalır, silinmez.
Bunca zaman sonra bile bilinmez.
Bir sırra erersen beni de çağır.

Keşke hâlâ çözebilsem zatını,
Açmadın gönlünün bana katını.
Sevda savaşında yorgun atını,
Ölüme sürersen beni de çağır.

Kara dediğime sen de ak deyip,
Ağlatırsın ayrılığa hak deyip.
Aşkın karşılığı ben de yok deyip,
Bir hayal kurarsan beni de çağır.

Hamit Hayal / Gönen / 11.08.2013

1 106 107 108 109 110 144