Bir hayalden öteye, hakikatinsem senin

Artık canımı yakma, ağlatma beni arsız,
Seninde yüreğine bir gün bir değen olur.
Bir ömrün kapısını kapatmışım ki kârsız
Senin de dik başını bir gün bir eğen olur.

İçimdeki boşluğu doldurmak öyle zor ki,
Keşke hiç yaşamasan, bilmeseydim ismini.
Senin yüreğin hiçbir merhamet bilmiyor ki,
Resimlerimi yaktın, unuturdum cismini.

Mana ifade etmez bunca şan benim için,
Ben senin hayatında hiç bir kir istemedim.
Ben de diyebilirdim ağla, yan benim için,
Çıkmazı olmayan bir yola gir istemedim.

Artık yarınlarım ol, bugün düne evrildi,
Verilecek bir kalbim kaldıysa iste benden.
Ruhumuz ümitsizlik çemberiyle çevrildi,
Nasıl yürürsün uzun yolları siste benden.

Bir hatıram diyerek anarım seni sonsuz,
Düşlerine dalayım, karşımda yüzün olsun.
Sunma bir daha bana renkleri böyle tonsuz,
Yeter ki bir şey söyle, isterse hüzün olsun.

Bir gün aklına düşer, bulursan içte beni,
Bir hayalden öteye, hakikatinsem senin;
Arama yokluklarda ya da bir hiçte beni,
Ya da bir ilham olsam, özüne insem senin,

Bir emelin var ise ya da ereğinle gel,
Yoruldum tükeniyor bundan sonra hal artık.
Bahanen ile değil, bana yüreğinle gel,
Sen benim kaderime bir demir at, kal artık,

Bunca ağır zamanlar bir katre içiminde,
Karanlık zindanlarda kaderi gün aşmıyor.
Bizim kahrımız neden bir sevda biçiminde,
Neden sensiz kaderin sabrı bir gün taşmıyor.

Hüzünler unutulur ve dağılır bulutlar,
Geride kalır aşkın erilmez her hülyası,
Elimden tutmadı hiç taşıdığım umutlar.
Bir meçhulde son bulur aşkın bunca rüyası.

Kolay olacak deme ayrılığa alışmak,
Sen bende o iyimser hâlleri hiç arama.
Boşa gitti aşk için her dersime çalışmak.
Dünyamı yıkıyorsun, dokunma her yarama.

Mayısı hatırlarım ben ayrılık dendi mi?
Kahreden isyanıma çoğunca alttan aldım.
Ben senin için böyle yıprattım ya kendimi,
Her Mayısta ben dağlar aşan yolara daldım.

Ne gönül verebilir ne gönlüne eremez,
Bu dünyada kim vardır sana bir ömür adar?
Perde çekilmiş gözler artık aşkı göremez,
Sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar.

Unutmak zamanımı geldi, bilmeyeceğim,
Bakmam gerek ardından belik de her gidene.
Siz akın gözyaşlarım, artık silmeyeceğim,
Görmek istemiyorsan bir perde çek didene.

Kala kala geriye yazılmış birkaç satır,
Ve kitaplar dolduran bitmez ayrılık kaldı.
Muhakkak olmalıydı her sevgide bir hatır,
Yitirilmiş bin ümit, ruhta sayrılık kaldı.

Hiç hakikat olmayan düşlerle çürüsem de,
Sen yine de bahtıma kaderden bir hükümsün.
Son menzil bir çıkmaza, seninle yürüsem de,
Sen sırtımda mukaddes bildiğim tek yükümsün.

Daldığım her serapta O’ dur seni aratan,
Bu benim imtihanım, kalbime seni yazmış,
Bir vuslat dilesem de, “Hicran”, Dedi yaratan.
Neyleyeyim şu geçen mevsim baharmış, yazmış,

Hamit Hayal / Gönen / 04.09.2013

Benim sevdiğim renkler gözlerinde esirmiş

Sen benim hayatımı anlamlı kıldığında,
İnandım başkasına benim ihtiyacım yok.
Hiç gördün mü seveni, düşüp yıkıldığında,
Bir nefret yüreğimde, inan başka acım yok.

İşte ben yüreğimi yüreğinde bıraktım,
Her gidiş bir ayrılık değildir belki gülüm.
Sevdanın ilk çağında aşkı bilmez çıraktım.
Bu yüzden hasretinle yanmış bir avuç külüm.

Bir buruk acı içte, hiç gitmedi özlemin,
Bazen gözlerimde yaş, yüreğimde ki narsın,
Bir ömür geldi geçti, hiç bitmedi özlemim,
Sen benim düşlerimde sevdiğim için varsın.

Bir aşk çaresizliği, inan ki hiç öç değil.
Artık söyleyeceğim, sözümü boş sakınmam,
Bundan sonra bu âlem umurumda hiç değil.
Belki sürüp gidecek benim böyle yakınmam.

Ne olur artık kimse dokunmasın yarama,
Feleğe isyan etmek, kadere ağlanmaktır.
Sen benim hislerimde başka sebep arama,
Nedensiz sevmektir aşk, derinden bağlanmaktır.

Yine hiç bitmeyecek ben de sana eğilim,
Sense beni kalbimin ta ortasından vurdun.
Bunca acılar çektim, ben eski ben değilim,
Oysa sen karşımda hep sevmemiş gibi durdun.

Aşkta çare olsan ne, ellerimi tutmadan,
Yarınımız kaldı mı ve sen umutlu musun?
Ömrün nasıl geçiyor, ellerimi tutmadan,
Şüphesiz soracağım, sen böyle mutlu musun?

Ayağının altında kalsa nolur gururum,
Sen seni sevdiğimi görmeyecek bir körsen.
Hâlâ zihnimde yorgun bir gölgeyi vururum,
Yıllar sonra sen benim mecnun halimi görsen,

Yine böyle çaresiz olur muydu ki derdim,
Rüyalarıma yüzüm dolsaydı sever miydim?
Yaşamak buysa eğer, ölüm yeğmidir derdim,
Bilmem bugünkü aklım olsaydı sever miydim?

Yaratana el açtım, kırık kalbimi sarsın,
Bütün acılarımla hayat artık bambaşka,
Neden hâlâ zihnimde, neden hâlâ sen varsın,
Bir davet bekliyorum senden bu bitmez aşka.

Yüreğinde aradım hakikati aslında,
Ölümün olduğu bu dünyada sevmek niye?
Sona erdi bir bahar bir ayrılık faslında,
Nice gülün solduğu dünyada sevmek niye?

Bu azabın içimde bitmesi belki yalan,
Yazılacak ne kaldı biter meşk hikâyemiz.
Söndürmeyin alevi, siz yine beni yakın,
Bilmiyorum ne kadar sürer aşk hikâyemiz?

Kaldı mı gönlünde bir kapı, kime aralı,
Her şafak söktüğünde yine ayrılık başlar.
Ben seni çok sevdiğim için içim yaralı,
Her şafakta gözümde yağmur misali yaşlar.

Artık hiç gelmeyecek geçen günler bir daha,
Bütün hatıralarda şimdi bir gölge yüzün.
Bir perde arkasında zaman kalkarken şaha,
Senden geriye kalan yenilemez bir hüzün.

İçimi titretiyor, bu nasıl bir tesirmiş,
Sanki ete kemiğe bürünmüşte resimler;
Benim sevdiğim renkler gözlerinde esirmiş,
Ak düşen saçlarında solup gitti mevsimler.

Beni sana bağlayan yeter bir telin olsun,
Hiç umurumda değil yüreğimi yaktığın.
Sen benim ol bu dünya isterse elin olsun,
Bir gün hayal olmasın gözlerimden aktığın.

Hamit Hayal / Gönen / 01.09.2013

Canımı yaktığını kim nereden bilecek

Elemlerinle dolu bir baht ile yaşarken,
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.
Bir hayalin peşinde mesafeler aşarken,
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.

Dağlarda estirirken kederin yellerini,
Nehirlere doldurdum gözümün sellerini.
Sen ise ellerimden çekerken ellerini,
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.

Saklı umutlarımı alıp gittin ya bir gün
Gözden ırak illere ettin de beni sürgün.
Kader bana da belki gülecek diye bir gün,
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.

Umudumun bittiği bir anda ortaya çık,
Gönül dağları aşan yollar sonsuza açık.
Güneşi sıvamaya yetmiyor artık balçık.
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.

Yüreğimde ebedi bir yer eden bilecek.
Özüne esir ruhum, hasta beden bilecek
Canımı yaktığını kim nereden bilecek,
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.

Hamit Hayal / Gönen / 27.08.2013

Bak işte tam buramı içten acıtıyorsun

Sevda ocağım yansa, küle dönse de bu aşk,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.
Hep bekledim, solmayan güle dönse de bu aşk,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Elde gençlik kalmadı, akıp gitti de zaman,
Çığlığımı duymadın, bana vermedin aman.
Muzdaripim sevginden, beni yaktıkça yaman,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Senin gibi okuyan olmadı hiç içimi,
Nasıl tarif edeyim, aşkın başka biçimi.
Sevda bir rüzgâr ekip, bir fırtına biçimi,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Dağda çoban ateşi gibi gönül yaktığım,
Durulduğum an oldu, bazen deli aktığım;
Nerdesin gözlerine yüreğimden baktığım,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Yalan aşklara inat, sana kalbimi verdim,
Nice hüzün deminde ayrılık var mı derdim;
Neden hâlâ hep sensin benim onulmaz derdim,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Mutluluk Kaf dağının ötesine yazılmış,
Ayrılık kaderden mi, bahtımıza kazılmış.
Yolunda gitmeyen ne, bir sihir mi bozulmuş,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Hatırladım dünyayı, aşkı, seni adınca,
En sonunda sensizlik denen şeyi tadınca.
Şimdi sen düşlerimde bir sevgili, kadınca,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.
Bak işte tam buramı içten acıtıyorsun,
Belki de bir intikam, öçten acıtıyorsun;
Keşke günahım olsa, hiçten acıtıyorsun,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Hâlâ sana sadıksam ben kanmakla aşkından,
Nasıl yorgun düşer ki dil anmakla aşkından?
Ne vazgeçerim senden, ne yanmakla aşkından;
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Gözlerin daldığında düşündüğün ben olsam,
Güler miydin benimle, yüreğimle şen olsam?
Ne fark eder artık ben bir bedende ten olsam,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

İçimde bıraktığın hasretin taştan ağır,
Neden duymuyor beni, yüreğin neden sağır?
Gelmez miyim sevgili beni yürekten çağır,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Kalbinde derin duygu, gözlerinde arkın var,
Ve hâlâ dudağımda sevdiğin son şarkın var.
Yıllar sonra anladım, senin engin farkın var,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

             Hamit Hayal / Gönen / 23.08.2013

Kim seni sevebilir, dünyada benden başka

Kim seni sevebilir, dünyada benden başka,
Sen yoksan, gurbet denen illere düşeceğim.
Tutunacak bir dalım, kalmadı senden başka,
Seni sevmek yüzünden dillere düşeceğim.

İtham etsen de beni, bilmediğim bir şeyle,
Ne diyeyim ben sana, benimle gönül eğle.
Hâllerim ile hâllen, derdimi derdin eyle,
Yoksa ben çok vefasız kullara düşeceğim.

Neden böyle değiştin, anlamıyorum neden,
Yenilerek düşmem mi, seni bir mağrur eden?
Sen ruhumu öldürdün, ben geride bir beden,
Al kalan ömrümü de sallara düşeceğim.

Sen eski sen değilsin, yüreğimle sınadım,
Hayat direndi bana, kalmadı bir inadım.
Bir yorgun kuş misali, taşımıyor kanadım,
Bu âlemde çekilmez hâllere düşeceğim.

İster ol, ister olma, ömür zaten akacak,
Söyle hasretin beni az mı, çok mu yakacak?
Bir kader dönümünde, bilsem sensin bakacak,
Belki senin yüzünden fallara düşeceğim.

Ben seni murat ettim, seninle kalacağım,
Bir gönül verebilsen, bir gönül alacağım.
Bir sen kaldın uğrunda hayale dalacağım,
Sonunda mecnun olup, çöllere düşeceğim.

Düşün, bu andan geri bir bakacak olursan,
Sen benim gözlerimden hep akacak olursan;
Kader derim, ömrümü hep yakacak olursan,
Ben nice çile dolu yıllara düşeceğim.

Şayet bulabilirsen, benden hâlleri düzgün,
Mutlu olurum, görmek istemem seni üzgün.
Adına sevmek denen bir aşkım var ki özgün,
Bana bir gönül açsan, yollara düşeceğim.

Hamit Hayal / Gönen / 22.08.2013

1 104 105 106 107 108 144