Başka rüyaya dal, yan başka gülde

Yazdığın ilk mektup bir ak kâğıtta,
Çoktan terk ettiğim adresim vardı.
Yıllar sonra şimdi gönlüm ağıtta,
Yanında eklenmiş bir resim vardı.

Acı hallerdeyim, yorgun her demim,
Ağladım kalbimi sarsınca etkin.
Şimdi bir limanda bekler son gemim,
Bir hüküm yazmaya kaldı mı yetkin?

Bu aşkta bir günah var, kime ait,
Titrerim korkudan yanarken içim.
Yırtıldı o resmin, kalmadı şahit,
Ortada ne yol var ne aşkta biçim.

Şimdi duygularım sönmüş bir külde,
Dilesen sana kim verir bir aman.
Başka rüyaya dal, yan başka gülde,
Ne giden gelecek geri ne zaman.

Hüzün yüreğimde bir yorgun beste,
Bu hüküm kaderden belki söz başı.
Ayrılık ve hasret o ilk adreste,
Geriye kalan bir damla gözyaşı.

Hamit Hayal / Gönen / 15.08.2014

Aslında yüzünden başka nesin sen?

Ben adı vefasız olan bir sözüm,
Aslında yüzünden başka nesin sen?
Aşk denen alevde yandıkça özüm,
Bir kader cüzünden başka nesin sen?

Yıllar yılı bana sen ne verdin ki,
Şimdi sustun, bir murada erdin ki.
Hani bir zamanlar “Aşkım”; Derdin ki,
Kalbimde hüzünden başka nesin sen?

İçinde bir ümit var ise eğer,
Yine de dünyada sevmeye değer.
Yıllar sonra çözdüm ben seni, meğer,
Bir sevda güzünden başka nesin sen?

Sen her kalbi yakan böyle bir oksan,
Hayatta ümidin varlığı noksan.
Ben seni hep sevdim, fakat sen yoksan,
Zalimin kızından başka nesin sen?

Ela gözlerinle kaldın yâdımda,
Sevdamı tükendi birkaç adımda;
Aslında ben seni sevdim, şadım da,
Kalp burkan sızından başka nesin sen?

Atın ey sevgili gönülden atın,
Ahını alırken gökte her katın.
Her seher vaktinde elemsiz yatın,
Hâl bilmez nazından başka nesin sen?

Neden hep takılıp kaldım bir ada,
Ne sen varsın artık ne senden sada.
Ayrılık kaderden hüküm olsa da,
Bendeki mazinden başka nesin sen?

Hamit Hayal /Gönen / 14.08.2014

Hep isterdim hasretine katılsam

Senelerce sana hasret yaşarken,
Bu dünyada sensiz olmak zor derdim.
Akşam olur gün ufkumdan aşarken,
Başım döner, sarhoş olmak zor derdim.

İzin ver de kollarına atılsam,
Hep isterdim hasretine katılsam.
Ne fark eder bundan sonra satılsam,
Yüreğimden nice dolmak zor derdim.

Gönül inler bir onulmaz firakta,
Hiç olmazsa gözüm görmez, ırakta;
Çek git artık beni bende bırak ta.
Bundan sonra seni bulmak zor derdim.

Her yaşanan şimdi bir boş rüyada,
Senden sonra nolur dönse dünyada?
Neden böyle ermek zormuş murada,
Bu ellerde sensiz kalmak zor derdim.

Biliyorum, çekeceğim var daha,
Herkes sahip olmak ister bir baha.
Ben gözünde benzemedim bir şaha,
Ela gözlerine dalamak zor derdim.

Yaşanmış bir aşkı hayal ederim,
Ben sevdanın elinde bir hederim.
Bırak beni böyle yesin kederim,
Gül misali her gün solmak zor derdim.

Hamit Hayal / Gönen / 14.08.2014

Mutlu ol çekerken ben bu azabı

Bir gönül dilinde Hakka niyazdım,
En yakın tavrımı takınmadır bu.
Yıllarca hep derin bir hasret yazdım,
Sanma ki sitemdir, yakınmadır bu.

Çağlara direnir her sabır taşı,
İsyan sayarım ben Hakka dik başı.
Mağfiret dilenmek gözümün yaşı,
Gölgeyim edepten, sakınmadır bu.

Yıllar böyle geçti yara sararken,
Sözümüz tükendi kavl-i kararken.
Sonsuz adreslerde seni ararken,
Yorgun ve ümitsiz bakınmadır bu.

Ebedi sevmiştim, çıraktım sana,
Sılamı, sevdamı bıraktım sana;
Bu hüküm kaderden, ıraktım sana,
Günah işlemekten çekinmedir bu.

Ve bir gün gelecek ben yokum artık,
Ne hasretim kalır ne kokum artık;
Kalbine saplanmış bir okum artık,
Bir rüzgâr misali dokunmadır bu.

Demek açılmıyor her gönül babı,
Mutlu ol çekerken ben bu azabı.
Ayrılık yazıyor aşkın kitabı,
Dudaktan kalbe bir okunmadır bu.

Hamit Hayal / Gönen / 13.08.2014

Ne oldu, nereye gitti bu şehir

Sende gönül denen o süslü kapı,
Ne delişmen gündüz ne uslu gece;
İnsanda çözülmez, karışık yapı,
Her gündüz ardında bir puslu gece.

Kalemim kırıldı yol çize çize,
Ayrılık dediğim gelmiyor dize.
Bir nişane, gönül mahkûm bir ize,
Yol vermiyor dağlar, sisli bu gece.

Sevdama kat derim varsa varından,
Hep böyle bizarım aşkın narından.
Gönlümün çilesi gül-i zarından,
Çözülmez kilitler, paslı bu gece.

Sana sevdam hudutsuzdur, fevki yok,
Yüreğimin o ilk anki şevki yok;
Artık aşkın senden sonra zevki yok,
Gördüm ki her seven yaslı bu gece.

Kurtuluş olur mu içince zehir,
Ağladım, gözümde coşkun bir nehir.
Ne oldu, nereye gitti bu şehir,
Herkes mi kahrınca hisli bu gece.

Alında bir yazı, hüküm bu çağrı,
Kimi kalpten yanar kiminin bağrı,
Ne zaman başladı bilmem bu ağrı,
Kül olup yanacak Aslı bu gece.

Ebedi bir gidiş, yok artık dönmek,
Kaderdir gün gelir ışıkta sönmek.
Dediler yakasız giy bir ak gömlek,
Başlıyor ayrılık faslı bu gece.

Hamit Hayal / Gönen / 12.08.2014

1 84 85 86 87 88 178