Yuvaya dönecek kuşum yok artık

Uzun sürdü seni zihnimden silmem,
Sitemim, isyanım, taşım yok artık.
Aşk nedir unuttum, sevda ne bilmem,
Gözümden akacak yaşım yok artık.

Bir yel savuracak, alacak diye,
Gözüm bir noktaya dalacak diye;
Korkardım hep yarım kalacak diye,
Hakikat olacak düşüm yok artık.

Göz atsaydın anlardın ya çapıma,
Bir mana ver benim durgun yapıma.
Kilit değmiş sürgünlerde kapıma,
Zirvesi göklerde başım yok artık.

Felek bahtımıza mühür vururken,
Hangi ayrılık var durup dururken?
Yıllar sonra gözyaşlarım kururken,
Bir bahar düşünde kışım yok artık.

Neyleyim bu aşkı sen el olunca,
Artık bir virandır bağ gül solunca.
Son veda deminde gözler dolunca,
Erilmez düşlerde işim yok artık.

Bir düşte yaşandı, kalmadı malem,
Varsın dönsün dünya, şen olsun âlem.
Şimdi boynu bükük bir dalda lalem,
Yuvaya dönecek kuşum yok artık.

Hamit Hayal / Gönen / 07.03.2014

Neden sevdim seni, yanmak için mi

Yüreğimin hasretinde üşürsün,
Hasretten bir alev, yakar anılar.
Dilerim ki yar aklına düşürsün,
Gözlerime dalmış bakar anılar.

Hakikate erilecek kök verdin,
Sen yüreği bir yetime ök verdin,
Bir yücelik, özü mavi gök verdin,
Gözümden yaş olup akar anılar.

Dipdiri sağ iken bunca nedenle,
Baş başa bıraktın yorgun bedenle;
Nice duygu, sana mahkûm edenle,
Her yerden karşıma çıkar anılar.

Bekledi sevdanı deminde kalbim;
Gün gelir ve anlar, emin de kalbim,
Senden çok ırak bir zeminde kalbim,
Yorgundur, bitkindir bıkar anılar.

Ömrün dolacağı son günü bekle,
Bu rüya benzemez artık bir şekle.
Mümkünse ömrüme bir bahar ekle,
İsyankâr bir seldir, yıkar anılar.

Bir gölgesin, hayalimden aşarsın,
Bende gönül yenik, nasıl başarsın?
Sen yokken de yüreğimde yaşarsın,
Üstüme çığ gibi çöker anılar.

Bir erilmez düşte anmak için mi,
Bir kırık aynada kanmak için mi;
Neden sevdim seni, yanmak için mi,
Benimle gözyaşı döker anılar.

Hamit Hayal / Gönen / 03.03.2014

Ben seni bu kadar içten sevmezdim

Dört yanımı hüzün sardı, bilseydim,
Ben seni bu kadar içten sevmezdim.
Sonunda ayrılık vardı, bilseydim,
Ben seni bu kadar içten sevmezdim.

Anışın beyhude şarkında beni,
El misali, gönül barkında beni;
Döndürdün bu aşkın çarkında beni,
Ben seni bu kadar içten sevmezdim.

Sen beni gördükçe bir eski kaçak,
Nasıl açsın artık gül salkım saçak.
Başım öne düştü, dağlardan alçak,
Ben seni bu kadar içten sevmezdim.

Dudaktan kalbedir aşkın zemini,
Her sevda sonunda bulur demini.
Saklamak ne zormuş gözün nemini,
Ben seni bu kadar içten sevmezdim.

Gönlüm yaralandı, yüreğim sakat,
Bir hayal uğrunda kalmadı takat.
Sen benim yenilmez tutkumdun, fakat,
Ben seni bu kadar içten sevmezdim.

Aşk bir hikâyedir, ne bilsin kurgun,
Şimdi bir köşede yedim de vurgun;
Yüreğim yoruldu, gözyaşım durgun,
Ben seni bu kadar içten sevmezdim.

Solunda ayrılık, hasret sağında,
Aşka mahkûm ettin, esir ağında.
Yıllar sonra ömrün bu son çağında,
Ben seni bu kadar içten sevmezdim.

Hamit Hayal / Gönen / 27.02.2014

Ben burdayım sen bin yıllık ırakta

Ne bulduysan bilmiyorum firakta,
Gönül seni andı desem, gelmezsin.
Ben burdayım sen bin yıllık ırakta,
İçim her gün yandı desem, gelmezsin

Bağlıyım diyorum ettiğim ahta,
Ne taca sattım ben seni ne tahta.
Baktıkça ağlarım bende ki bahta,
Bir hayale kandı desem, gelmezsin.

İsmin yüreğimde düşeli kayda,
Ben seni sevmekten bulmadım fayda.
Bu ayda olmazsa sonraki ayda,
Fırtınalar dindi desem, gelmezsin.

Bir kader hükmüdür ezelden beri,
Gidenler bir daha gelmedi geri.
Uğrunda bir ömür verdiğim peri,
Özüm kışa döndü desem, gelmezsin.

Her yara alırmış bir gün hızını,
Boşlukta yaşadım, tattım sızını.
Beyhude sevdim ben bir elkızını,
Felek beni yendi desem, gelmezsin.

Vuslata düşteyim, deme; “Yinemi”,
Gözümü yaş ettin, yaktın sinemi.
Hasret doldururken bunca senemi,
Son ışığım söndü desem, gelmezsin.

Yar sanma aldığın her eli gönül,
Sürükler sevdanın zor seli gönül;
Aşkından bir mecnun bu deli gönül,
Seni Leyla sandı desem, gelmezsin.

Hamit Hayal / Gönül, 26.02.2014

Ben bu şehirde sürgün, sen kalbimde bir esir

Bir çıkış bulamadım, bekliyorum arafta,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?
Göster bana sevgini, kalbin hangi tarafta,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Başında ayrılık var, sonunu hüsran bilmek,
Neden mümkün olmuyor hatıraları silmek?
Aşkın kalbimde yara, sevgin boynumda ilmek,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Sana dokunmak yasak elini tutmak haram,
Belki hiç onmayacak, içimde sonsuz yaram.
Düşlerde kalan aşkım, gözleri engin karam,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Keşke sorabilseydim, ederi bu mu aşkın,
Hüzün dolu yüreğim, kederi bu mu aşkın;
Yarım kalmış bir rüya, kaderi bumu aşkın,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Korkuyorum solacak, elime bir gül alsam,
Hangi dala tutunsam, hangi rüyaya dalsam.
Neye yarar ki aşkı, bir gün bir yerden çalsam,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Bin yılın ateşini yorgun içimde yaktın,
Avuçlarımdan kaydın, gözümde yaştın aktın.
Sen benim zihnimde bir düşler şehri bıraktın,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Bana bunca ızdırap, çile verdin, olmadı,
Sen benim her sırrıma belki erdin olmadı;
Hiçbir zaman aklımdan çıkmak derdin olmadı,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Yine güller açacak, yine gül derilecek,
Ne bir sevdam ne aşkım, ne gönül verilecek.
Bundan sonra bir bahar düşüm yok erilecek,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Önüme yolar koydun, umutsuzluk bıraktın,
Bir düşümde kalmadı, uykusuzluk bıraktın;
Sen benim dudağımda bir susuzluk bıraktın,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Gözlerimin önünde çöktü gitti bir hanlık,
Ne sevdam bir faniydi, ne sevgilerim anlık,
Demek ki özün bitmiş, yok mu sen de insanlık,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Yıllar sonra zihninde ne olarak belirdim,
Bir tek işmarın yeter, uzak yoldan gelirdim.
Bu aşk beni mahvetti, hasretinden delirdim,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Düşen yıldız misali kaydı gitti histerim,
Önce yüreğim öksüz kaldı sonra hislerim.
Bu dünyada ben senden başka neyi isterim,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Bu çığ gibi bir aşktan miras kalan anılar,
Baştan sona kederim, ömür alan anılar;
Keşke yalan olsaydı, keşke talan anılar,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Artık biliyorum ki her şey bir bir netleşti,
Yokluğundan kırıldım, nefretim heybetleşti.
Zaten bu yüzden dünya gözümde hep betleşti,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Hep göstermek isterdim sana sevdamı tanık,
Aklıma her düştükçe kalbim boş, içim yanık.
Senden bir af diliyor aşka mahkûm bu sanık,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Kara toprağa tohum ekmekti seni sevmek,
Bir yoksulun düşünde ekmekti seni sevmek;
Belki de bunca çile çekmekti seni sevmek,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Ruhumda ki boşluğa boş gözlerle bakan sen,
Tutkulu amma kıskanç yüreğimden akan sen;
Beni aşkın korunda yıllar yılı yakan sen,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Seni sevmek suçundan müebbede yazım var,
Ne beklenen bir bahar, ne gelecek yazım var.
Bilmiyorum ben kimim, neye bir niyazım var,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

İçimde ki kanayan yaraya aşkın tesir,
Bir gün elbet yazılır bu aşka dair nesir.
Ben bu şehirde sürgün, sen kalbimde bir esir,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Varsın kopsun nereden kopacaksa bu bağlar,
Bilmiyorum bu gönül kaç yıl kaç sene ağlar?
Ölmüş bir bedendeyim, anlamaz beni sağlar,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Hep sevda üzerine olsaydı keşke tutkun,
Düşüşümü hak saydın, yenilgimi bir utkun.
Anladım ki sevgili bir başka senin tutkun,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Hamit Hayal / Bursa / 07.02.2014

1 172 173 174 175 176 245