Osmanlı Hanedanının Yapısı(Kitap)

A.D. Alderson, Osmanlı Hanedanının yapısı ( THA Structure of Otoman Dynasty), Terc: Doç. Dr. Şefaattin Severcin, İstanbul, 1988, İz Yayıncılık, 312 sayfa. Türker’de Mete’den Osmanlılarca kadar bütün Türk devletleri olan; başlıca Hunlar, Göktürkler, Uygurlar, Karatanlılar, Gazveliler, Büyükselçuklular, Harizmşahlar, Anadolu Selçukluları, Anadolu Beylikleri ve Osmanlılar da Devlet ve Kağan ( Sultan, Padişah) kutsaldır.Türker’de Kağan, “yeryüzünün hükümdarı” olarak düşünülürdü. Türk Kağanı adeta “ göğün yerdeki bir temsilcisidir” fakat o. Tanrı değildir. Türkler, sonsuz kudreti olan Tanrı’ya ve onun cihan hâkimiyetini kendilerine ihsan ettiğine kesin olarak inanıyorlardı. Yani Türk devletlerinin Kağanı, yeryüzündeki bütün ülkelerin tek bir hükümdarı olarak telakki edilir ve Türk Kağanları “Tanırının Varlığı” ile bütün dünya ülkelerini yönetirdi. » Devamını Oku

En büyük hastalık kutsallaştırma

Kutsallaştırma ve yok sayma, memleketimizin en önemli ve hastalığı. Bu ikiye ayrılma ve yarılma yalnızca tarih konusunda değil, ortaya atılan her konuda kendini gösteriyor. Siyasiler ve medya da bu hastalığı giderek daha çok besliyor.Akademik çalışmalarını İslam Tarihi alanında yürüten ve özellikle erken dönemde İslam’ın yayılışı ve Hz. Ömer dönemi üzerinde çalışan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Fayda, İslam’ın doğru anlaşılmasında tarih bilinci üzerinde önemli duruyor. Prof. Fayda, Müslümanların geçmişini bilmeden dinine ve geleceğini sahip çıkamayacağının altını çiziyor.  Tarih bilgi ve bilincinin, dinin doğru anlaşılması ve yaşanması açısından arz ettiği önem nedir?  Dinimizin iyi anlaşılmasında tarihin yeri tartışılmaz. Bu husus Kur’an’ı iyi anlamak için esbab-ı nuzul bilgilerine duyulan ihtiyaçta olduğu gibi, esbab-ı vürud bilgilerinin de hadislerin daha iyi anlaşılmasını sağladığını göz önüne alırsak, kendisini hemen gösteren bir zarurettir.  » Devamını Oku

Klasik Dönem Osmanlıı Siyasi Düşüncesi

On üçüncü yüzyılın son çeyreğinde, Anadolu Selçuklu Devletiin Moğol tahakkümü altında otoritesinin iyice zayıfladığı bir ortamda ortaya çıkan beyliklerin en mütevazılarından birisi olan ve fakat, gerek tarihî ve coğrafî şartların uygunluğu gerekse ilk Osmanlı beylerinin mahir siyasetleri sonucunda, tedricen bir cihan imparatorluğuna dönüşecek olan Osmanlı Beyliğiin hangi tarihî şartlarda kurulup büyüdüğü, oluşturduğu siyasî, sosyal ve kültürel yapıların tarihî temelleri vb. hususlar yüzyılımızın başından beri araştırıcıların ilgisini çekmekte ve çeşitli tartışmalara konu olmaktadır. Bu vesile ile Osmanlı kültürünün çeşitli veçheleri de tartışma gündemine girmektedir. Bu yazımızda biz Osmanlıların siyasî düşüncelerinin kaynakları ve bu düşüncenin niteliği hususunu incelemeye çalışacağız.İlk olarak şunu belirtmekte fayda var:Osmanlıların esas itibariyle tevarüs ettikleri tarihî mirası yeni şartlarda sürdürmenin dışında, İslam kültür ve düşüncesine orijinal katkılar yapmadıkları, sadece şerh ve haşiye niteliği taşıyan eserler kaleme aldıkları Osmanlılara yöneltilen tenkitlerin başında gelir

Bana soyadını söyle…

                                                                                        Gürkan HACİR *
23 Temmuz 2011 Cumartesi 10:46 | Son Güncelleme: 23 Temmuz 2011 Cumartesi 10:46

Nereden geliyor hepimizin ikinci isimleri… Dönüp başa baktığımızda, her zamanki adaletsizliğin soyadlarımızda da olduğunu görüyoruz. Önce elitlere ve asil ailelere, yağlı ballı soyadları dağıtıldı. Sonra kalan siyah Türklere ise verilen listeden ne denk gelirse o soyadı olarak takıldı. Çok tuhaf olanlar da buradan yadigar kaldı: Yalak Memeci, Hıyarcı, Dönek, Sıçan, Korkak Kıro, Kalça, Damızlık, Angut, Eşekcanbazı, Öküz, Tavuk, Gıcık, Öldürür, Şebek
Ülkemizde ışık hızıyla değişen gündemi örneklemek için hep şu örneği verirdim. ‘Bizdeki bir haftalık gündemle Norveç bir yıl idare eder.’ Sanki birileri duymuş olacak ki Norveç de, Güney ülkelerinin bir türlü başlarını alamadıkları terör belasına çattı. Şimdi mutlu ve huzurlu Kuzey ülkesi de bizim gibi diken üstünde uyuyacak. Ne yazık… Bu hafta izninizle akıp giden gündemin biraz dışına çıkayım. Uzun zamandır yazmak istediğim bir konuya gireyim.

» Devamını Oku

Bunlar tarih kitaplarıında yazmaz

                                                                     Prof.Dr.Halil LNALCIK *

Bernard Lewis “Köprülü ve Barkan zamanının büyük âlimiydiler, Halil İnalcık tüm zamanların büyük âlim demişti. İnalcık, öyle açıklamalar yaptı ki yer yerinden oynar…Yaşayan en büyük Osmanlı tarihçisi Prof. Dr. Halil İnalcık, Osmanlı dönemi ve Türkiye’nin siyaset hayatına yön veren simalarla ilgili açıklamalarıyla gündem oluşturacak.

» Devamını Oku

1 170 171 172 173 174 178