Ben burdayım sen bin yıllık ırakta

Ne bulduysan bilmiyorum firakta,
Gönül seni andı desem, gelmezsin.
Ben burdayım sen bin yıllık ırakta,
İçim her gün yandı desem, gelmezsin

Bağlıyım diyorum ettiğim ahta,
Ne taca sattım ben seni ne tahta.
Baktıkça ağlarım bende ki bahta,
Bir hayale kandı desem, gelmezsin.

İsmin yüreğimde düşeli kayda,
Ben seni sevmekten bulmadım fayda.
Bu ayda olmazsa sonraki ayda,
Fırtınalar dindi desem, gelmezsin.

Bir kader hükmüdür ezelden beri,
Gidenler bir daha gelmedi geri.
Uğrunda bir ömür verdiğim peri,
Özüm kışa döndü desem, gelmezsin.

Her yara alırmış bir gün hızını,
Boşlukta yaşadım, tattım sızını.
Beyhude sevdim ben bir elkızını,
Felek beni yendi desem, gelmezsin.

Vuslata düşteyim, deme; “Yinemi”,
Gözümü yaş ettin, yaktın sinemi.
Hasret doldururken bunca senemi,
Son ışığım söndü desem, gelmezsin.

Yar sanma aldığın her eli gönül,
Sürükler sevdanın zor seli gönül;
Aşkından bir mecnun bu deli gönül,
Seni Leyla sandı desem, gelmezsin.

Hamit Hayal / Gönül, 26.02.2014

Ben bu şehirde sürgün, sen kalbimde bir esir

Bir çıkış bulamadım, bekliyorum arafta,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?
Göster bana sevgini, kalbin hangi tarafta,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Başında ayrılık var, sonunu hüsran bilmek,
Neden mümkün olmuyor hatıraları silmek?
Aşkın kalbimde yara, sevgin boynumda ilmek,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Sana dokunmak yasak elini tutmak haram,
Belki hiç onmayacak, içimde sonsuz yaram.
Düşlerde kalan aşkım, gözleri engin karam,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Keşke sorabilseydim, ederi bu mu aşkın,
Hüzün dolu yüreğim, kederi bu mu aşkın;
Yarım kalmış bir rüya, kaderi bumu aşkın,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Korkuyorum solacak, elime bir gül alsam,
Hangi dala tutunsam, hangi rüyaya dalsam.
Neye yarar ki aşkı, bir gün bir yerden çalsam,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Bin yılın ateşini yorgun içimde yaktın,
Avuçlarımdan kaydın, gözümde yaştın aktın.
Sen benim zihnimde bir düşler şehri bıraktın,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Bana bunca ızdırap, çile verdin, olmadı,
Sen benim her sırrıma belki erdin olmadı;
Hiçbir zaman aklımdan çıkmak derdin olmadı,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Yine güller açacak, yine gül derilecek,
Ne bir sevdam ne aşkım, ne gönül verilecek.
Bundan sonra bir bahar düşüm yok erilecek,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Önüme yolar koydun, umutsuzluk bıraktın,
Bir düşümde kalmadı, uykusuzluk bıraktın;
Sen benim dudağımda bir susuzluk bıraktın,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Gözlerimin önünde çöktü gitti bir hanlık,
Ne sevdam bir faniydi, ne sevgilerim anlık,
Demek ki özün bitmiş, yok mu sen de insanlık,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Yıllar sonra zihninde ne olarak belirdim,
Bir tek işmarın yeter, uzak yoldan gelirdim.
Bu aşk beni mahvetti, hasretinden delirdim,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Düşen yıldız misali kaydı gitti histerim,
Önce yüreğim öksüz kaldı sonra hislerim.
Bu dünyada ben senden başka neyi isterim,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Bu çığ gibi bir aşktan miras kalan anılar,
Baştan sona kederim, ömür alan anılar;
Keşke yalan olsaydı, keşke talan anılar,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Artık biliyorum ki her şey bir bir netleşti,
Yokluğundan kırıldım, nefretim heybetleşti.
Zaten bu yüzden dünya gözümde hep betleşti,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Hep göstermek isterdim sana sevdamı tanık,
Aklıma her düştükçe kalbim boş, içim yanık.
Senden bir af diliyor aşka mahkûm bu sanık,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Kara toprağa tohum ekmekti seni sevmek,
Bir yoksulun düşünde ekmekti seni sevmek;
Belki de bunca çile çekmekti seni sevmek,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Ruhumda ki boşluğa boş gözlerle bakan sen,
Tutkulu amma kıskanç yüreğimden akan sen;
Beni aşkın korunda yıllar yılı yakan sen,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Seni sevmek suçundan müebbede yazım var,
Ne beklenen bir bahar, ne gelecek yazım var.
Bilmiyorum ben kimim, neye bir niyazım var,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

İçimde ki kanayan yaraya aşkın tesir,
Bir gün elbet yazılır bu aşka dair nesir.
Ben bu şehirde sürgün, sen kalbimde bir esir,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Varsın kopsun nereden kopacaksa bu bağlar,
Bilmiyorum bu gönül kaç yıl kaç sene ağlar?
Ölmüş bir bedendeyim, anlamaz beni sağlar,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Hep sevda üzerine olsaydı keşke tutkun,
Düşüşümü hak saydın, yenilgimi bir utkun.
Anladım ki sevgili bir başka senin tutkun,
İnsafına sığınsam, merhamet eder miydin?

Hamit Hayal / Bursa / 07.02.2014

Yakma dedim içimi, yıkma benim dünyamı

Bir gün seni yaşanmış anılara sığınıp,
Çaresiz andığımı ellerden duyacaksın.
Ötelerde bir yere gözümün daldığını,
Boz bulanık çağlayan sellerden duyacaksın.

Yakma dedim içimi, yıkma benim hülyamı,
Hallerinle öldürdün yarım kalan rüyamı.
Senin için düşleyip, var ettiğim dünyamı,
Bugün olmazsa bir gün, ellerden duyacaksın.

Aşkın çıkmazındayım, hasret girdi araya,
Beni mahkûm ettin sen bir çaresiz yaraya.
Her gün hüzün dolarken gönlümdeki saraya,
Aşkına isyan ettim, dillerden duyacaksın.

Nice ümitlerimi katıp gözümde yaşa,
Neden yolum varıyor benim bir kara taşa?
Bir sevda yorgunuyum, dönüyorum hep başa,
İlendim, gurbet denen illerden duyacaksın.

Seninle aramızda talih mi karaçalı,
Bir son bahar gününde ömrümün soldu alı.
Ne olur kırma artık tutunduğum son dalı,
Kaybolup gideceğim, yollardan duyacaksın.

Bir çilenin neşvesi gözümdeki her damla,
Sana meydan okumak hangi güç, hangi namla?
Ben gönlünde yük olan yenilmez nice gamla,
Bir mecnun olduğumu çöllerden duyacaksın.

Yine delip geçecek gönlümü zalim kargın,
Katlime ferman yazdın son kararın son yargın.
Son kapı kapanırken ne küskünüm, ne dargın,
Bir hazan mevsiminde güllerden duyacaksın

Hamit Hayal / Gönen / 18.02.2013

Sen yoksan ne bahar, ne yaz dilemem

Sen gelmezsen dinmez bu kalp ağrısı,
Özümde yeni bir ateş yak ta gel.
Yenilmiş kalbimin bu son çağrısı,
Bir sabah, bir seher, bir şafakta gel.

Sevda kapısından bin ümitle gir;
Yıkanmış ve yanmış özde olmaz kir,
Yıldızlar düşerken gönlümden bir bir,
Bir sabah, bir seher, bir şafakta gel.

Bir asırdan daha uzun her anım,
Ben sensiz kalamam, yakar her anım.
Düşlerdeki sevdam, sultanım, hanım,
Bir sabah, bir seher, bir şafakta gel.

Yüzün hayalimde en güzel süstü,
Talihim mi döndü, bahtım mı küstü?
Ömrün son güneşi, son akşamüstü,
Bir sabah, bir seher, bir şafakta gel.

Tutan ellerim ol, gözüm ol gör de,
Kalmasın dünyadan ukde bu körde.
Beni düşün, sev de, düşle, aşk ör de,
Bir sabah, bir seher, bir şafakta gel.

Bir sırdır âlem de var mı bir çözen,
Her şey bir planda, var yazan, çizen.
Ne başka sevdam var, ne başka özen,
Bir sabah, bir seher, bir şafakta gel.

Yedirme sevdamı kurda diyorum,
Üzülmem kahrınca vur da diyorum;
Bir derdim var anla, dur da diyorum,
Bir sabah, bir seher, bir şafakta gel.

Yolar hangi yöne gider, bilemem,
Alnımda kadersin, artık silemem.
Sen yoksan ne bahar, ne yaz dilemem,
Bir sabah, bir seher, bir şafakta gel.

Hamit Hayal / Bursa / 06.02.2014

Bilmezsin ağlayan yanımla beni

Gönül defterime yazdım adını,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.
Ben sende bulmuştum aşkın tadını,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

İçimde bir sızı, bir yara sevda,
Ne sevgi isterim, ne kara sevda.
Gönül boş ver artık ne ara sevda;
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Yıllar sonra bile özlediğim yar,
Sevginden kalbimde, başka neyim var.
Düş, Aslı düşünde gez diyar diyar,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Yıldızlar altında göğsüme yatta,
İstersen kahreyle, zoru dayatta.
Senden başkasını bilmem hayatta,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Ezelde var idin, ebed de haksın,
Benim gönlüm hangi gönüle aksın?
Ayrılık ağlatsın, hasretin yaksın,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

İstersen tarif et, tanımla beni,
Bırak git baş başa anımla beni;
Bilmezsin ağlayan yanımla beni,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Mevsimler yaşandı, bir güzden başka,
Bin çile, bin yokuş, bir düzden başka;
Ne kaldı geriye bir yüzden başka,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Dolup boşalıyor gözümde arkım,
Bir yaralı kuştan kalmadı farkım.
Ayrılık türkümdür, her hasret şarkım,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Sarhoşum, her demi şarap eden kız,
Bir ömrü döndürüp, serap eden kız;
Bu aşktan gönlümü harap eden kız,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Dalıp gidiyorum, hâl bende başka,
Demek veda etmek varmış bu aşka.
Şimdi bin pişmanlık dilimde keşke,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem

Hamit Hayal / Gönen / 10.02.2014

1 105 106 107 108 109 178