Çürüdüm, içerim verem aşkından

Dünyada bildik tek günahım olsan,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.
Bin bir pişmanlığım, bin vahım olsan,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Hâlâ bilmiyorum hangi nedenle,
Beni bir tutmuştun zulüm edenle.
Vurgun yemiş bir ruh, köhne bedenle,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Hayat yollarıma koydu bunca taş,
Ne ekmeğim oldu ne bir lokma aş.
Hasretin gözümde olsa sonsuz yaş,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

İnsan yaşadıkça güler ve ağlar,
Bir hayal peşinde geçerken çağlar.
Kopmaz beni sana bağlayan bağlar,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Neden hiç sönmüyor içimdeki nar,
Bazen diyorum ki bir suçum mu var?
Güvendim, dağlara yağsa her gün kar,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

O şehir, arkamda bir hüzün yurdu,
Kanayan gönlümde bir yüzün yurdu.
Yaşanmış bir aşkta son güzün yurdu,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

İşte böyle böyle hâl bu şehirde,
Gönlünce hayale dal bu şehirde;
Geldim gidiyorum, kal bu şehirde,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Çürüdüm, içerim verem aşkından,
Çözülmedik bir yer nerem aşkından?
Farkı yok aşkımın Kerem aşkından;
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Neden düşünmedim, sanki aklım yok,
Yemin olsun, senden başka saklım yok;
Bunu söylemeye belki hakkım yok,
Seni ben hep sevdim, hep seveceğim.

Hamit Hayal / İst-Ümraniye / 18.08.2014

Ne olur gözlerim yaş dolmadan git

Bana bir resmini hatıra bırak,
Benzim sararmadan ve solmadan git.
Sevgili ismini hatıra bırak,
Ne olur gözlerim yaş dolmadan git.

Son defa bakayım yüzüne, dur da,
Git ömrün erdiği en uzak yurda.
Bir sadet bir sevinç kalmadı burda,
Ne olur gözlerim yaş dolmadan git.

İşte bak ömrümü yoluna serdim,
Bu aşk ebedidir, hiç bitmez derdim.
Seninle mutluydum, yoktu bir derdim,
Ne olur gözlerim yaş dolmadan git.

Bahtiyar eylerken sen her anımı,
Gizledim, görmedin bir kör yanımı.
Aşkın bir hükmü say hicranlarımı,
Ne olur gözlerim yaş dolmadan git.

Ayrılık bir gizli elin eseri,
Aşkın hakikati, anla serseri.
Dayayıp bir yere ağlarken seri,
Ne olur gözlerim yaş dolmadan git.

Hamit Hayal / İst-Ümraniye / 16.08.2014

Mutluluk mu, varlığını bilmekte

Onulmaz bir yara idin içimde,
Hayal’i sen hülyasında ağlattın.
Gönlüm şimdi örselenmiş biçimde,
Hayal’i sen rüyasında ağlattın.

İsterdim hep hakikati bilseydin,
Sonra beni yüreğinden silseydin.
Ben ağlardım, bari sen hep gülseydin,
Hayal’i sen dünyasında ağlattın.

Senden sonra ömrüm sanma şahane,
Ne han kaldı gönlümüzde ne hane.
Bu dünyada ayrılıklar bahane,
Hayal’i sen güyasında ağlattın.

Sen yoksan da ben gölgeni özlerim,
Aşılacak kaldı mı yol gözlerim.
Akıp gitti, sele döndü gözlerim,
Hayal’i sen ulyasında ağlattın.

Ölmekte bir benim için, silmekte,
Mutluluk mu, varlığını bilmekte.
Bir hakikat, solacak her çiçekte,
Hayal’i sen fulyasında ağlattın.

Anlıyorsan, muammayı gel çözde,
Gönül körse, görmez elbet bir gözde.
Bir öz vardır muhakkak ki her sözde,
Hayal’i sen “Kul ya”sında ağlattın.

Hamit Hayal /İst-Ümraniye / 21.08.2014

Sensizlik mi, boğazımda hıçkırık

Esirisin sen bu kör sarhoşluğun,
Kırık aynalarda bir ihtiyarsın.
İçimde hiç dolmadı ki boşluğun,
Hangi yöne baksam orda sen varsın.

Yıllar kahır dolu, bitmez bu cedel,
Dünyada tutunmak zor bir başıma.
Sevgili, hasret her mihnete bedel,
Söz aldım, yazacak dostlar taşıma.

Gücüm hiç yetmedi şu yokuşlara,
Ferhat mı, dağları şu delen kimdi?
Son selamım yuvasında kuşlara,
Elimdeki bir resimde yar şimdi.

Aşklardan geriye kalan işte bu,
Kahreden geceler, yorulmuş düşler;
Denizler çalkadım, bak bir damla su,
Her seven böyle bir sonu mu düşler?

Bilmiyorum, hâlâ aklım almadı,
Sevdan bitti, bitti benim savaşım.
Açılacak bir kapım da kalmadı,
Nereye yaslasam dik durmaz başım.

Düşmeli yollara, gitmeli erken,
Artık benim bu şehirde yerim yok.
Kalbime yeni bir hüzün düşerken,
Bir gölge zihnimde, artık perim yok

Sensizlik mi, boğazımda hıçkırık,
Geri gelmez yıllarımda kaldın sen.
İçimde bir sonsuz hüzün, kalp kırık.
Bilmiyorum, hangi ufka daldın sen.

Hamit Hayal / Gönen / 17.08.2014

Bilmiyorum, kimin için ağladın

Nerdesin halimi perişan eden,
Mayamda hasretle karılmışım ben.
Neden ayrılık var bilmem ki neden,
Dört yandan hasretle sarılmışım ben.

Umurunda değil derdim âlemin,
Yıllar yılı boynu bükük lalemin.
Şu aşkıma ceza yazan kalemin,
Yenilmez hükmünce vurulmuşum ben.

Bir zamanlar vız gelirdi şah bana,
Günah aldım, geri döndü ah bana.
Ne olacak halim benim, vah bana,
Ne aranıp ne de sorulmuşum ben.

Ne kalp ağrınım ben ne göz neminim,
Bu hep böyle sürüp gitmez, eminim.
Ayağımdan tutup çeker yeminim,
Kudretim tükendi, yorulmuşum ben.

Emelimi bir gönülde bağladın,
Her günümü yangınlarla dağladın.
Bilmiyorum, kimin için ağladın,
Nicedir küskünüm, darılmışım ben.

Hamit Hayal / Gönen / 16.08.2014

1 83 84 85 86 87 178