Osmanlı Tarihçileri

Osmanlılarda tarih yazıcılığı, Osmanlı Beyliği’nin kuruluşundan 100-150 yıl sonra başlamıştır. Osmanlı tarih yazıcılığının geç başlaması, Anadolu’da Osmanlılardan önce tarih yazıcılığının gelişmemesi ile bağlantılıdır.
A.Beylikler Dönemi (1243 – 1318)
Anadolu’da 13. ve 14. yüzyılda yazılmış olan eserlerde Anadolu Selçukluları ve Anadolu Beyliklerinin tarihi anlatılmış, olaylar Osmanlı devletinin kuruluşuna kadar getirilmiştir.Anadolu Selçukluları ve Beylikler döneminde (1075-1318) Anadolu’da daha çok Arapça ve Farsça eserlerin yazıldığı görülmektedir. Bu dönemde Arap dili “din ve hukuk” alanında, Fars dili “sanat ve edebiyat” konularında egemen olmuştur.Türkçe olarak yazılmış “Danişmendname” ve “Battal’name” gibi eserler, Anadolu’da Türkçe tarih yazıcılığını başlatmıştır. Ayrıca Taberi, İbn Kesir gibi İslam tarihçilerinin eserleri Türkçeye çevrilmiştir. Dönemin ünlü tarih kitapları
El-Evamirü’l-Alaiyye di’l-umüri’l-Alaiyye, İbn Bibi
Müsameretü’l-ahbar ve Müsayeretü’l-ahyar (Tezkire-i Aksarayi), Aksarayi
Menakıbü’l-arifin, Eflaki » Devamını Oku

Bayramınız mübarek olsun

Hasretin sonunda mutlu çağa biz,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.
Yine vuslat ettik kutlu çağa biz,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Bitsin içimizde derin çatışma,
Ne bu kavga, ne bu yersiz atışma.
Gönül sükut bulsun, kalpler yatışma,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Hakkı bulmak, nail olmak erince,
Rahmet kapısından sevgi derince.
Kul dilesin verir Rabbim verince,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Sessiz kapıları çalıp bu bayram,
Sevgi deryasına dalıp bu bayram.
Gönüller yapalım alıp bu bayram,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Mümin taat eder, özde umutlar,
Terkedin dünyayı kara bulutlar;
Bu bayram aşılsın derin buutlar,
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

İç dünyanı yeni baştan kur bugün,
Yüce Rabbin huzurunda dur bugün,
Tevekkül et, gökten insin nur bugün;
Dostlar bayramınız mübarek olsun.

Hamit Hayal / Gönen / 29.08.2011

Niçin geri kaldık?

Geride bıraktığımız yüzyılda en ciddi aydınlarımızdan birisi şüphesiz Peyami Safa‘dır.Ona göre Avrupa’nın idrakini Yunanlılardan daha çok Romalılar doldurmuştu. Belçikalı Dumant Wilde‘nin “Avrupa Kafasının Tekamülü” adlı kitabındaki şu satırların kanaatinde rol oynadığını belirtiyor: “Avrupa’nın Roma’da bulduğu en büyük miras şudur: Devletin bölünmezliği; Asya monarşilerinde devlet, hanedan sülalesinin mülkü telakki edilirdi. Hükümdar onu büyütebilir, ötekine berikine dağıtabilir; çocuklarına verebilirdi. Roma devleti ise herkesin malı, Res Publica’dır.” » Devamını Oku

Frenk kralların Türkçe merakı *

Tarih boyunca Osmanlı’ya iltica edenler arasında Avrupalı krallar da vardı. Bu krallardan bazıları Türk diline ilgi duydular, Türkçe öğrendiler ve yazdıkları eserlerde Türkçe kelimeler kullandılar. Türkçe öğrenmekle yetinmeyip Türkçe gramer kitabı yazanlar da oldu.
Osmanlı Devleti tarih boyunca hem doğudan hem de batıdan dini ve siyasi nedenlerle ülkelerini terk eden binlerce mülteciye kapılarını açmıştır. Osmanlı’ya sığınanlar arasında üst düzey asker ve bürokrat bulunduğu gibi Avrupa siyasetine damgasını vuran krallar da vardır. Osmanlı’ya sığınan bu krallardan bazıları Türk diline ilgi duydular, Türkçe öğrendiler ve yazdıkları eserlerde Türkçe kelimeler kullandılar. Hatta bu krallardan 1849 yılında Osmanlı Devleti’ne sığınan Macar Kralı Lajos Kossuth Türkçe öğrenmekle yetinmeyip Türkçe gramer kitabı yazacak kadar Türkçe ile ilgilendi. » Devamını Oku

Tarihi ve Sosyolojik Açıdan Osmanlı Beyliği

 

Anadolu’da beyliklerin kuruluş sürecini anlamak için, bir zamanlar merhum Fuad Köprülü’nün belirttiği gibi, 13-14. Yüzyıllarda Anadolu’nun siyasî, sosyo-ekonomik ve kültürel gelişmelerini ilmî bir şekilde tahlil etmeliyiz. Tabiatıyla bunu daha geriye götürmemiz mümkündür, yani, meseleyi, Anadolu’nun Türkleşme ve İslamlaşması süreci çerçevesinde de düşünebiliriz; ancak, beyliklerin kuruluşunda birinci dereceden etkili âmilleri ararken 13. Yüzyılda Anadolu’ya bakmamız gerekir.
Bu bağlamda Moğol istilası, Anadolu Selçuklu Devleti’nin tedricen Moğol-İlhanlı denetimine girişi ve merkezî otoritesinin zayıflaması, bu süreçte vuku bulan göçler, merkezî otoritenin zayıflamasına paralel olarak Beyliklerin teşekkülü, Bizans’ın uç boylarındaki kontrolünün zayıflaması, İlhanlılarla rekabet halindeki Altın Ordu ve Memluk devletleri vb. etkenleri anmamız gerekir. » Devamını Oku

1 236 237 238 239 240 245