Kalbinde muktedir bir eski hüzün

Sarmaşık gülleri gibiydin, sargın,
Sevdiğin o adam el oldu şimdi.
Bir zandı aslında geçersiz yargın,
Gözlerin durulmaz sel oldu şimdi.

Artık dilin konuşmalı bükümsüz,
Bilmem seni günahından yükümsüz.
Yazdığın fermanlar geçti, hükümsüz,
Akıp gitti yıllar, yel oldu şimdi.

Günün mü başlıyor bitiyor vahla,
Ömrün mü geçiyor bir dinmez ahla.
Saltanat sürdüğün bunca günahla,
Kalbin de ateşte kül oldu şimdi.

Aşıldı dağların, tükendi düzün,
Kalbinde muktedir bir eski hüzün.
Kalmadı yüzüme bakacak yüzün,
Söylemez dillerin, lâl oldu şimdi.

İçini bir dert mi kemirir, yerde,
Çevirdin yüzünü gördüğün yerde.
Şimdi ağlıyorsun güldüğün yerde,
Sende hep bir garip hâl oldu şimdi.

Bir yerim olmadı belki gözünde,
Ne sitemler tattım yakan sözünde.
Yıllar sonra bir gün artık özünde,
Ben değil, eller mi gül oldu şimdi?

Hamit Hayal / Gönen / 18.04.2013

Ben Mayısta doğmuşum ve ölmüşüm

Leyli dilde duyarım hep methini,
Bir ben kaldım bu dünya da kederle.
Dön tamamla yüreğimin fethini,
Barışmam zor artık benim kaderle.

Işığında arıyorken hep dünü,
Yeter artık yanan gönlüm durulsun.
Bir bir saydım gelip geçen her günü,
Gönül ister yüce divan kurulsun.

Ayrılığın başı göğe ermezmiş,
Aramızda şimdi zaman bir perde.
Direnir ve hasret boyun eğmezmiş,
Bilmiyorum kim yüce de kim yerde?

Güneşi ben gözlerinde özledim,
Sen çok uzak yıldızlara karıştın.
Tam bin yıl var yollarını gözledim,
Zor düşmanım ayrılıkla barıştın.

Kışlar geldi geçti, mevsim gül demi,
Şeyda bülbül bir nedamet çilermiş.
Benim gönlüm bir alevde, kül demi,
Bir vefasız gülden himmet dilermiş.

Yakışmaz mı giydiğin hak gelinlik,
Yüreğinde düşlerini bölmüşüm.
Kefenimdi giydiğin ak gelinlik,
Ben Mayısta doğmuşum ve ölmüşüm.

Hamit Hayal / Gönen / 18.04.2013

Ağlattın gönlünün yargılarıyla

Bir gurbet köşesi, bir ırak yerde,
Yeniden kapımı çalsan ne olur?
Tükendim ben artık bırak bir yerde,
Hasreti içimden alsan ne olur?

Sanma ki densizim ya da bir taşkın,
Bir vurgun yemişim olmuşum şaşkın;
Yarın ki yüzünü düşün bu aşkın,
Gitmeyip benimle kalsan ne olur?

Tutunmak istersin, kırılır dallar,
Yaslara bürünür giydiğin allar.
Sevdiğim çıkmazsa tuttuğun fallar,
Göğsümde uykuya dalsan ne olur?

Bir gönül dili var, anar içimde,
Bir yara bıraktın, kanar içimde.
Hasretten yüreğim yanar içimde,
Derdime bir derman olsan ne olur?

Dilinin sitemkâr kargılarıyla,
Ağlattın gönlünün yargılarıyla;
Yaralı kalbimin sargılarıyla,
Bir gurbet deminde bulsan ne olur?

Hamit Hayal / Gönen /17.04.2013

Sanki bir fermandan karar gözlerin

Elemi ayrı dert, yakışı başka,
Ruhumu sımsıkı sarar gözlerin.
Tutuldum, düştüm ben bu arsız aşka,
Kâr kalsın, bir ömür zarar gözlerin.

Sadece sevmişim, sana nettim ben,
Aklıma düşünce özün yettim ben;
Belki de sevmekle günah ettim ben,
Gönlümde dağları yarar gözlerin.

Özümde bir yangın, alev almışım,
Sanki bir ummandan içre dalmışım;
Bir ömür ben öyle sarhoş kalmışım,
Bu bende hep beni arar gözlerin.

Ruhunda gördüğüm dünya iç densin,
Yakarım bir ömrü bana hiç densin;
Aslında sen zaten böyle içtensin,
Sanki bir fermandan karar gözlerin.

Hamit Hayal / Gönen / 14.04.2013

Bu aşktan geriye bir kül bıraktın

Bu aşkın alevi sönmez özümde,
Ne zaman yarama baktın sevdiğim?
Varlığın bir hasret tüter gözümde,
Gözümden yaş olup, aktın sevdiğim.

Kaç yıl oldu defterinden sileli,
Bir yol çıkmazında ömür çileli.
Yıllar var kendimi bildim bileli,
Aşkın âleminde yoktun sevdiğim.

Kaderin hükmüdür alınyazımız,
Feleğe geçmedi bir gün nazımız.
Şimdi hicran çalıp, söyler sazımız,
Sen beni içimden yıktın sevdiğim.

Taşıma bağlanmış bir tül bıraktın,
Gönlümde alevden bir gül bıraktın.
Bu aşktan geriye bir kül bıraktın,
Sen beni bir ömür yaktın sevdiğim.

Hamit Hayal /Gönen 16.04.2013

1 207 208 209 210 211 235