Ben sana varmayan yollara düştüm

Benim kaderime sevenler tanık,
Adı gurbet olan illere düştüm.
İçimde hasretin, bağrımda yanık,
Söz bilmez ağızda dillere düştüm.

Çekip al içimden hüzünü artık,
Göreyim bir lâhza yüzünü artık.
Anladım ben aşkın özünü artık,
Bunca iflâh etmez hallere düştüm.

Bahçemdeki bir gül olsaydın eğer,
Gönlüm teslim olur, kalbim baş eğer.
Bir ömür sevmeye seni hep değer,
Çok yazık hep zalim ellere düştüm.

Ağır bir hasret bu, üstüme çöken,
Ayrılık bir rüzgâr, kökümden söken.
Yıllar yılı sana gözyaşı döken,
Ben çok erken solan güllere düştüm.

Gönlümü saray bil, kalbimi evin,
Kaldı mı dünyanda bir sevgi devin.
İsterdim mutlu ol, aşkı tat, sevin,
Ben sana varmayan yollara düştüm.

Hamit Hayal / Gönen / 04.04.2013

Zorlama kendini bir veda için

İstersen bir hatır sor ayaküstü,
Zorlama kendini bir veda için.
Kadere yenildim, talihim küstü,
Zorlama kendini bir veda için.

Bütün hatıralar bir cümle sözden,
Bir yağmur düşecek ardınca gözden.
Bir farkım kalmaz ya yaralı güzden,
Zorlama kendini bir veda için.

Bir zaman sevmiştin sen beni güya,
Ne hayalim kaldı ne de bir hülya.
Yıkılsın bu şehir, bitsin bu rüya,
Zorlama kendini bir veda için.

Ben seni arayıp buldukça özün,
Zihnime bir gölge düşecek yüzün.
İçimde bir boşluk, kalbimde hüzün,
Zorlama kendini bir veda için.

Hamit Hayal / Gönen / 03.04.2013

Bir gün bu şehire yolun düşerde

Aklına gelirde bir eski zaman,
Yeni hülyalara dalmazsan, yazık.
Bir gün bu şehire yolun düşerde,
Yeniden kapımı çalmazsan, yazık.

Ayrılık bir kaçış, say ki bahane,
Yıkıldı içimde belki kaç hane.
Bir rüyamız vardı bizim, şahane,
Uzanan elimi almazsan, yazık.

Seneler susturdu, kahırlar kesti,
Bu hasret bir çığlık, bir hazin sesti.
Şimdi suyolunda kırık bir testi,
Eski bir hasretle dolmazsan, yazık.

Kaderin dilinde aşk neyi dermiş,
Bir vuslat düşünde kime ne vermiş.
Var mı bu dünyada murada ermiş,
Sen ki o eski sen olmazsan, yazık.

Ümidin külleri sönmüş ocakta,
Bu şehirde sensiz köşe, bucakta.
Hasreti besledim boş bir kucakta,
Sevinçten sarılıp, ölmezsen, yazık.

Hamit Hayal / Gönen / 03.04.2013

İnsana bir daha gülmez mi kader?

İstersen gönlüme gir ağlat beni,
Bunca günahım var, silmez mi kader?
İstersen bir gönül ver bağlat beni,
Ben seni sevmişim, bilmez mi kader?

İlkten sona gider aşkın katları,
Var mıdır elemden başka tatları?
Gönül menzilinde yordum atları,
Çağırsam imdada gelmez mi kader?

Hatırla aşkımız eski bir bağıt,
Nicedir dilimde bir sessiz ağıt.
Elim bir hikâye ve bir kaç kâğıt,
Yırtıp parça parça dilmez mi kader?

Bilme beni hasret ömrümü yerken,
Nasıl yenildim ben bu aşkta erken?
Mevsimler tükendi; “Vakit ne? “derken,
Ölürüz, bizimle ölmez mi kader?

Bir yüzü karardı bir yüzü kaldı,
Bir mana, bir meal, bir özü kaldı.
Okundu bu aşkın son cüzü kaldı,
İnsana bir daha gülmez mi kader?

Hamit Hayal / Gönen / 31.03.2013

Döneni görmedim gittiği yerden

Ezelden hüküm var ölüm tatmaya,
Bizden alacağın bir can mı kalır?
Sonunda koynuna girip yatmaya,
Söyle kara toprak, bir an mı kalır?

Seneler tükendi, yaş bilmem ki kaç,
Kaldı mı nefsimden verilmedik baç?
Aç bana koynunu kara toprak aç,
Hancıdan geriye bir han mı kalır?

Ölüm muhakkaktır, gelecek başa,
Sığınmak isterken bir damla yaşa.
Gözlerim dalar bir dikili taşa,
Nişanem silindi, bir şan mı kalır?

Ölüm ne geç gelir ya da ne erken,
Ne çabuk tükendi bir ömür derken.
Ben kendi halimde ömrümü yerken,
Zaman, mekân ya da bir yan mı kalır?

Kimi hasretince dilinip gitti,
Kimi şöhretince bilinip gitti.
Bir iz bırakmadı, silinip gitti,
Dünyada sultanlar, bir han mı kalır?

Var mıdır dünyada düşmedik derde,
Korkağa dokunur, değmez mi merde.
Kader hüküm kılar düşer bir perde,
Esrarı çözülür, nihan mı kalır?

Ne canlar var idi, baş eğmez erden,
Yer ile göklerden, bilmeyiz nerden.
Döneni görmedim gidilen yerden,
Her biri sonunda üryan mı kalır?

Hamit Hayal / Gönen / 31.03.2013

1 153 154 155 156 157 178