Bayrağım

 

Bin yıllık hatırayla tarihim denen kökte,
Var olma kavgamızdan kalan bir şan bayrağım.
Arzdan arş’a kapılar açıp ta mavi gökte,
Çağlar üstü çağlara menzil aşan bayrağım.

Hakkı arayan gönül, destan bengi taşlarda,
“Düşmeyecek ebedi” der gözde ki yaşlarda.
Kuvvet ve kudretimden bir gölge ki başlarda,
Yenilmez bir imanla kalpten taşan bayrağım.

Yaşama sevincimle dost al ve ak renklerde,
Nice mazlum adına vuruşurken cenklerde;
Bize kader yazılmış, gönlüm var ahenklerde,
Yücelen bir talih ol, aşkla yaşan bayrağım.

Ay’ı avuçlar gökten, yıldızlara son sefer,
Kan rengi şafaklarda şaha kalkmış ya nefer;
Bahtımdır arz’a dikmek, kaderimdir her zafer,
Medeniyet nuruna doğru koşan bayrağım.

Bir düğünde gelinlik, şehidimde örtü, pak,
Ebedi bir müjdeyi gökten yere vermiş Hak;
Tarih denen zamanda başım dik ve yüzüm ak,
Tarih ve talihime sonsuz nişan bayrağım.

                         Hamit Hayal / Gönen / 14.01.2013

İbret aynasında

İbret aynasında andım tarihi,
Zaferle dolu her anımız bizim.
Yıllardır dönmeyen makus talihi,
Döndürmeye hazır canımız bizim.

O eski düzenler nasıl kurulur,
Kimi şaha kalkar, kimi vurulur,
Zaman nerde akar, nasıl durulur,
Yıkılmış, virane hanımız bizim.

Bir zamanlar doludizgin akında,
Uzak mesafeler her gün yakında.
Kılıçlar paslanmış şimdi bir kında,
Yeniden yazılsın şanımız bizim.

Verilmiş vaatler, alınmış sözler,
Yarına dalması gereken gözler;
Bugünü değil de, hep dünü özler.
Dökülmeye hazır kanımız bizim?

Kırılacak elbet bir gün inatlar,
Anka’dan alınmış sanki kanatlar;
Mohaç’tan Umman’a yüce sanatlar,
Resul-i Zişan’dır hanımız bizim.

Şafak sökmesine saatler kala,
Padişah secde de, kıyamda lala.
Serhat boylarında yine dört nala,
Sarılsın ön, arka, yanımız bizim.

Hamit Hayal /Gönen / 11.03.2011

Bir millet…

Allah’ı zikreder, gözünde yaşla,
Derin bir imanla bitmeyen taat;
Bir millet düşünün secde de başla,
Dün asırlar geçti, bugün kaç saat?

Gazada bir ömür, cihat’ta çağlar,
Dönülmez bir iman Allah’a bağlar.
Resul-i Zişan’ın züht’ünce ağlar,
Çilesi meşk idi, şimdi sefahat.

Rahmandır rahmeti veren ve alan,
Çürümüş bu düzen, nicedir yalan;
Ne kendine zulmet, ne de oyalan,
Hani hükümranlık, nerde şecaat?

Bir millet düşünün düne umursuz,
Mukaddes sürünür, imanı sursuz.
Bir millet düşünün bugünü nursuz,
Arş’ta hak ziyandır, arz’da fecaat.

Bir millet düşünün kendine esir,
Basiret bağlanmış, etmiyor tesir.
Muhteşem mazisi sonsuz bir nesir,
Yenilmez kader mi zulme itaat?

Bir millet düşünün gözyaşı dökmüş,
Bir millet düşünün Rabbe diz çökmüş.
Bir millet düşünün şafağı sökmüş,
Resul-i Zişan’dan almış şefaat.

Hamit Hayal / Gönen /11.03.2012

Tarihim

Sordum “ Gülecek mi yine talihim”
“ Muhteşem yaşanan o anlar” diyor.
Hangi sayfasını açsam tarihim,
“Boşa mı döküldü bu kanlar” diyor.

İman kudretiyle yoğrulmuş, bedi,
Hak ile dostluğum benim ebedi.
“Yeter ki çökmesin gönül mabedi,
Allah’a adanır ne canlar” diyor.

“Perdeler açmaya varsa talibi,
Küfür zelil olur, iman galibi.
Baş eğsin, tabi kıl hükme salibi,
Susar ebediyen bu çanlar” diyor.

“Bir şafak düşünde geçen ömür az,
Kışın arkasından bahar, sonra yaz.
Kalp iman ettiyse ve diller niyaz,
Allah’ın indide ak hanlar” diyor.

Kudretin sahibi yüce Allah bir,
Resul-i zişandan öte var mı pir?
Cihat meydanına yeni baştan gir,
Gökten yere iner ne şanlar” diyor.

“Bu millet vahdete adanmış nefer
Ferman mı bekliyor, fetva mı sefer?
Kim vardır hüsranda, kim tadar zafer,
Kurandan bir hüküm nişanlar” diyor.

Hamit Hayal / Gönen / 04.09.2011

Padişah secdede

Viyana üstüne yeni bir sefer,
Taçlansın asrımız, anımız bizim.
Kalmasın nizama girmedik nefer,
Allaha adanmış canımız bizim.

Bu hangi çağ demem, bu zemin nere,
Cennet yakışmaz mı müminden ere?
Atamın cihan da gittiği yere,
Bir bayrak dikmekmiş şanımız bizim.

Cihan devlet ister, bekler günümüz,
Gaza da, cihat ta geçti dünümüz.
Garp ta tarih yazdık, şark ta ünümüz,
Sultan Süleyman’dır hanımız bizim.

Asrı zayi olan “ettim” der mi kâr,
Küfür beyan olmuş, ayandır inkâr.
Ferman et katınca, öne düş hünkâr,
Zafer için aksın kanımız bizim.

Zafere “el aç” der, ökten isteriz,
Özenir, şan, şeref kökten isteriz.
Yerden niyaz eder, gökten isteriz,
Vatandır, gül açar ban’ımız bizim.

Şafak sökmesine saatler kala,
Padişah secde de, kıyam da lala.
Serhat boylarında yine dört nala,
Sarılsın ön, arka, yanımız bizim.

Hamit Hayal / Gönen / 04.09.2011

1 3 4 5 6