Yasta Filistin

Ulu hakan Abdülhamit Han gitti,
Nicedir perişan, hasta Filistin.
Dostun gölgesinde bir rüya bitti,
Mazluma bin nişan, yasta Filistin.

Gönül gözü açık nice kalpte fer,
Yüce Salahaddin ne zaman sefer?
Kuşanmış bekliyor, yüz binler nefer.
Yeniden uyansın sarsta Filistin.

Kisralar tükenmez, firavunlar hiç,
Nesiller türemiş, peyda olmuş piç.
Kopulmuş asıldan, çürümüş ya iç,
On yıllar muhtaçtır dosta Filistin

İşte zamanıdır belli olsun hak.
Çeçenistan düşmüş, ağlıyor Irak.
Kimin yüzünde nur, kimin alnı ak,
Tükenmiş Pakistan, Fas’ta Filistin.

Bugün Filistin de Müslüman mülke,
Zalim hükmetse de düşmez bu ülke.
Nerede insanlık, hak, hukuk, ilke,
Türkler sessiz, suskun Fars’ta Filistin.

Anladım şah olmuş bunca simanın,
Özünde körelmiş aşkı imanın.
Adı İslam olan sonsuz limanın,
Rahmeti çaredir kast’a Filistin.

İmandan bir sine ve setiyle biz,
Bir cenkte ruhumuz ve etiyle biz;
Yavuzun muhteşem heybetiyle biz,
Mü’miniz, kardeşiz nas’ta Filistin.

                        Hamit Hayal

Yastayım Hanım

Yere düştü son imanlı neferde,
Gözüm nuru söndü, yastayım hanım.
Diriliş denilen o son seferde,
Talihim ters döndü yastayım hanım.

Hesapta zor eski günün dökümü,
Rahmet kuşatmıyor artık gökümü.
Aslımı keşfettim, buldum kökümü,
Yerimiz hep öndü, yastayım hanım.

Çağlar geçti ta derinden “ah” edip,
Bu milleti yeni baştan şah edip;
Gün görmedik zaferleri bah edip,
Fırtınalar dindi yastayım hanım.

Şimdi bize uzak nice yakınlar,
Kılıçlar paslandı, çözüldü kınlar.
Artık hudutlardan aşmaz akınlar,
Öze hasret sindi, yastayım hanım.

O eski illeri basarken yağı,
Hanımın muhteşem kıldığı çağı;
Kaybettik kalmadı bir gönül bağı,
Bize garip dendi, yastayım hanım.

Bir vatan, bir bayrak, ilahi dinle,
Düşlerim dolardı nazlı Budin’le.
Bu dinmez hasrete kulak ver, dinle,
Küffar bizi yendi, yastayım hanım.

Bir aşkımız vardı engin ve ulya,
Bu bir hayal desem, ya da bir rüya;
Çözüldük, küçüldü koskoca dünya,
Gökten bayrak indi, yastayım hanım.

                               Hamit Hayal

Haramdır gözlerden yaşın düşmesi

Geniş günler bitti, şimdi darlığım
Kahrolası melun azmış diyorlar.
Yine tükenmede bugün varlığım
Kader bir şahadet yazmış diyorlar.

Mazimin sitemi nar dudağında
Nice hal arz eder var bucağında.
Ateşler yakarken yar kucağında
Küfür bize mezar kazmış diyorlar.

Gökler yere iner, yer pare, pare
Ağlasın gözlerden çekilsin hare.
Hakikat ehlinden vuslat var yâre
Şehidin varması nazmış diyorlar.

Vuslata yürürken bunca erimiz
Yemende, Balkanda nerde çerimiz;
İmanla yoğrulmuş alın terimiz,
Allah’ın katına arzmış diyorlar.

Ezelden verilmiş vuslata sözler
Bu fani dünyayı görür mü gözler?
Her kim ki hasretle Allah’ı özler
Allah nizamınca tarzmış diyorlar.

Bu vatan sevdası Allah indinde
Ölüm son diriliş, müjde dininde.
Mümini bir meftun, heva rindinde
Bir kalbi muhabbet hazmış diyorlar.

Vatandan küffara taşın düşmesi
Haramdır gözlerden yaşın düşmesi.
Allah kitabınca başın düşmesi
Din ve vatan için farzmış diyorlar.

Hamit Hayal/ Gönen / 05.11.2009

Şehitler

Hakikat yurduna hicret deminde,
Nöbet bitmiş, silah çatmış şehitler.
Hakkın rızasından kalbim eminde, 
Hüsran bilmeyecek zatmış şehitler.

Bu fani alemin yunup kirinden,
Nihayet Allah’a erme fikrinden.
Arşın kapısında vuslat zikrinden,
Kalbinden korkuyu atmış şehitler.

Asil ve yüce kan kudret denginde,
Bayrağa renk vermiş kızıl renginde.
Ölümü yenerken kutsal cenginde,
Vatana bir ömür katmış şehitler.

Şehitler şanından ebed mirliğim,
Düzenim kurulu, çökmez dirliğim.
Bugün varsa bir çözülmez birliğim,
Vatan için ölüm tatmış şehitler.

Hakikat sırrının arif gülleri,
Dilim nasıl etsin tarif gülleri.
Cennet bahçesinin zarif gülleri,
Ufkumda bir güneş batmış şehitler.

Vatan sevdamızın engin nakışı,
Artık hürdür ırmağımın akışı;
Dinmez hasret, ayrılığın yakışı,
Kalbimde sonsuza yatmış şehitler.

                         Hamit Hayal

1 4 5 6