Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?

Hasretler sığdırdım ben bunca yıla
Saçlarım ağardı, kar Anadolu’m.
Gurbet çilem olmuş, kahrımdır sıla
Yolumu beklerken yar Anadolu’m.

Hayali bile hoş, an ardınca kan
Coşkun sel misali didemden akan.
Sanki alev düşmüş özümü yakan
Hasret yüreğimde nar Anadolu’m.

Yanılır kim derse fikrimiz köksüz
Çok şükür Allah’a koymadı göksüz.
Belki biraz yoksul, ben gibi öksüz
Nice köyler, nice şar Anadolu’m.

Yakan göz misali kalbime tesir
Uzak arzulardan ne kaldı esir?
Sanat böyle bir şey, içli bir nesir
Halayı, horonu, bar Anadolu’m.

Dünden gelip, aşkla yarına koşan
Bahtında bir yıldız tarihten o şan.
Sevdanla şad olup, feryatla coşan
Bedenim ruhuma dar Anadolu’m.

Şimdi zaman belli, bir yol başında
Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?
İbretin son hükmü mezar taşında
Başat tutkularım var Anadolu’m.

Hamit Hayal / Gönen / 11.10.2016

Zaman bize bir günde gül bırakır

Bu yerlerde bozkır ıssız ve engin
Gün altında ne kalpleri yakarken.
Bir yerlerde bir tarih var ve zengin
Ne zamanlar gördüm düne akarken.

Tarih der ki sayfasının birinde
Ne sıradan yaşam burada ne sorun.
Güzel yüzler gül saçarmış şirinde
Makam, mevki, mansıp ya da ne orun

Kim aşina, kiminin bir bildiği
Ulu atam şimdi çekmiş bir perde.
Kim ne bilsin hatıramdan sildiği
En görkemli yüce dağlar bu yerde

Bu yer ruhun ötelere erdiği.
Aslında dün başlamakta biterken.
Bir hasrettir bize geri verdiği
Kimse kalmaz bugün dünü iterken.

Diriliş var yine belki yakında
Bozkırların zor çağrısı rüyamda.
Yine Türk’ü gördüm kutsal akında
Kalbin bir hoş ağrısı var rüyamda.

Anladım ki kapılınca bu sele
Zaman bize bir günde gül bırakır.
Olmak ya da olmamakmış mesele
Ya da yakar bir günde kül bırakır.

Hamit Hayal / Gönen / 24.04.2016

Yüce millet vatan biziz, han biziz

Duamıza kapı açsın göklerde
Allah için süngü yiyen döş bizim.
Bir diriliş bekler bizden köklerde
Nizam-ı aleme yüce düş bizim.

Varsın zaman batsın ücra bir yerde
Bir soysuzdan kalmamalı kir yerde.
Hani Âdem, yüce Zişan pir yerde.
Hakikate adanmış her yaş bizim

Ümitlerim eriş artık bir rüşde
Nice hasret saklı kaldı bir düşte.
Hüzün biter, biter bir gün düşüşte
Hüve’l baki yazan kara taş bizim

Allah biliyor ki zor kul diyetim
Hasretim çok derin, sızlıyor etim.
Başına kalbimin değdiği yetim
Fakir sofrasında pişen aş bizim

Medeniyet, kültür, tarih kan biziz
Bir bedene ruhtan giymiş can biziz.
Yüce millet, vatan biziz, han biziz
Hak yolunda öne düşen baş bizim.

Hamit Hayal / Gönen / 23.03.2015

Bana; “Hasretin ne?”; Diye sordular

Yeni bir cihan bu, yeni ordular,
“Son şafak vaktine giriliş” dedim;
Bana; Hasretin ne?“ diye sordular,
Ben; “Bu millet ile diriliş” dedim.

İmanın düştüğü yerde küfr arsız,
Çağlarım zayolmuş, asırlar kârsız;
Neyleyim dünyayı sevgisiz, yarsız,
Küskün gönüllere; “Eriliş” dedim.

Allah kelamından öte ne ilke,
Ehl-i iman ile mamur bir ülke.
Elbet yakışırdı adalet mülke,
“Haklıya hakkınca veriliş” dedim.

Allah’ı bir bilmek, teslimiyet şan,
Secdemden iz olsun alnımda nişan.
Mürşid-i kâmilim Nebiy-i Zişan,
“Yolunda bir mümin görülüş” dedim.

İman bir bağlanış, züht ile akın,
Maziyi hayal et, Allah’a yakın.
Gönlüne bir keder düşmesin sakın,
“Sökülürse farzdır örülüş” dedim.

Bir hakikat değil elbette zahir,
Talih mi ters döndü, küfür mü mahir?
Hangi mümin vardır çekmesin kahir,
“Bir hicrete döner sürülüş” dedim.

Bir muhteşem zaman ile yine ben,
Devletimden ferman diye sine ben,
Ruh ve beden siper ettim dine ben,
“Kader her defter de dürülüş” dedim.

Hamit Hayal / Gönen / 28. 02. 2014

Vatan

Gurbet şafağına ak düşmüş talih,
Hasretle andığım bir yardır vatan;
Bir kader hükmünce yazılmış tarih,
Yeryüzünde cennet diyardır vatan.

Vatan ne dağ taşta görülen zahir,
Sevdayla vuran kalp, sevmekle mahir;
Ne fark eder sürse bin yıllar kahir,
Nice kalpler yakan bir nardır vatan.

Vatan, hasretinden mahrum ve köksüz
Çok şükür, kalmamak cihanda göksüz.
Aşkım, gözünde yaş taşıyan öksüz,
Sarıkamış ta ki zor kardır vatan.

Bir şefkat ocağı, bir ana bağrı,
Her gönül yurduna düşen bir çağrı;
Onsuzluk başka dert, başka bir ağrı.
Namus, şeref, bayrak ve ardır vatan.

Gerçekle aramda yalnız bir perde,
Başkadır bu toprak, dermandır derde.
Cennet düş âlemi, ölüm siperde,
Gözümden akan yaş, pınardır vatan.

Hayat bir arzudur yorgun bakışta,
Ümit her yazında, hasret var kışta
Kucaklar dünyayı kalp her yakışta,
Ebede kök salmış çınardır vatan

Cennet bu toprakta, bende kanaat,
Gönlümde çark döner, işlerken sanat;
Hudutsuz göklerde kuş çırpsın kanat,
Ölüm bile ölür, hep vardır vatan

Hamit Hayal / Gönen / 11.01.2013

1 2 3 4 5 6