Hiç gitmiyor neden dağlar hep orda

Hiç gitmiyor, neden dağlar hep orda
Sanma gönülden bir ağa sürgünüm.
Sanki yanar özüm azgın bir korda
Kaf’tan uzak bir zor dağa sürgünüm.

Ne şafağı vardır ömrün ne günü
Ayrılık var belki, hasret tek ünü.
Burda sevdam arıyorum hep dünü
Bir kader bu, viran bağa sürgünüm.

Kahır eker, bin bir çile biçerim
Sorma gülüm ben ne yer ne içerim?
Hasretim var, çürür her dem içerim.
Say bir yanı tutmaz sağa sürgünüm.

Nice gurbet, nice çölde sürünen
Yol mu kaldı söyle aşka yürünen.
Ah sevgili! Bin bir hale bürünen
Aşkı bilmez viran çağa sürgünüm.

Hiç gitmiyor gülüm dağlar hep orda
Sanma gönülden bir ağa sürgünüm.
Sanki yanar özüm azgın bir korda
Kaf’tan uzak bir zor dağa sürgünüm.

Hamit Hayal / Gönen / 01.01.2017

Bir olmaza hayal kurup, gidersin

Bir gün sende terk edersin bu anı
Yüreğine hüzün sarıp, gidersin.
Hakikate döndürmeden rüyanı
Nice Kafdağı’nı yarıp, gidersin.

Senin için susar dili çarkların
Artık bir manası kalmaz farkların.
Dolar bir gün gözündeki arkların
Ayrılığı aşkla karıp, gidersin.

Mühür vardır kapıların zilinde
Yurdun çöker, viran olur ilinde.
Bir ayrılık türküsüyle dilinde
Ömrün son katına varıp, gidersin.

Meçhulün ötesi, bir başka nevde
Belki bilmiyorsun, ağlarmış devde.
Lisanın mabedi gönülden evde
Gülleri dalında kırıp, gidersin.

Buruktur bilirim hüzünün tadı
“Ayrılık”; Diyorlar onun da adı.
Dostu terk edersin, silersin yadı
Sanki bir kurşunla vurup, gidersin.

Mesut ve bahtiyar her ibret alan
Gafildir sonsuzluk düşüne dalan.
Sevmek yalan, sevda yalan, aşk yalan
Bir olmaza hayal kurup, gidersin.

Hamit Hayal / Gönen / 26.12.2016

Bu dünya değirmen, şu zaman elek

Bunca yıl var gözlerimden akışın
Gözün ırmağında bir yaşa döndüm.
Aklımdan çıkmıyor beni yakışın
Sonunu yaşarken hep başa döndüm.

İstedim ömrümce kuşat beni sar
Varlığım armağan, ruhumda ısrar.
Sevgilim sürse de bin yıl bu esrar
Yenildim, yeniden savaşa döndüm.

Yaşandı oyunum, indi son perde
Rüzgâr fısıldamaz efsun bu yerde.
İlk aşk, ilk heyecan, ilk hüzün nerde
İlhamım tükendi, bir taşa döndüm.

Gönlünün ucunda eğilmez dağlar,
İçimde çözülmez, kördüğüm bağlar;
Sevdamın son demi, hazan bu çağlar,
Sanki bir ummanda sarhoşa döndüm.

Bu dünya değirmen, şu zaman elek,
Düşmedi yakamdan kudretin felek.
Şimdi düşlerimde bir süslü melek,
Çevrende pervane hep boşa döndüm.

Hamit Hayal / Gönen / 25.03.2007

Giy aşkını gönül, zırhını kuşan

Aziz vatanımın her bir taşına
Rengin kaderimden engin öz verdim.
Türklüğü koydum da sözün başına,
Şimdi perde inmiş bir çift göz verdim.

Gelinlik çağında kızımın vakti
İmanla yapmışız bir gönül akti.
Şu vatan uğruna ömürden nakti
Nesilden nesile yüz bin kez verdim.

Sonsuzluk demine artık ulaşan
Şahadet ehline yetmez mi bu şan.
Giy aşkını gönül, zırhını kuşan
Toprağa önce kış, sonra yaz verdim.

Gazam baki kalsın, saklı hazarım
Destanlar mı gerek, yine yazarım.
Şimdi bir gerçeğe değdi nazarım
Bu aşka şımarsın diye yüz verdim.

Dağı, taşı, gülü hep başka bu yer
Konudur sevdaya, her aşka bu yer
Son sevgili dedim, buldum da değer
Ruhlar tutuştursun diye köz verdim.

Alnımdaki yazı, kaderden hüküm
Vatana sevdamdır en ağır yüküm.
Ömrümü armağan etmeye Türk’üm
Namusum, şerefim diye söz verdim.

Hamit Hayal / Gönen / 13.12.2016

Nereye gittin?

Sevdanın yaşanan asli yurdunda
Sen beni bırakıp, nereye gittin?
Perde inmiş gözlerimde nurdun da
Yıldızlarla akıp, nereye gittin?

Kerem’de Aslı’yı böyle arardı
Kalbim elem duydu, benzim sarardı.
Ferhat olsa şimdi dağlar yarardı
Beni böyle yakıp, nereye gittin?

El ve avucumda bir hiçte kalan
Anladım ki gerçek denen şey yalan.
Aşk ve ümidimi  elimden alan
Sen dünyamı yıkıp, nereye gittin?

Ne şöhretim vardı, ne bir ünüm de
Mutluydum severken en zor günümde.
Artık bir virane, yıkık gönlümde
Yaşamaktan bıkıp, nereye gittin?

Hamit Hayal / Gönen / 04.12.2016

1 35 36 37 38 39 172