Ağlatır mı ömre dolunca gerçek

Gönül dene yeri, yüce zatına
Vermekle hiç mutlu olan var mıdır?
Yıllarca uğraşıp, aşkın katına
Ermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Tufandır güncesi, fırtınası sert.
Kimi bir kahpedir belki kimi mert.
Çilenin böylesi, dert üstüne dert
Dermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Akar gider yıllar bir kara yasta
Bir türlü anmıyor, düşünce hasta.
İnsanın ömründe hiç yer yok rasta
Yermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Ağlatır mı ömre dolunca gerçek
Belki bir kurşunun yolunca gerçek.
Hayal sandığımız olunca gerçek
Görmekle hiç mutlu olan var mıdır?

Elleri tutmuyor, kalkmıyor kolu,
Neden bu âlemde hep mecnun dolu?
Kaderin hükmüne giden her yolu
Sermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Hamit Hayal / Gönen / 21.1.02016

Nasıl göz dolmasın, düşünce yâda

Düşün bir kez ahvalimi ne halde
Her kalb-i vefasız taş oldu gitti.
Lügat yetmez, izah etmez mealde
Sevdan gözlerimden yaş oldu gitti.

Gelip geçen senelerde izini
Bulmam gerek çözmek için gizini.
Kimi benim gibi dövdü dizini
Kimi senin gibi düş oldu gitti.

Hala bir ümidim var ve ilerde
Nerdeyim, bilen yok gurbet illerde.
Mahzun gönül Haktan bağış dilerde.
Sanki bir günahta baş oldu gitti.

Şimdi yüreğimde bir zor üşüme
Sanki bir hançerdi, saplı döşüme.
Artık neden girmez, bilmem düşüme
Mevsimsiz kar yağdı, kış oldu gitti.

Elim kolum bağlı, sevda olunca
Akar gider seller, gözüm dolunca.
Anladım, gündüzüm gece olunca
Bir kader hükmüymüş, faş oldu gitti.

Hayal bir perişan, bitti rüyada
Bir vefa kalmadı bu boş dünyada.
Nasıl göz dolmasın, düşünce yada
Kanadı kırık bir kuş oldu gitti.

Hamit Hayal / Gönen / 18.10.2016

Aşkın alevinde yan ki

Hasret yaşları gözünden
Aktığında anla beni.
Bir gün de aşka özünden
Baktığında anla beni.

Sen o ilk gördüğüm anki
Güzelden güzelsin sanki.
Aşkın alevinde yan ki
Yaktığında anla beni.

Hasret çağlar üstü, bengi
Hicranın koyudur rengi.
Ayrılık ölümün dengi
Yıktığında anla beni.

İnsan sevince zalimi
Bir ömür sürer talimi.
Bilmesen de şu halimi
Bıktığında anla beni.

Aşkın gülü. Ey güzel kız
Yaşamak zor böyle yalnız.
Yüce gökten bir hoş yıldız
Çaktığında anla beni.

Hamit HAYAL / Gönen / 13.10.2016

Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?

Hasretler sığdırdım ben bunca yıla
Saçlarım ağardı, kar Anadolu’m.
Gurbet çilem olmuş, kahrımdır sıla
Yolumu beklerken yar Anadolu’m.

Hayali bile hoş, an ardınca kan
Coşkun sel misali didemden akan.
Sanki alev düşmüş özümü yakan
Hasret yüreğimde nar Anadolu’m.

Yanılır kim derse fikrimiz köksüz
Çok şükür Allah’a koymadı göksüz.
Belki biraz yoksul, ben gibi öksüz
Nice köyler, nice şar Anadolu’m.

Yakan göz misali kalbime tesir
Uzak arzulardan ne kaldı esir?
Sanat böyle bir şey, içli bir nesir
Halayı, horonu, bar Anadolu’m.

Dünden gelip, aşkla yarına koşan
Bahtında bir yıldız tarihten o şan.
Sevdanla şad olup, feryatla coşan
Bedenim ruhuma dar Anadolu’m.

Şimdi zaman belli, bir yol başında
Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?
İbretin son hükmü mezar taşında
Başat tutkularım var Anadolu’m.

Hamit Hayal / Gönen / 11.10.2016

Yine gönlüm bugün ismini andı

Ben seni var ettim manada hiçten
Vefasız ve zalim bir el gibisin.
Sevmek bu mu sence, yakmak mı içten
Ulu, sonsuz, kurak bir çöl gibisin.

Kalbimde bir kurşun, bağrımda oksun
Ümidimden azsın, hüznümden çoksun.
Sen zaten böylesin, hem var hem yoksun
Savurup götüren bir yel gibisin.

Sonunda ayrılık, ne acı bilmek
Yine de içimden gelmiyor silmek.
Ölüm fermanımsın, boynumda ilmek
Gönlümü titreten bir tel gibisin.

Yine gönlüm bugün ismini andı
Dedim ki; “Bir hayal ya da bir zandı.”
Nice kalp ağladı, nice iç yandı
Aşkın her deminde bir sel gibisin.

Anla hicranımı, ruhuma erde
Aradan çekilsin esrardan perde.
Hep kalkmak isterken düştüğüm yerde
Elimde kırılmış bir dal gibisin.

Hamit Hayal /Gönen / 25.09.2016

1 37 38 39 40 41 172