Nerede?

Anladım düşermiş eğilmez başlar
Bu dünyaya sığmaz canlar nerede?
Söyleyin duvarlar, söyleyin taşlar,
Peygamber muhibbi hanlar nerede?

Şimdi bakıyorum viran saraya,
Bir çare var mı bu eski yaraya?
Ne zamanlar girmiş dünle araya.
Asırlar, seneler, anlar nerede?

Yurdunu bırakıp göçeden atlar,
Düzen bırakmadı, bozuldu tatlar.
Aksakallı, pir-i fani son zatlar,
Kaldı mı derdi mi anlar, nerede?

Yurdu için ölen kalpte mah imiş,
Koçyiğidin her biri bir şah imiş.
İnsan murad etse kader bah imiş,
Destanlarda yazan sanlar nerede?

Alnımın ateşi ne zaman söner?
Kim diyorsa göçen geriye döner.
Kalbim tefekkür et, ey dilim öner,
Şafak mı gecikti, tanlar nerede?

Zamanın abide, anıt ve büstü,
Ecdadın zaferi bir eski süstü;
Perdeler indi bu son akşamüstü,
Dilden dile düşen şanlar nerede?

        Hamit Hayal / Gönen / 24.04.2012

Çok istiyorum

Benim bu garip halimi
Bilmeni çok istiyorum.
Bir ırmaktan öte yaşım,
Silmeni çok istiyorum.

Tut elimden ve itmeden,
Bir daha mı hiç gitmeden.
İçimde ki yaz bitmeden,
Gelmeni çok istiyorum.

Yağmurla, yelle yarışıp,
Gitme ellere karışıp.
Artık benimle barışıp,
Gülmeni çok istiyorum.

Düşüm, hayalim, anımda,
Sevdan alevdir kanımda.
Gitmeyip sonsuz yanımda,
Kalmanı çok istiyorum.

Bilmiyorum hal delimi,
Ayrılık büker belimi.
Sana uzattım elimi,
Almanı çok istiyorum.

        Hamit Hayal / Gönen / 22.04.2012

Dedin…

Bir gizli emelle özünü yordum,
“Nicedir inliyor bende iç” dedin.
Ben içten dilekle derdini sordum,
Uzaklara dalıp bana “hiç” dedin.

Hangi ömür vardır olmasın talan,
Artık gözlerine var mı bir dalan.
“Bu sevda bir heves, bu aşk bir yalan,
Ben ektim günahı, sende biç” dedin.

Ruhumsa inlesin sızlayan tende,
Yeter ki gönlümde hep varsın den de.
İstersen gururum kalmasın, yende,
“Tükendi, kalmadı bende güç” dedin.

Hani hep sorardım gözün elamı,
Sonunda tutuldum, buldum belamı.
Sense artık benden kesip selamı,
“Kaderime doğru gider göç” dedin.

Senin için zor dağları yararken,
Ne kudretin vardı beni sararken.
Yinede ben sende seni ararken,
“Bir ümit kalmadı bende geç” dedin.

Hamit Hayal / Gönen / 15.02.2012

Gül bana

Dikenler içinde kızıl güllere
Çattığımı kim bilecek sevdiğim.
Yüreğimi ateş ateş küllere
Kattığımı kim bilecek sevdiğim.

Buradayım fırsat varken gül bana,
Senin için göz ağlarken gül bana.
Nice ümit ben bağlarken gül ban,
Gittiğimi kim bilecek sevdiğim.

Sevdan ile yüreğimden taşkınım
Ben ki senin bin bir yıllık aşkınım.
Bir gün daha çekti gitti şaşkınım
Bittiğimi kim bilecek sevdiğim.

Bir başka âlem bu, bir başka zemin
Hep olmak isterdim aşkından emin.
Bir daha dönmemek üzere yemin
Ettiğimi kim bilecek sevdiğim.

Bu aşkın sonuna düştü karanlık
Gözümün önünde çöktü bir hanlık.
Gördüm ki dünya da her şey bir anlık
Yittiğimi kim bilecek sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 08.10.2011

Anılar

Nereye daldıysa gözümün ucu,
Gördüm ki yaşanmış oyun anılar.
Hayatın aslına olsaydı rücu,
Derdim ki yerine koyun anılar.

Sonsuza binilmiş kanatlı atlar,
Üst üste yaşanmış, iç içe katlar.
Nasıl unutulur maziden tatlar,
Beni gözyaşımla yuyun anılar.

Ümitler tükenir, tutkular siner,
Bulutlar çekilir, fırtına diner;
Her oyun sonunda bir perde iner,
Bükmek zamanıdır boyun anılar.

Kimi sevdimse ben şimdi bir isim,
Kimi solmuş kimi renkli bir resim.
Sığındığım liman, eski adresim,
Beynimi derinden oyun anılar.

Sevginin kucağı, aşkın dizinde,
Günahım, sevabım saklı gizinde.
Geri dönsem yaşanmışın izinde,
Sessiz çığlığım var duyun anılar.

Hamit Hayal / Gönen / 06.08.2011

1 139 140 141 142 143 144