Gözyaşların diyorsa aşkımıza elveda

Sana olan sevgimi itiraf etmeliyim,
Yıllar geldi geçiyor, bilmenin zamanıdır;
Ruhum, bedenim ile sana ben yetmeliyim,
Ne varsa düne ait, silmenin zamanıdır.

Ayrılık dönülmez yol, açar her gün arayı,
Zaman büyütür her gün içimde ki yarayı;
Bu gidişle yıkılır, kalmaz gönül sarayı,
Sana uzanan eli almanın zamanıdır.

Sen kendi yoluna git, beni bir kenara at,
Arıyorsan dünyada aşkımızdan başka tat;
Yaralanmış gönlüme biraz hüzün, hicran kat;
Ya da benim aklımı çelmenin zamanındır.

Kader imtihan diye elmamızı dişlerdi,
Bir zamanlar sayende aşk ruhuma işlerdi;
Seni bana getiren o en güzel düşlerdi,
Arayıp bir köşede bulmanın zamanıdır.

Seni unuttuğumu düşün istemem asla,
Girilirken bu aşkın deminde son bir fasla;
Sakın çıkma karşıma yüzündeki o yasla,
Belki son bir ümitle gülmenin zamanıdır.

Sana olan aşkımı sayıyorsan başarım,
Sen önüme dağları koysan yine aşarım;
Kolay mı sanıyorsun, nasıl sensiz yaşarım,
Anla artık, insafa gelmenin zamanıdır.

Seni bana sevdiren dilinde ki bu eda,
Hazırım ben ömrümü sana etmeye feda;
Gözyaşların diyorsa aşkımıza elveda,
Gönül denen dünyada ölmenin zamanıdır.

             Hamit Hayal / Gönen / 21.05.2013

Yüreğimde acılardan bir deniz

Kader beni bağlamış ya özümden,
Bir rüyada beni benden aldın sen.
Hasretin var bir de ela gözlerin,
Beni yakan anılarda kaldın sen.

Ne sen varsın artık ne de senden iz,
Yollara ben nice yollar ekledim.
Yüreğimde acılardan bir deniz,
Her limanda son gemiyi bekledim.

Neyim eksik varlığının dışında,
Ne kapımı çalan, ne de soran var.
Yazlar geldi geçti, ömrüm kışında,
Gönül dağlarımda şimdi boran var.

Belki bu son şafak, bu son yağışlar,
Belim bükük, ağırlaştı her yüküm.
Bil ki insan düşmanını bağışlar,
Kaderinden öte var mı bir hüküm.

İstiyorum bana yeni dünya kur,
Ben köleyim, sen özümde sultan ol.
Bu gönlümü senden sonra kim okur,
Varır mıydı sana bunca uzun yol.

Ayrılığa yol çizen bir cefa bu,
Hiç ümit yok, dolup taşar arkımız.
Bulunmuyor her güzel de vefa bu,
Susar artık aşkla dönen çarkımız.

Hamit Hayal / Gönen / 20.05.2013

Saadetler diliyorum

Ben elveda derken aşka,
Saadetler diliyorum.
Sana tattığından başka,
Saadetler diliyorum.

Bu ayrılık neden, niçin,
Yaktın beni için için.
Yüce haktan senin için,
Saadetler diliyorum.

Ayağın değmesin taşa,
Gözün bulanmasın yaşa.
Ben ömrünce baştanbaşa,
Saadetler diliyorum.

Gönlü derin, özü ince,
Kederin dönsün sevince.
Sana ben kalbimden nice,
Saadetler diliyorum.

Leyli saçlarının rengi,
Var mı gözlerinin dengi?
Sana yaratandan bengi,
Saadetler diliyorum.

Hamit Hayal / Gönen / 20.05.2013

Yüreğimden vurgun yedim günahsız

Esrara büründü kader yıldızım,
Bu bende ihtiyar bedenim kaldı;
Çözüldü sırrınca gönül yaldızım,
Ne sevinç ne yaşam nedenim kaldı.

Yüreğimi bir tek sendin okuyan,
Viran oldu, çöktü ümit dağlarım;
Ayrılıktan benim hasret dokuyan,
Kalmadı, çözüldü gönül bağlarım.

Kemirir içimi bir densiz sızı,
Zor olacak yokluğuna alışmak;
Bu kadar mı yakar aşk peri kızı,
Bu kadar mı zordu aşka çalışmak.

Çekin beni içinize tuzaklar,
Ecel gelsin eğeceğim boynumu;
Gönlümde bir yerde var hep uzaklar,
Son perde bu, oynadım son oynumu.

Zordur gecelerim, geçmez gün ahsız,
Yol vermeyen dağlar değil eğilmiş;
Yüreğimden vurgun yedim günahsız,
İbrahim’i yakan ateş değilmiş.

Her şey yalan, kalbim neye üzülsün,
Tarifsiz bir keder ömrün hülyası;
Var mı artık gökte yıldız süzülsün,
Kısa sürdü bende aşkın rüyası.

Ateş denizinde mumdan bir gemi,
Neden gönül köprülerin hep ince?
Ayrılığın yakar beni her demi,
Hasret kaldım bir tadımlık sevince.

Hamit Hayal / Gönen / 20.05.2013

Senin için bir ömür yanmaktır aşkın adı

Sevenin günahı ne, neden böyle yanarmış,
İçimde ki alevi artık söndür sevdiğim;
Aşk yarası derinde bir ömür hep kanarmış,
Benim kara bahtımı artık döndür sevdiğim.

Sevmezdim biliyorsun, sakınsaydım budaktan,
Benim için dünyada senden başkası yokta;
Kaderime vurduğun mühür saklı dudaktan,
Yazdığın fermanlara koy artık bir son nokta.

Muhakkak kalacaksa aşkımızdan bir nişan,
Çok zamandır ağrıyan başıma koy elini,
Cemalinden bir ömür bahtıma nur-u Zişan,
Dünya gelse değişmem saçının bir telini.

Neden zalimdir böyle aşkı ziyan edenler,
Bir hasret kalır senden, yorgunluğum vurulur;
Belki bir nişaneden hiç tanımsız nedenler,
Ne zaman bilmiyorum, bir gün kalbim durulur.

Ne zaman dalsam yine derin hüzzam gözlerin,
Senden başka kim kaldı yeryüzünde andığım;
Kalbimde her gün keder, ağlattıkça sözlerin,
Çileni hep ben çektim, aşkı için yandığım

Nice yalnız yıldızlar aşkı beklerken gökte,
Muhakkak bilir benim gibi içre dalanlar;
Sevincimi taşıyan bağlar kurudu kökte,
Benim düşman olduğum sende bir tek yalanlar.

Benden sonrası benim için bekler arafta,
Artık tutma elimden, yere insin gözlerin;
Bir ömür geçse yine, gönlüm senden tarafta,
Yağmur mevsimi geçti, artık dinsin gözlerin.

İstersen hicranıma yeni hicranlar ekle,
Tükenmiş bir sevdadan şarkılar çalsın sazlar;
Bir veda için beni bulduğun yerde bekle,
Bir daha olmayacak ömrümüzde bu yazlar.

Biliyorum, gönlünde artık aşılmaz dağlar,
Var mı bir geleceğin, artık umutlumusun?
Nasıl çözüldü bilmem bunca kördüğüm bağlar,
Hep ayrılık diyordun, sevgilim mutlumusun?

Pişmanlığım olmadı, senin için dil ahsız,
Ne olur senden sonra bilmem ki aşkın tadı?
Sen ki benim gözümde öyle masum, günahsız,
Senin için bir ömür yanmaktır aşkın adı.

                Hamit Hayal / Gönen / 19.05.2013

1 211 212 213 214 215 245