Özledim

Alem düşerken sensiz, inlerken yerde beşer,
Mazlumun imdadına erişini özledim.
Ey aklım kudretim ol, ey iman bende yeşer,
Ümidi nice kula verişini özledim.

Biz ayrılan yolların solunda, sağındayız,
Yine Bedri aratan zor Uhut dağındayız.
Ey efendim yine biz şirk ve put çağındayız,
Putları yıkıp yere serişini özledim.

Senden başka her şaha, padişaha, hana ret,
Çilesiz bülbüllere, gülşen’de nihana ret.
Alemler efendisi sensiz bir cihana ret,
İtaat eden bir ümmet derişini özledim.

Kainat zikrederken yüce Rabbi an be an,
Unutulmuş hakikat, ehl-i dilde yok beyan.
Efendim siz bir zaman Kisra’ya mektup yazan,
Yanmış gönülde yara sarışını özledim.

Benim sonsuz mürşidim, her müşkülüme arif,
Lütfen düşüme girin, doğruyu edin tarif,
Siz ne muhteşem resul, sanatkâr, ince, zarif,
Nice farklı milletten karışını özledim.

Efendim bu ayrılık, bu hasret beni yerde,
Nolur ölüm bulmasın nurun olmayan yerde.
Bir imdat eyle bize, yalnız bir ümit ver de,
Mekke’den Medine’ye varışını özledim.

Efendim bir rüyamda szi gördüm, yüzünle,
Gam mı, keder mi desem, belki biraz hüzünle.
Beni bahtiyar kılan, insan olan özünle,
İslam’ın sonsuz tadı barışını özledim.

             Hamit Hayal / Gönen / 28.06.2011

Yalnızsın diyor

Nice zaman var ki, bu sessiz gece,
Yalnızlıklar tattım ‘yalnızsın` diyor.
Sanki gözlerinde derin bilmece,
Ne ümitler kattın `yalnızsın` diyor.

Gölgeler uzayıp, vakit erince,
Yeniden başlıyor gece, derince.
İnsan bu, bir güle gönül verince,
Bir belaya çattın `yalnızsın` diyor.

O sancı benzersiz, eşsiz, yalınca,
Saplanan bir mızrak kalbe dalınca.
Nihayet kurduğun saat çalınca,
Uzağa fırlattın `yalnızsın` diyor.

Belki de bu böyle bir ömür senle,
Sadece bir sual `hangi nedenle?
Kabına sığmaz ruh, köhne bedenle,
Ne elemler tattın `yalnızsın` diyor.

Ne varsa alem de sevmek adına,
Varamadın bir sevdanın tadına.
Yıllar sonra bile düşse yadına,
Hep içime attın `yalnızsın ` diyor.

Hamit Hayal / Gönen / 24.06.2011

Oğulcuğum

Bir nişane kalsın senden ak diye,
Yolun hakikate ersin inşallah.
Rabbi zikret, son kelamın Hak diye,
Ne muradın varsa versin inşallah.

Dünyayı büyütme bunca gözünde,
Aşkı dirilt, sevgi olsun sözünde.
Yüce Peygamberin aşkı özünde,
Son deminde “Allah” dersin inşallah.

Yolun sonu belli olur başında,
Hak olmalı bir ömrün her yaşında.
“Mağrur” yazmamalı mezar taşında,
Hak gözetsin, seni görsün inşallah.

Önümüzde uzun yollar var derken,
Ölüm gelir, ne gecikir ne erken.
Dilerim ki Rabbe kulluk ederken,
Ocağın şen, neslin sürsün inşallah.

Ümit veren bir imanla dol da sen,
Rabbimizi zikreden kul ol da sen.
Oğulcuğum hak denilen yolda sen,
Duan yüce kata varsın inşallah.

Hamit Hayal / Gönen / 24.06.2011

Güzün var senin şehir

Belki zaman yenecek, açacak ya aramı
Hatıramdan silinmez yüzün var senin şehir.
Kadim zamandan beri onulmaz bir yaramı,
Neden sokaklarında hüzün var senin şehir?

Ey Gönen, ey sevgili, nice gönlümdeki yar,
Kader rüzgârlarımın savurduğu son diyar;
Kudretten mi düştün, belki gönlün ihtiyar,
Yaşamaya verilmiş sözün var senin şehir.

Bir kader mührü sanki zamanlara adınca,
Bildiğim hep aydınlık şafakların tadınca;
Gurbetim olan şehir ansam da hep yâdınca,
Sırlar alemi denen özün var senin şehir.

Yağmurlarla ıslanmış, rahmetinle sözde yaş,
Belki de kaderin bu, ta derinde, özde yaş;
Neden Gönen denince saçımda kar, gözde yaş,
Yüreğinde bir ateş, közün var senin şehir.

İçten içe yanmada, savrulmadayken küller,
Aydan simalar gördüm kuşanmış rengin tüller;
Bütün ihtişamıyla belki açacak güller,
Oysaki yaşanacak güzün var senin şehir.

Ağlayan gözlerimden hayat buldukça yaşta,
Bütün faniler göçer, Gönen kalır en başta;
Bir gün yazarlar seni adın bir bengi taşta,
Kaderden bir kitapta cüzün var senin şehir.

                  Hamit Hayal/Gönen/ 06.09.2009

Ey gümüş şehir

Hayale daldığım bu gümüş şehrin,
Kudret ikliminde kanmaya geldim.
Adı Harşit olan sonsuz şah nehrin,
Ruhumda izi var anmaya geldim.

Ey şehir gördüm ki sarmış da dağlar,
İrem bahçesinde gül açmış bağlar.
Ayrılık yıl değil, sürse de çağlar,
Hayali hakikat sanmaya geldim.

Yıllar yılı yaktın beni narınca.
Anladım boş değil sevdan varınca.
Çok uzun yolda ben topal karınca,
Bahtiyar kalbimi sunmaya geldim.

Gönül dolu sevgilerle aktım ben,
Yükselen bir kudret ile yaktım ben.
Dönüp te arkama her gün baktım ben,
Hasretten arınıp, yunmaya geldim.

İnleyen bir nağme titreyen telde,
Bu gümüş şehirden hasret var elde,
Gurbette savruldum, kavruldum yelde,
Ah çekip derinden yanmaya geldim.

Hamit Hayal / Gönen / 27.02.2011

1 172 173 174 175 176 178