Erilmez bir hüküm yoran sanmıştım

Adın kaç heceli, göz rengin nedir,
Bir dinmez fırtına, boran sanmıştım.
Kaderin çözülmez sırrında saklı,
Erilmez bir hüküm yoran sanmıştım.

Bir alın yazısı karala artık,
Ne inlet, ne beni yarala artık.
Gönül kapımı çal, arala artık,
Gönülden gönüle soran sanmıştım.

Bu hayat çekilmez, döndü harama,
Bir çare sunmadın hâlâ yarama.
Yoları koyup ta senle arama,
Beni ta kalbimden vuran sanmıştım.

Saçlarını verip hasretten yele,
Dokunma gönlümde inleyen tele.
Zaten kapılmışım bir azgın sele,
Geçip de karşımda duran sanmıştım.

Andıkça içimde alev azardı,
Ya bahtın dönmüştü, ya bir nazardı.
Gözlerin bir zaman ferman yazardı,
Hasret tuzağını kuran sanmıştım.

Hamit Hayal / Gönen / 21.05.2013

Anlarsın yerini gözümden düşte

İstersen yangın ol, kalbimde sönme,
Hasretin hicranla karıldı artık;
Çekil, git istersen, bir daha dönme,
Kalp denen şey bende kırıldı artık.

Bir hüzzam şarkıda duygu olur ney,
Art arda tükenir kadehlerde mey;
Zor gelecek belki ilk anda her şey,
Dört yanım hasretle sarıldı artık.

Bilirsin, hasretin hep acı tadı,
Kalpte bir hüzündür gidenin yâdı;
Çok sevmek yanmanın bir başka adı,
Kalbim sana küstü, darıldı artık.

Neden hâlâ varsın, bilmem ki düşte,
Anlarsın yerini gözümden düşte;
Bunca gözyaşında ve her gülüşte,
Hasret menziline varıldı artık.

Hamit Hayal / Gönen / 21.01.2013

Kim yaktı içimde bir sor ateşi

Bir yıldız kayması sanki gecemde,
Gurbetten gurbete yollar ayrılık;
Ne bir gün yüzüme kapanan kapı,
Ne araya giren yollar ayrılık.

Ayrılık yakıyor bir kor ateşi,
Yüreğim çekmiyor bu zor ateşi;
Kim yaktı içimde bir sor ateşi,
Neden çekmededir kullar ayrılık?

Dilimin ucunda, sözün başında,
Ben seni tanırken yirmi yaşında;
Şimdi bir ismin var mezar taşında;
Her gün bir pusuyu kollar ayrılık.

Özünden başka bir özüm kalmadı,
Sensiz bu dünyada gözüm kalmadı;
Artık söylenecek sözüm kalmadı,
Bırakmaz giyeyim allar ayrılık.

 Hamit Hayal / Gönen / 26.05.2013

Neden bu ayrılık, neden sevgili?

Yaşanan bir ömür ayrılık çağı,
Bir daha dönmeyip, giden sevgili.
Gönlünün kalmadı gönlümle bağı,
Şimdi yaş dolmuştur diden sevgili.

İstersen sen beni gönlünde ara,
Bir türlü onmuyor, bir eski yara.
Belki de kaderden, bahtımız kara,
Artık taşımıyor beden sevgili.

Sen benim özümde erilmez, âli,
Nasıl unuturum o mümtaz hali;
Dünyada var mıdır başka misali,
Hasretinden mahzun eden sevgili;

Gözlerim çilerken inceden ince,
Esir oldum bir gün seni sevince;
Ayrılık yenilmez, hasret derince,
Neden bu ayrılık, neden sevgili?

Hamit Hayal / Gönen / 10.01.2013

Kaderime gölgen düştü sevdiğim

Sevda yollarında sensiz yürüdüm,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.
Veremim ben, için için çürüdüm,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Sanma ki hasretin alevi söndü,
Yollarım yeniden hep başa döndü.
Yönüm en başında bir çıkmaz yöndü,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Hasretin alevi, ateş mi, neydi,
Gönlüme tarifsiz sitemin değdi.
Yenildim, yüreğim başını eğdi,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Arındır bir el ver alnımdan kiri,
Direncim tükendi, hasretim diri.
Ben bu sokaklarda hep yalnız biri,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Tattırdın, aşkının sillesi ağır,
Gözlerin kör gibi, vicdanın sağır.
Aç gönül kapını, bir el et, çağır,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Ela gözlerinde var bunca hüzün,
Bir kırık aynada cemalden yüzün.
Tükendi bir ömür, son demi güzün,
Kaderime gölgen düştü sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 12.01.2013

1 142 143 144 145 146 178